Cumhurbaşkanı Erdoğan veSofuoğlu’nun spor tutkusu

06 Ekim 2017 Cuma

Recep Tayyip Erdoğan sadece siyasi alanda değil, spor alanında da ülkemizde birçok yeniliğin altına imza attı. Sporcu Başbakan kimliğine ulaşması onun İETT’de başlayan aktif spor hayatı, idareci-yönetici olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Başbakanlığa kadar uzandı. Şimdi sırada Cumhurbaşkanlığı var. Erdoğan’ın kendi ifadesiyle ‘Çıraklık-Kalfalık-Ustalık’ dönemleri Türkiye’nin bugünkü refah ve huzur seviyesi yüksek, sosyo-ekonomik bakımından gelişmekte olan ülkelerin en üst basamağında yer alması, kendisine duyulan güvenin bir neticesi...” Bu satırları 12 Temmuz 2014 tarihinde kaleme almışız. Yıl 2017 Ekim. ’Cumhurbaşkanı Erdoğan Kulüpler Birliği’ni kabul etti.’ ‘Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Bisiklet Turnuvası tanıtım toplantısına katıldı’... Ekim ayının haftasında yazılı ve görsel medyada yer alan haber başlıkları. Yapılan her bir yenilik ve atılım, ‘Halka hizmet, hakka hizmettir’ anlayışının bir sonucu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre vatandaşa sunulan o hizmetin önemli bir ‘halkasını’ oluşturuyor spor. Sporun içerisinde başkan, idareci, sporcu kısacası görev üstlenen kim olursa olsun, sporcu cumhurbaşkanına sahip olmanın ülke için bir şans olarak görmeli, yapılan görevin değer, kıymet ve sorumluluğunu bilmesi gerekiyor. İşte o sorumluluğa üstlenenlere bir örnek; Kenan Sofuoğlu

DUA BEKLEYEN SOFUOĞLU 

PİSTLERE DÖNÜYOR

Kenan Sofuoğlu... Ülkemize Dünya Pistlerinde gurur yaşatan gururumuz. Dünya Supersport Şampiyonası 10. Ayağı sıralama turunda kaza geçirdi. Haberi duyar duymaz Sofuoğlu’nun geçmişte yaşadıkları bir film şeridi gibi zihnimizi okşadı. Uygulamak, söz yazmak kadar kolay değildi şampiyonun hayat öyküsü. Yaşanan ‘talihsizliği’ her ne kadar kaza olarak adlandırılıp, sıra dışı olarak gözükse de Kenan, milli ve manevi değerleri, her zorluğu yeni bir başlangıç olarak görüyor. Şampiyon ‘Hayattaki zorluklar, sporcuyu geleceğine daha iyi hazırlar’ derken,  ‘Tedbir elden takdir Allah’tan diyerek çıkıyoruz yarışlara’ açıklamasını yapıyor. Kader inancı ve Uluslararası pistlerde Osmanlı kaskıyla yarış/zafer sonunda Türk bayrağıyla piste tur atmasına neden olan Milli duygular,  onun sahip olduğu ‘kimliğin’ en önemli yansıması. Babasını, kardeşini ve çocuğunu ebediyete uğurlarken, sahip olduğu iman gücü ve vatan sevgisi Kenan’ı ‘Sofuoğlu’ yapan önemli payeler oluyor. Fransa’dan ambülans uçakla İstanbul’a getirilişi, devletin şefkat eliyle öz evladına sahip çıkmasıdır. Dünya starının, tedavi süreci için Pendik Araştırma Hastanesi, dahası ülkesinin doktorlarını tercih etmesi, Şampiyon sporcunun kendi insanına güveni kadar, sağlık açısından hangi aşamada olduğumuzu göstermektedir. Doktorların başarısına Kenan’ın dirayeti eklenince, tedavi süreci beklenenden de kısa sürecek, inşallah.. Röportajlarında ‘Biz Türk insanı bırakıp gitmeyiz. Ölene kadar mücadelemizi veririz. 15 Temmuz’da da meydanlara inerek gösterdik...’ vurgusu yapan Sofuoğlu, bu azim ve kararlığı ile, inşallah kısa sürede pistlere dönecektir. Hayatının her aşaması derslerle dolu Sofuoğlu ve hasta yatağında dua bekleyen tüm hastalarımıza bir kez daha Allah’tan acil şifalar dileriz... 

HALTERDE YAŞANANLAR VE 

TAŞPINAR’IN DURUŞU

Ortada geçerli bir neden yokken, dopingin enkazından dolayı Uluslararası Halter Federasyonu (IWF) Türkiye’ye uluslararası yarışmalardan men cezası verdi. Ceza açıklamalarında, 2008 Pekin ve 2012 Londra Olimpiyatları sırasında alınan numunelerin yeniden incelenmesi sonucu sporcularında yasaklı madde tespit edilen Türkiye Halter Federasyonunun üyeliğinin bir yıllığına askıya alındığı ifadeleri yer aldı. Yıllar sonra gelen yasak olayından sonra Federasyon Başkanı Tamer Taşpınar’ın haklı bir ‘tepkisine’ neden oldu; ‘“Doping olayının suyu çıktı. İstediklerini temiz çıkarıp, istediklerini 10 yıl sonra da olsa ceza verebiliyorlar. Bu böyle olmaz. Biyolojik kimlik artık amacının dışına çıktı. Ben federasyon başkanı olalı 5 yıl oldu. Tek bir sporcum doping yapmadı.’ IWF verdiği kararda art niyet taşıdığının gösteriyor. İşin daha da vahim tarafı ülkeye verilen yasak kararının, 2018 yılı Mart ayında Antalya’da yapılacak olan Avrupa Halter Şampiyonası’na denk getirilmesi. Federasyon Başkanı ‘Benim sporcularımın yarışmadığı bir şampiyonayı asla Türkiye’de yapmam. Çünkü ben bunu halkıma anlatamam’ cevabıyla, haklı davasında dik duran Taşpınar’ı kutluyoruz. Bu da bize gösterdi ki, ne ‘futbol sadece futbol’ veya ‘spor sadece spor’, ne de Türkiye eski Türkiye değil. 

 

  • Yasemin ve hakan erol Yasemin ve hakan erol 1 ay önce
    Sn. Ahmet gülümseyen merhaba, ben işitme engelliler futbol milli takım oyuncu Hakan EROLöncelikle 09.10.2017akşamı Avrupa şampiyonu olan Ampute Futbol milli takımızı kutlarım. sonrasında ise kalbimin kırıklığı ve derin bir hüzünle sizlere şunları aktarmak isterim.2012 Ankara' da Dünya şampiyonu,2015 Almanya' da Avrupa şampiyonu2016 İtalya' da Dünya şampiyonu2017 Samsun' da Olimpiyat Altın madalyasının sahibi olduk. ama dünkü kadar kimse tarafından konuşulmadık ve kutlama almadık. biz bu şampiyonlar sonrası özel prim değil ödül bile almazken bir gecede bu arkadaşlarımıza devletten yardım geldi. biz tüm işitme engelliler camiası bu durum karşısında çok üzgün. biz bu ülkenin çocuğu değiliz herhalde diye düşünmeden edemedim. biz bu başarıları bir şeyler beklemek için kazanmadık ama bizim görmediğimiz hiçbir şeyi bir anda bu arkadaşlara feda olması derinden yaraladı. Bu durumla alakalı gerekeni yapacağınızdan eminim. RABBİM SİZİ KORUSUN ben bu durumları izlerken eşimle konuştuk çooooooook üzüldük.