Kuzey Irak ve Kürt devleti

18 Eylül 2017 Pazartesi

Irak’ın kuzey topraklarında Kürt yönetiminin referandum hazırlıkları sürüyor. Başta Türkiye olmak üzere birçok ülke Irak’ta referandum yapılmasına karşı. Peki, bu olası yapılacak olan referandum ve çalışmalar, Kürt devletinin sınırlarının Irak’ta çizildiği anlamına gelir mi? Kabul etmek gerekir ki Irak, hızlı bir dönüşümün içinden geçiyor. IŞİD’in elindeki bölgeleri tekrar hakimiyetine geçiren Irak devleti, Kuzey Irak’ta yapılması planlanan referanduma nasıl bakıyor? Musul’un merkezini IŞİD’ten temizleyen Irak ordusu ve Haşdi Şahabi, Telafer’i daha kolay aldı. Altı çizilmesi gereken husus şu: “Musul’un kuzeyinde, Irak ordusunun operasyonları başlamadan önce Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) bağlı peşmergeler tarafından IŞİD’den kurtarılan bölgelerin 25 Eylül’de yapılması beklenen referanduma dahil edilmesi istendiği açıklandı.

Vilayet Meclisi’nden referandum kararının çıkması Bağdat tarafından tepkiyle karşılandı. Aslında Musul ve Kerkük meselesini bir bütün olarak ele almak gerekiyor. Evvele ne için referandum yapılıyor, yapılacak referandum kime hizmet edecek? Çizilecek sınırlar, sadece vilayetlerin idari sınırı anlamına gelmiyor. Irak’ta Kürtler devletini kurduklarında, bugün çizilmeye çalışılan ve referandumun konusu olan harita (idari sınır) Kürt devletinin hak iddia ettiği sınırlar olacak. Çok zengin petrol yataklarına sahip Kerkük’ün, yapılacak referanduma tabi tutulması KYB için hayati önem taşıyor.

Öte yandan; Irak’taki Şii partilerin de çok ciddi bir dönüşüm yaşadıkları söylenebilir. Kerkük konusunda tutumlarını sertleştiren partilerin nasıl bir tavır sergileyeceklerini önümüzdeki günler gösterecek. Her yerde olduğu gibi Irak’ta da Sünni Araplar tamamen dağınık. Bağdat’taki bu belirsizlik, Iraklı Kürtlerin işini kolaylaştırıyor.

Elbette Musul ve Kerkük’ü tüm dünya izliyor. Türkiye ve İran’ın gözleri de burada yapılacak referandumda. Çavuşoğlu geçen hafta Irak’ı ziyaret etti. Erbil ve Bağdat’taki görüşmelerde Türkiye’nin referanduma karşı olduğunu deklare etti. İki ülke de referandumun Irak’ı yeni bir krize sürükleyeceğini düşünüyor. Fakat engellemek için somut adımlar atmaktan ziyade diplomatik tavsiyeyle yetiniliyor. İnşallah daha gerçekçi, pratikte uygulanırlığı olan adınlar atılır da, Kürdistan’a geçit verilmez. Referandum gününe kadar temaslar sürecek gibi. Sözde bağımsız Büyük Kürdistan’a geçit verecek hiçbir oluşuma rıza göstermemek lazım. Ortadoğu’yu bekleyen en büyük tehlikelerden birisi de Kürdistan Devletidir. IŞİD, PYD, PKK ne kadar tehlikeliyse, Kuzey Irak’ta kurulacak bir Kürdistan devleti de o kadar tehlikelidir. Israrcı tutumunu devam ettiren Barzani’ye fırsat verilmemelidir. Barzani, Kerkük Meclisi’nden karar çıkarttırarak Kerkük’ü, ayrıca tartışmalı bölgelerin büyük bir kısmını referanduma katarak sınırlarını genişletme ve bunu onaylatma çabasındadır. Bağımsızlık referandumu Irak anayasasına ve anlaşmalara uygun olmayıp, hukuki olarak da geçersizdir. Barzani denen adamın kısa ve uzun vadede amacı, öncelikle Kuzey Irak’ta yapacağı referandumla bağımsızlığı elde etmek, sonrasında Suriye’nin kuzeyindeki Kürt yapılanmasıyla bütünleşmeyi hedeflemektedir. Bununla da yetinmeyecek; Türkiye ve İran’dan kopartılması planlanan toprakları da hesaba katarsak durumun ne kadar vahim olduğunu anlayabiliriz. İsrail’in Büyü Ortadoğu projesi neyse, Barzani’ye biçilen Büyük Kürdistan projesi de odur.

REFERANDUMUN TARİHİNE BAKINIZ

PYD/PKK’yla eşzamanlı referandum

Barzani 25 Eylül’de Kuzey Irak’ta referanduma giderken, Suriye kuzeyinde de kantonların
birleşerek federal bir Kürt devleti kurulması için 28 Eylül’de referanduma gidileceğinin ilan edilmesi neye hizmet ediyor? 25 Eylülde referandum iptal edilmez de yapılırsa, Barzani de bu referandumdan kazançla çıkarsa, bu kazancın Suriye’deki referanduma Kürdistan lehine ivme kazandırabilir. Her ne kadar referanduma karşı gibi dursa da “Bağımsız Kürdistan” ABD ve İsrail projesidir. Amerika çağımızın en büyük kapitalist katil ülkesidir. Hâlâ ülkeleri birbirine yedirmenin ve sömürgenin peşindedir. Kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devletiyle enerji kaynaklarını ve başta İran olmak üzere bölgeyi kontrol altında tutmayı hedefliyor. Bu yüzden Suriye’de PYD’ye destek veriyor. Münbiç ve İdlib’i PYD ve DAİŞ’le dengeleyen Amerika, uzun vadede Cerablus ve El Bab’tan Türkiye’nin çıkartılmasını planlamaktadır. Bölgenin yeniden dizayn edilmesi söz konusu. Türkiye bunun farkında, dolayısıyla tüm gücüyle referanduma karşı çıkıyor. Ancak tekrar söyleyelim ki referanduma tepkiler cılız kalıyor. İsrail, hiç düşündünüz mü; neden referanduma destek veriyor?

Şunu bilir, şunu söylerim: “1923 Lozan ve 1926 Türkiye-İngiltere-Irak arasında imzalanan sınır
anlaşmasına göre, Türkiye’nin onayı olmadan Musul ve Kerkük’ün statüleri değiştirilemez ve sınırında yeni devletler, statüler oluşturulamaz.” 

 

  • Uğur bulut Uğur bulut 1 ay önce
    Onların sonu olursa sninde sorun olur dostum iyi düşün bnce