Futbolun ‘kabullenir’ tarafı var mı?

13 Eylül 2017 Çarşamba

Spor branşları içerisinde ağırlıklı olarak futbolu konu edinirken, bu çerçeve de bazı gerçekleri de konuşma zorunluluğu var. Ne gibi? Süper Lig’de dördüncü hafta da geride kaldı. Dün ne ise bu günde aynı. Peki, her hafta durum bir öncekinden ‘farksız’ değil ise, toplumumuzun sürecin bu ‘gerçeklik’ payından kazancı ne? Daha da önemlisi, ‘gerçek’ denilen ve üzerinde titizlikle durulması gereken o anlayış/düşünce/uygulama (nasıl adlandırılacaksa) olgu ne? Futbol adı altında oluşturulmak istenen ‘gaflet’ sürecine daha fazla dalmamak için, araştırmak/ incelemekte fayda var... 

FUTBOL BOŞ VERMEYE DE GELMEZ

Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor. Futbolumuz liglerimizde isimlerini şampiyonluğa en çok yazdıran takımlarımız. Bu ekipler için her yıl geçerliliğini koruyan merak konusu yeni ‘şampiyonluklara’ ulaşılıp, ulaşılmayacakları! Adeta ‘ince eleyip, sık dokunan’ derin hesaplar. Günler değil, aylarca kafaları karıştıran ama somut/tutarlı olmayan bir soyut ‘tartışma’ konusu! Futbol konusu nerede merak uyandırmaya başlıyor? Milyonlarca insanın ilgi odağı oluşturması. Mali açıdan yüksek rakamların söz konusu olması. Katılımcı (seyirci, oyuncu, yönetici v.s.) finansal (reklam gelirler, şans oyunları, futbolcu, menajer kazanımları v.s.) yönünden etkileşim, her iki konu üzerinden yapılacak açılımlar, futbolun sadece oyun olmaktan öteye geçmek, boşlamaya gelmeyeceği gerçeği inceleme gerekliliği...

 Şöyle bir gelebilir akla; ‘Hangi mesaj vermek istiyorsunuz’ El-cevap; ‘ İnsanın oyalandığı şu fani dünya gelişmeleri gibi, futbolda bu sürecin önemli bir parçası olması.’ Bir başka soru ‘Kim ne kadar ‘gelir/kazanım’ elde ediyor?’ El-cevap; ‘Futbolcusu ve menajeri çuvalla parayı götürürken, yöneticiler kendilerine kimlik/kariyer edinme peşindeler’ Hal ve gidişat böyle olunca da, karşımıza şöyle bir gerçek çıkıyor; ‘Futbol kafa yorma kadar, boş vermeye gelmez!’ Gelmemeli... Daha somut örnek mi?..

NECİP FAZIL’I BİLE 

ETKİLEYEN FUTBOL

Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in de dikkatini çeker futbol konusu. Bu husustaki düşünceleri usta kalemiyle eserlerine de nakşedilir;

 “MEŞİN TOP-Meşin top etrafındaki büyük aksiyonu düşündükçe aklımı kaybedecek gibi oluyorum. Meşin top önünde bütün ruhi kıymetler artık birer leblebi tanesi kadar küçülmüştür. İnsanoğlunun başı artık bir meşin toptur; ve her fert kendi ayağıyla başını yuvarlamaktadır...” 

“MAÇ- Bitpazarından geçiyorum. Bir adam radyosunu satıyor. Radyonun çalışıp çalışmadığını anlamak için, fişini, bir eskici dükkânının elektrik prizine soktular. Birkaç cızırtı, hırıltı derken bir ses: 

- Burası Mithat Paşa Stadyumu!... Radyonun satışı unutuldu ve bütün bitpazarı tipleri, satıcılara, alıcılara, küfecilere kadar maçı dinlemeye koyuldular. Hayretle durup manzarayı seyretmeye başladım...”

FUTBOL KAZANIMINDAN 

PAY EDİNMEK! 

Futbolu sadece sahadaki oyunla sınırlı görülemeyeceğini anlamak gerçeğini artık kabul etmekten başka seçeneğimiz kalmadı sanırım. Futbolda mücadelenin sonuçları ‘doksan’ dakika sonunda belli olur. Karşılaşmalar oynanır ve tamamlanır. Geride sadece ‘kayıpları’ konuşulur. Futbolumuzun dördüncü haftası da, diğer karşılaşmalardan farksız değildi. ‘Tudor’un oyun anlayışı, Galatasaray’ı bozdu’ ‘Trabzonspor’u galibiyete yerliler taşıdı’, ‘Porto maçı öncesi umut veren Beşiktaş’ gibi birkaç kelimeyle özete sığacak kadar ‘sanal’ süreç. Kamuoyu/taraftar açısından bulunduğu zaman dilimi, sınırları ‘bir sonraki maça kadar’ olarak belirlenen, oyalanacak kadar ‘tutarsız’ bir heyecan...

Futboldan daha fazlası istenecek ise, futbolu zamanın İspanyol diktatör General Francisco Franco’nun 3 F (Franco, Futbol, Fiesta) formülünden çıkarma gerçeğini kabullenmemiz gerekiyor. Aksi takdirde, senaryoyu yazanların oyunlarını bozmak yerine oynamaya, Fuzulinin ‘Mey biter saki kalır. Her renk solar haki kalır.’ sözünde tekrar düşer dururuz...

 

  • serkanserkan12 gün önce
    Vergi alınmalı.Hemde öyle vergiler ki.Alım satımı yapılan futbolculardan klüplerden ana paranın %70i tahsil edilmeli.Şu anda vergiden muaflar ne haltsa.
  • Mehmet AltınkurtMehmet Altınkurt12 gün önce
    Frankonun dediği gibi insanları avutma aracı hline gelen Futbol, mevcutpiyasa itibariylebizi de sarmış durumda. Frankonun 3 F si "Fado,Futbol, Fiesta" olacak bildiğim kadarıyla. Franko değil Fado yani..! :)