Gençliğim Eyvah

07 Ağustos 2017 Pazartesi

Türkiye’nin son yüzyılının gerçek hikâyesini anlatan Tarık Buğra’nın “Gençliğim Eyvah” isimli eseri, Fetullah Gülen’in 15 Temmuz darbesine ışık tutmuş. Yani FETÖ lideri Gülen, darbeye giden yolda ilhamını bu eserden almış.

Tarık Buğra’nın “En önemli romanım” dediği “Gençliğim Eyvah”, Türkiye bunalımlarının şimdiye kadar ele alınmamış bir açıdan açıklanmasıdır. Gülen denen teröristin bu romanı ne zaman okuyup plana soktuğunu bilmiyorum. Yine yazarının ifadesiyle bu roman “Sersemlikleri Koruma, Geliştirme ve Yayma Vakfı”nı kuran ihtiyar ve bu vakfın, “Şöhret, servet, itibar labirentine plansız ve körü körüne dalan milyonlarca sersem” diye nitelendirdiği “Tabii Müttefiklerinden ayrı tuttuğu delikanlı ile “Aşk, bir genç kız için tutmuş bedduadır” diyen Güliz arasındaki hesaplaşmayı anlatan “Gençliğim Eyvah”, aynı zamanda Türkiye’nin son yüz yılının da gerçek hikâyesidir.”

Romanda anlatılan ihtiyarın kurduğu vakıf (tarikat da diyebiliriz) çok hızlı büyür. Vakfın çalışmasında devletin ele geçirilerek parçalanması ve paralel devlet inşa edilmesi ön plandadır. Darülfünun’a özel bir önem verir.(FETÖ’nün tüm dünyada açtığı okullar, yine bu projenin etkisiyledir.) “Reform” adı altında bilgili, dürüst müderrisler gönderilir ve bunların yerlerine de ihtiyarın amacına uygun kişiler yerleştirilir. Fetullah Gülen burada ihtiyarı kendisine prototip olarak alır. Romanda ihtiyar,  milleti devletine düşman etmek için elinden geleni yapar. Bütün bunlar olup biterken Kandilli sırtlarındaki köşkünü, ihtiyar ancak FBI ve KGB’de görülebilecek bir biçimde bir haber alma ve savunma merkezi haline getirir.

Beşir Ayvazoğlu üstat, Tarık Buğra’nın Gençliğim Eyvah” isimli eserindeki ihtiyarı şöyle tanımlar: “1930’lardan itibaren büyük bir güç kazanan ve adeta “devlet içinde devlet” kuran ihtiyar, düşmanı olduğu devleti ve düzeni yıkmak için gençliği hedef olarak seçer. Üniversite hocası olması işini kolaylaştırmaktadır. “Keklik avlarken”, yani gençleri “örümcek ağı”na düşürürken onların çocukluklarında yaşadıkları ve hâlen yaşamakta oldukları sıkıntıları büyük bir maharetle kullanır. Kendine bağladığı gençleri yetiştirir devlette önemli görevlere gelmelerini sağlayan ihtiyar, bu arada suç dosyalarını da belgeleriyle birlikte kabartmayı ihmal etmez. “Gelecekteki yazarlarım, milletvekillerim, genel müdürlerim ve müsteşarlarım... Belki de bakanlarımdır bunlar benim, diyordu.” (s. 58)

İhtiyarla Fetullah’ın amaçları, yöntemleri ve örgütlenme biçimleri tıpatıp aynı. 40 yıllık çalışmasında bu romandan esinlenerek kendi ağını kuran Gülen, doğrusu kumaşını ilmek ilmek dokurken sabır taşı gibi çalışmış. Kim ne derse desin, gemisini iyi yürütmüş. Tabi tüm bunları yaparken, ulusal keferelerden destek almadığını söylemek saflık olur. Yıllar sonra uygulamaya koyacağı paralel devlete giden darbenin manifestosunu kendisi yazmış. Hareket uluslararası kimliğe bürününce, dışardaki üstatlarından yardım almış. 

Tarık Buğra’nın bu romanı  ‘Gençliğim Eyvah’, 1977’de önce Tercüman’da tefrika olarak yayınlanıyor. 1979’da da kitabı basılıyor. Kitabın basıldığı tarih, İran İslam devrimine denk düşüyor. Talihe bakın ki, devletin tüm kurumlarına sızmaya çalışan FETÖ’nün Sızıntı dergisi de 1979’da yayınlanmaya başlıyor. Beşir Ayvazoğlu beyin gündeme getirdiği “Gençliğim Eyvah” romanı hakkında Akif Beki her ne kadar, bu işin önce romanı yazılmış dese de biz o kanaatte değiliz. Gülen denilen teröristin, Buğra’nın 1979’da yazdığı eserdeki ihtiyar tiplemesini kendisine rol model aldığı doğrudur. Mücadelesinin mahreci burasıdır, eyvallah. Genç yaşta himmet toplaması, çalışkan gençleri gözüne kestirerek avına düşürmesi, devletin kurumlarına sızması, ordu, polis ve yargıda örgütlenmesi, işlerini gizlilikle (takiye)  yürütmesi, kılcal damarlara kadar nüfuz etmesi, istihbarat ağını iyi kullanması gibi hasletleri ihtiyardan almıştır. Türkiye’de kurup tüm dünyada örgütlediği kirli yapı, Buğra’nın romanındaki hayali örgütle tıpatıp aynı. Peki, bunları hayata geçirebilmek için kimlerden faydalandı. Daha düne kadar AK Parti iktidarını bile kullanan, onun döneminde neşterini vuran bu hain yapının uluslararası güçlerden, CIA’den ve yabancı servislerden destek almadığını söyleyebilir miyiz? FETÖ elebaşı Gülen, Türkiye’nin işgal projesinde yerli unsur olarak kullanıldı. Bu projenin bittiği de söylenemez. Değişik versiyonlarıyla devam etmektedir. 

 

  • Bünyamin Bünyamin 3 ay önce
    Aynen
  • Muhammedin KılıcıMuhammedin Kılıcı3 ay önce
    Mustafa islamoğlu ve alpaslan kuytul denen emperyalist uşaklarıyeni fetö cemaatlerdir...
  • Hak Yolu Yolumuz Hak Yolu Yolumuz 3 ay önce
    Türkiye'de yüxlerce roman bar cemaat adı altında gençleri sömürüp köle yapıldığını anlatan. Din iman ve kuran örtü olarak kullanılıyor.
  • EnverEnver3 ay önce
    Bi karar veremediniz, cemaati dış güçler mi kurdu yok şimdi de adam kitaptan ilham aldı da harekete geçti:)))
  • Fatih EMLİKFatih EMLİK3 ay önce
    Milyarlarca dolarlardan bahsediliyor Nato a.b ve ev sahibi Amerika İsrail yani nakadar Türk düşmanı varsa hepsi feto da birleşerek İslamın en güzide kalasini yıkmaya çabaladılarmillet ve bir manevi el mani olmasa nerdeyse yıkacaklardı da .
  • NECATİNECATİ3 ay önce
    Mustafa islamoğlu da geleceğin fetullâhi dır.devlet âcilentedbîr almalidir.bu da sapık ğörüşlerini sinsice yaymakta ve genç dimağları mânen zehirlemekte.mesela:hz.ADEM'in babasi var diyor'birinden kurtulurken başka bir fetovâri biri saparak ve saptirarak yoluna devam ediyor..