THY - İmaj

Mercek altındaki Süper Lig!..

22 Kasım 2017 Çarşamba

Ligin on ikinci haftası geride kaldı. Her hafta olduğu gibi oynanan maçların ayrıntısı, geleceğe de ‘ışık’ tutmakta. Galatasaray, Medipol Başakşehir’e farklı yenilirken, Trabzonspor,  Osmanlıspor karşısında maçın uzatma dakikalarında sonuca gitmesi ‘rastlantı değil. Biz değil ‘istatistikler’ öyle diyor. Bırakın Başakşehir maçını, Tudor yönetimindeki Galatasaray’ın ligin dört büyüklerine karşı galibiyeti yok. Şimdi ‘Şampiyonluğun en güçlü adayı Galatasaray mı? Veya ‘Igor Tudor bu takımla sezon sonuna kadar devam eder mi?’ diyeceğiz. Mümkün değil. Beşiktaş-Akhisar maçında sadece eksik olan goldü. Pozisyon deseniz pozisyon, heyecan deseniz heyecan. Şampiyonlar Ligindeki Porto maçının provası niteliğindeydi. Futbolun bu heyecan ve neticesini, dün akşam fazlasıyla yaşadık sanırım. Fenerbahçe’de Aykut Kocaman artık futbolun ‘gerekliliğine’ dönmesi lazım. O gereklik de sahadaki mücadele ve buna bağlı olarak alacağı iyi neticeler olmalı. Trabzonspor’a gelince! Karadeniz ekibi gol attığı kadar, kalesinde gol görür. Bırakıp giden, dahası geride ‘miras’ bırakan Ersun Yanal’ın  oyun tarzı. Rıza Çalımbay, kendi oyun tarzını yerleştirme ve takıma oynatacağı oyun tarzıyla sevenlerine güven vermesi gerekiyor. Bu toparlanma da ligin ilk devresini bulur...

BAŞAKŞEHİR KİMİN İÇİN OYNUYOR(!)

İstanbul’un ‘ayrıcalıklı’ takımı Medipol Başakşehir’in ligin dört büyüklerine karşı galibiyet serisi sürüyor. Bu demek oluyor ki, hafta sonu oynanan maç doksan dakika değil, klasik deyimle sabaha kadar sürseydi, netice değişmezdi! Bahsi geçen konu iddia değil. Medipol Başakşehir, Süper Lig ve Ziraat Türkiye Kupası dahil, Fenerbahe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor ile oynadığı son 18 maçta yalnızca 1 yenilgi almış. Şimdi böyle bir takım neden Şampiyon olmasın ki! Bu tablo neyin göstergesi; ‘Başakşehir istese bu ligde Şampiyon olur.’ Dört büyüklerin korkulu rüyası takımın başarılı teknik adamı Abdullah Avcı ne diyor; ‘Güzel hikâyeyi zenginliğe çalışıyoruz...’ Başarı ‘hikâye’ olarak da kalır. Daha fazla da ileri gitmez. Öyle olmasaydı, Avrupa’da bu denli başarısız olur muydu bu takım!...

GENÇLERBİRLİĞİ’NDE 

TEKNİK ADAM BİLMECESİ 

Gençlerbirliği’nde Mesut Bakkal gitti, yerine Ümit Özat geldi. Başkent ekibinde teknik direktör konusunda yaşananların tek önemli yanı, tercihin yerli çalıştırıcıdan yana kullanılması. Gerisi oldukça düşündürücü. Ligin üçüncü haftasında görevine son verilen Ümit Özat’ın, çok değil dokuz hafta sonra tekrar geri/göreve çağrılıyor. Başarılı ise neden gönderdiniz, başarısız ise neden geriye çağırdınız? Ülkede başka ‘teknik adam kalmadı da bizim haberimiz yok!’ türünden garip bir durum. Bu transfer politikası, mevcut başkanın rahmetli babası İlhan Cavcav’ın ‘teknik direktör’ politikasını (37 yılda 42 farklı teknik adam) hatırlattı. Peki, ‘sonuç ne olur?’ derseniz, efsane başkanın oğluna ‘miras’ bıraktığı Gençlerini ‘İyi günler beklemiyor!’ dersek yeridir...

EFSANELERİ ‘DUALARLA’ UĞURLAMAK...

İsmet Iraz, hemen ardından Naim Süleymanoğlu. Misafir oldukları şu dünya âleminden ‘spor’ tarihine iz bırakarak göçüp gittiler. Gittikleri yer, inanan biz Müslümanlar için ‘ebedi’ bir hayat. ‘Her nefis ölümü tadacaktır’ (Ankebut-57) ayetine nail oldular. Mal, mülk, derece, para hepsi yalan, gerçek/sahih olan, işledikleri ve beraberinde götürdükleri ‘salih’ amelin karşılığı. Efsane sporcular geride Olimpiyat, Dünya, Avrupa Şampiyonlukları bıraktılar. Her birinin hayatı kitaplara, filmlere, belgesellere sığdırılamayacak kadar anlamlı, geçmişin bir yansıması olarak geleceğe aktarılacak ‘ders’ niteliğinde. Kısacası her aşaması ‘efsane’ yüklü. Aktif spor hayatlarında ülkemizi övgüyle temsil ettiler. Bağımsızlığın simgesi ay-yıldızlı bayrağımızı gururla taşıyıp, uluslararası spor platformunda istikbal ve istikrarımızın temsili istiklal marşımızı tüm dünyaya dinletme başarısı gösterdiler. Şimdi onlar, ebedi hayatta ve bu dünyada yaşadıkları/yaptıkları amelleri ile baş başalar ve bizlerden alkış değil (Bazı Fenerbahçe ‘tribün’ seyircisinin yaptığı gibi), dua bekliyorlar. Allah (cc) ruhlarını şâd, mekânlarını cennet eylesin. Rabbim bizlere de ölümlerden ders çıkarmayı nasip etsin inşallah... 

 

YORUM YAZ