Galatasaray’ın ‘Tudor’luğu buraya kadar!

20 Aralık 2017 Çarşamba

Türkiye’nin en köklü Kulübü Galatasaray resmen ‘tuş’ oldu. Nakavtın mimarları kim; Başkan ve Yönetimi, sürece katkısı büyük teknik direktörleri. Kötü yönetimden kaynaklanan kaostan geriye, ‘Olağanüstü Genel Kurul’ kararı kaldı. Kurul’unda sürece ‘değişiklik’ kazandırmayacağı her halinden belli. Mayıs ayında Olağan Genel Kurul var iken, ‘Seçimin’ erkene çekilmesi, Dursun Özbek ve yönetimine yeni bir süreç mi kazandırdı sorusunun cevabı, ‘evet’ten başka bir manaya gelmiyor. Bu da bize gösteriyor ki, camiada kulüp menfaatine değil de, çarkın yönetim/idareci çıkarları için işletilmesi söz konusu! Kulübün eski başkan adayı Prof. Dr. Ahmet Özdoğan’ın ‘…Bunun adı baskın seçimdir’ sözleri de bu ‘yaklaşımı’ adeta onaylıyor…

FİLOZOF OLMAYA GEREK YOK!..

Sağduyulu olunduğunda, baş dönmesi ve sendeleyip düşmenin önüne geçilebilir. Bunun için ‘kurnazca’ değil de, sağlam kafayla düşünmek gerek. ‘Perşembe’nin gelişi, Çarşamba gününden belli olur’ sözünün muhatabına yerden/göğe kadar hak veriliyorsa, bugün Galatasaray’ın yaşadıklarını abartmamak gerek. ‘Galatasaray’ı Tudor bitirir (mi?)’ sorusunu sorduğumuzda, takvim yaprakları 29 Kasım 2017’i gösteriyordu. Veya 22 Kasım 2017 tarihinde yönelttiğimiz ‘Igor Tudor bu takımla sezon sonuna kadar devam eder mi?’ sorusuna “Mümkün değil” şeklinde, cevabını yine biz vermişiz…

‘DÜN DÜNDÜR, BUGÜN BUGÜNDÜR’ (MÜ?)

Değil! Dün ile bugünün arasındaki hesap iyi yapılmadığı takdirde, masatın kasabın elinde kalması, nükteli sözünü hatırlatmaktan kendimizi alamıyoruz. Çok değil bundan iki hafta önce kulübün en üst sorumlusu olan Özbek’in ‘‘Lig uzun bir maraton. Münferit sonuçlar üzerinden antrenörün değerlendirmesi, Galatasaray’a zarar veriyor. Ne yönetim kurulu, ne de başkanın hiç kafasından geçmeyen bir konu bu’ diyor(sa!). Çok geçmeden teknik direktörü gönderip, kendisi için erken seçim zemini oluşturuluyor ise, sadece Galatasaray değil Türk sporu için maddi ve manevi konuda büyük kayıp olarak gözükmekte. ‘Bu hususta ne yapılabilir?’ sorusunu araştırma yapma ve cevabını bulma, Türk sporunun en üst basamağında görev yüklenmiş kişilerin görevi. ‘Kulüpler Birliği Yasası…’ idari ve mali yönden kulüplerin kurtuluş zemini oluşturmasının yolu adeta anayasası. Yıllarca hayata geçirilmeyi bekleyen yasa, muhatapları olan bakan, genel müdür ve başkanlar gibi icra makamlarının atacakları kararlı adımları beklemekte…

TUDOR, TUDORLUĞUNU GÖSTERDİ (DE!)

‘Juventus’un unutulmaz isimlerinden 38 yaşındaki teknik adam Igor Tudor, Karabük’e geliyor’ sözleri, gazetelerin manşetlerini süslüyordu. Karabük’ten anlık ayrılış kararı ise, ayrı bir eleştiri/yazı dizisi olacak türden. Şimdi gelinen nokta Tudor, Galatasaray’ı seçim sürecinin hızlandırıp, 1,5 yıllık sözleşmesinin sonunu getirmeden (tazminatını almadan gitmesi mümkün değil…) hedefine ulaşmış oldu. Bu sürece çanak tutan Tudor ‘isminin/kelimesinin’ sözlükte ne manaya geldiğini, doğrusu merak edip internet arama motorlarına baktığımda, İngiliz hanedanı, krala ait, krala yakışır manaları karşılık geliyor. Öyle ise Hırvat teknik adam, ismiyle özdeşleşen davranışlarıyla Galatasaray’da ‘adeta ‘krallık’ yaptı ve gitti. Galatasaray’da, Fenerbahçe’de de, diğerlerinde de fark etmiyor. ‘Krallığının’ geride bıraktıklarından halen ‘dersler’ çıkaramıyorsak, elimizdekini de heba ederiz demek. Bugünün hebası, yarının hüsran oluşuna  zemin hazırlar. Neden? Kulüp yönetiminin ‘zafiyet’ yaşadığına, teknik direktör revizyonundan anlamak mümkün; 4,5 yılda yerli/yabancı 6 teknik direktör. Sahi, bu saatten sonra yerli veya yabancı, takımı kim yönetir? Galatasaray Kulübünün mali tablosuna (2 milyar 585 milyon) bakıldığında, yarının, dünden farksız olmayacağının garantisini verebiliriz!...

 

  • Hızlı başladı ama karaya oturduHızlı başladı ama karaya oturdu28 gün önce
    GS Şampiyon adaylığından bahsediyor ama 4 yenilgi aldı. İkinci sömestr de bir 4 yenilgi alarak gümler bu takım.