THY - Ramazan

Bunca masrafa ne gerek var?

11 Mayıs 2017 Perşembe

Resmi Gazete’de yayınlanan verilere göre; 2017 yılında Milli Eğitim Bakanlığı için 85 milyarlık bir bütçe ayrılmış. 

Milli Eğitim Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı 2015 Mali Yılı Performans Programına göre; MEB’de 850 bin 960 öğretmen görev yapıyor. 

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun bütçesi 15.8 milyar, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun bütçesi ise 10.3 milyar lira. Sağlık Bakanlığı’nın bütçesi ise 5.7 milyar lira. Sağlıkla ilgili bu üç kuruluşun bütçesi toplam 32.8 milyara ulaştı. Türk Sağlık Sen’e göre Türkiye’de 141 bin 259 doktor görev yapıyor. 

Ankara Ticaret Odası’nın “Sahte Türkiye” verilerine göre ülkede muayenehane açacak parası olmadığı için yeni mezun diş hekimlerinin diplomalarını kullanan 5 bin civarında sahte diş doktoru var.  

Şimdi birkaç gazete haberi: 

Habertürk’teki bir mülakattan…

Ali Haktan Yılman üç yıl boyunca 16 özel hastane, bir ambulans firması, üç devlet hastanesi ile üniversite hastanelerinde doktorluk yaptı. Kalp ameliyatlarına girdi, acil servislerde nöbet tuttu. 

Doktor değilsiniz. Bu kadar tıbbi bilgiyi nasıl öğrendiniz?

(…) Hayatınızda kaybedecek hiçbir şeyiniz yok. Tek şey elinizde tıp kitapları, Latince bir sözlük. Yapabileceğiniz tek şey geceler boyunca bunlara çalışmak. Ben de oturdum bunu yaptım. Gece gündüz çalıştım. Bir tıp öğrencisinin öğrenebileceği her şeyi kitaplardan aldım. Eksik kaldığım yerlerde hastanelerde profesörler ve doçentlerden tamamlamaya çalıştım. Uzman veya asistan hekimler çevremdeydi. Hasta muayene ediyordum. Hastanede kendim öğreniyordum. Tıp derslerine girdim. Hatta TUS kampına bile gittim. (…)Oturup Latince hastalıklar üzerine konuşabiliyordum. Sordukları hastalıklar üzerine cevap verebiliyordum. İlk nöbette sıkıntı çıkmadı. Daha sonra bu tıp merkezi beni sürekli aramaya başladı. ‘Hocam şu günlerimiz boş’ diye aradılar. Biraz paraya ihtiyacım vardı, nöbet tutmaya devam ettim. Klinik yetkililerine, gerekli parayı kazandıktan sonra nöbet tutmayacağımı söyledim. Sonra daha büyük özel hastanelerde nöbet tuttum. Eğitim ve üniversite hastanelerinde de çalıştım.

(…)Yaralanma vakası geldiğinde beni çağırırlardı. ‘Böyle bir yaralanma vakası var gelsene’ diye. Gerçek doktorlar buna karışmazdı ‘Bu adam iyi dikiyor’ diye. Böyle diktiğim onlarca vaka var. (…)Amacım kimseye zarar vermek değildi. Bunu da yapmadım. Her zaman dikkat ettim. Haberden sonra doktor arkadaşlarım benden nefret ediyor olabilirler. Ama onlar benim gözümde hayat kurtaran kahramanlardır. (…)Bu mesleği yaparken mutlu olduğum ve ağladığım çok an oldu. İstanbul’da ambulansta çalışırken muayene için bir eve gittim. Derme çatma bir evdi. Hasta olan kızın beyninde tümör vardı. O an içimden geçen tek şey, bu insanı tedavi ettirmek oldu. Tanıdığım bir beyin cerrahı vardı. Onunla temasa geçtim ve ‘Ne yapabiliriz’ dedim. Çok yüksek bir para söylemişti. Fiyat düşürttüm. O dönemde o para bende yoktu. Bir arkadaştan 52 bin lira borç aldım. Bu kız çocuğunu tedavi ettirdim. Parayı tedavisine kullandım. Hâlâ parayı o arkadaşıma veremedim. O bana belki dolandırıcı diyordur ama bu parayı bir gün ona vereceğim.

GÖNÜLLÜ OLARAK GAZZE’YE GİTMİŞ

(…)Sağlık gönüllüsü olarak 5.5 ay önce Gazze’ye gittim. 9 gün Batı Şeria’da diğer arkadaşlarla birlikte Şifa Hastanesi’nde görev yaptık. Oradaki insanlara yardım ettik.

 ***

Başka bir haber…

Lise 2’den terk olduğu öğrenilen Zekiye B.K, hazırladığı sahte diplomayla 10 yıl boyunca çeşitli illerde Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık ocaklarında hekimlik yaptı. Küçükkuyu Belediye Başkanı Dr. Yusuf Aksoy, seçilmeden önce kısa bir süre Zekiye B.K. ile çalıştığını ve herhangi bir şeyden şüphelenmediğini söyleyerek, “Şunu kesinlikle söyleyebilirim ki iyi bir sağlık bilgisi vardı. Bugüne kadar hiç şikâyet gelmedi” dedi.

***

Bir başka haber…

2005’te yılın öğretmeni seçildi, diploması sahte çıktı - Başbakanlık tarafından 2005’te yılın öğretmeni seçilen R.G.S.’nin, 19 yıl sahte diplomayla öğretmenlik yaptığı ortaya çıktı. 

(…)“20 yılı doldurunca emekliliğe hak kazanacaktım. Çok pişmanım. Devleti zarara uğratmadım. Ama çok çalıştım. Rapor kullanmadım. Sicilim başarılarla doludur. Benim 19 senelik emeklerim ne olacak?” diye konuştu. 

(…) 11 yıldır görev yaptığı okuluna müze de kazandıran S.’nin 1997’de Erzurum’da valilik ve bakanlık tarafından da aylık ödüllendirme ve başarı belgesi aldığı ortaya çıktı.

Merhamet timsali davranışlar ve başarılarla dolu bu üç haberi okuduktan sonra yazının başlığını ve ilk iki paragrafını tekrar okuyun.

 

YORUM YAZ