Uluslararası kutsal sınırlar

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Geçen haftaki yazımızın son paragrafı şöyleydi: “Türkiye’nin kısa vadede değilse bile uzun vadede başını ağrıtacak tek konu, Ortadoğu’da kurulacak olan Özerk Kürt Devleti’dir. Bu bölgede asıl çıbanbaşı İsrail’dir. Amerika’yı İsrail lobisi yönetmektedir. İsrail, Orta Doğu’da ABD için bir kaledir, ileri bir üstür, Körfez coğrafyasına açılmak için bir giriş kapısıdır. Kim ne derse desin, gerçek budur. Amerika küresel imparatorluğunun bölgede bulunmasının tek gayesi enerji kaynaklarını ele geçirmek, kontrol etmek, en güvenli yollardan Batı’ya naklini sağlamaktır. Bu sebeple Irak ve Afganistan’ı işgal etmiştir. Enerji yollarındaki engel teşkil eden ülkeleri parçalamak, Amerika için öncelikli bir görevdir.”

‘Amerika Orta Doğu’da Sünni-Şii savaşı istiyor’

Yaptığımız tespitleri komplo teorisi olarak görmeyin lütfen, bunlar stratejik planlar içermektedir ve bu planlar, ne yazık ki günümüz Orta Doğu coğrafyasında yaşanan gelişmelerle birebir örtüşmektedir. Ortadoğu’yu nakış gibi işleyerek, kendilerine yeni alanlar açmaya çalışan patronların tekerine çomak sokulmaz ise, gelecekte İslam dünyasının hali perişandır. Bütün Batılı yöneticiler ve fikir adamları, Ortadoğu’nun yeniden şekillendirildiğinin ve sınırlar üzerinde oynandığının çok iyi farkındalar. 

BATI, ORTADOĞU’DA SINIRLAR DEĞİŞTİRİLMEDEN BARIŞIN GELECEĞİNE İNANMIYOR

Ralph Peter’s’in Orta Doğu’da sınırların değiştirilmesine ilişkin stratejik önerileri açık ve nettir. Konunun öneminden olsa gerek, ABD’li emekli albay da yazdığı makalede, öncelikle Orta Doğu’da sınırların değişmesi gerektiğine şöyle vurgu yapmaktadır; “Dünyadaki en gelişigüzel ve tahrif edilmiş sınırlar Afrika ve Orta Doğu’dadır. Kendi çıkarlarını düşünen (kendi sınırlarını tanımlarken yeteri kadar problem yaşamış olan) Avrupalılar tarafından çizilmiş olan Afrika’nın sınırları milyonlarca yerli sakinin ölümünü provoke etmeye devam etmektedir. Ancak Orta Doğu’daki adaletsiz sınırlar - Churchill’den bir alıntı ile - yerel olarak tüketilebilecek miktardan daha fazla sorun üretir. Orta Doğu’nun işlevsiz sınırlardan çok daha fazla problemlere sahip olmasına karşın - kültürel tıkanıklıktan, skandal eşitsizlikler ve ölümcül dini aşırılıklara kadar- bölgenin toplu başarısızlığını anlama çabasındaki en büyük tabu İslam değil, kendi diplomatlarımız tarafından tapınılan çirkin ancak kutsal uluslararası sınırlardır.”

ABD’nin demokrasi vaad ederek işgal ettiği bütün ülkelerde etnik temizlik yapılmıştır. Afganistan, Bosna, Irak, Suriye, bakın bunların hepsinde de soykırım yapılmıştır. İslam dünyasının hali içler acısıdır. Allah bizlere acısın, yoksa halimiz hal değildir. Yahu Allah aşkına, ismi İslam ülkesi olan coğrafyalara bir bakın, ölen de öldüren de Müslüman. Şii olan İran’ın, daha bugüne kadar gayrimüslim bir ülkeye savaş açtığı görülmemiştir. Şii hilalini genişletmek için Sünni dünyayla harp eden İran, sürekli bela olmuştur. Şiiler Sünnileri, Sünniler Şiileri öldürüyor, işte bunun adına da etnik temizlik deniyor.

Ben devletimden, şu hususun bir araştırılmasını arz ediyorum. “CIA görevlisi aklındaki ve ağzındaki baklayı çıkardı. Amerikan yönetimini yeterince kan dökmemekle suçladı. ABD’nin askeri stratejisine yönelik ağır eleştiriler yönelten ve ABD ordusunun savaşma kabiliyetinin olmadığını ileri süren ajan Michael Scheuer, “Şu an en büyük umudumuz, Şiiler ve Sünnileri kanları kuruyuncaya kadar birbirleriyle savaştırmak” dedi mi,  demedi mi?”

Not: CIA’de 22 yıl ajanlık yapan Scheuer, terör örgütü DEAŞ’tan “çok umutlu” olduklarını ancak beklendiği gibi çıkmadığını da belirtiyor. Scheuer, DEAŞ’tan Sünni-Şii savaşı çıkarmasını beklediklerini de açıkça itiraf ediyor. Suriye’de hep Sünni hedefleri vuran IŞİD’e (DAEŞ hiç fark etmiyor, hepsi aynı) Sünni diyenler, artık gerçeği görün! 

 

  • PkksavarPkksavar2 ay önce
    Heyecan yok... abd buradan ayrılıp gitmeye mahkum. Bıraktıkları da türklere mahkum. Sakin olun. İşinize bakın. Heyecan yapacak biri varsa güneydeki ülke ve adamlarıdır... buraları bizden sorulur. Kamyonla da tırla da silah gelse problem değil. Biz alır kullanırız...