Cemaat ve FETÖ

02 Ekim 2017 Pazartesi

Bir fikir ve inanç etrafında toplanmış kimselere cemaat deniyor. Bu manada FETÖ de bir cemaattir lakin İslami değil, kökleri dışarıya bağlı terör cemaatidir. Bizde cemaat denince, cami cemaati, ihvanlar, tarikatlar ve bütün dini yapılanmalar aklımıza gelir. Konuya buradan bakarsak; elbette Gülen’in 40 yıldır örgütlediği hareketi İslami bir cemaat değil, olsa olsa Türkiye’yi çökertmek için kurulmuş bir örgüt olarak tanımlayabiliriz. Hoş bu örgütün foyasını geç anladık ama olsun, şu anda FETÖ’nün inine girildi ve yapı çökertilinceye kadar mücadele devam edecektir.

Yusuf Kaplan bey, 15 Temmuz’un temel hedefini anlatan bir yazı kaleme almıştı. O yazısında Kaplan, çok önemli tespitlerin altını çizmişti. Mesela hatırladığım kadarıyla o yazısının bir yerinde; “15 Temmuz saldırısının temel hedefi: Özelde, cemaatleri Müslüman toplumların hayatından uzaklaştırmak, genelde ise bin yıllık Ehl-i Sünnet Omurga’yı çökertmek” diyordu.

FETÖ yapılanmasının hedefinde sadece devlete sızmak yoktu ki! Cemaatleri parçalamak (aslında burada kullandığımız cemaatler kavramından kastımız tekildir, yoksa İslam’da Müslümanlar tek bir ümmettir ve hepimiz bu dinin müntesipleriyiz), dinin özünü saptırmak ve GÜLENİST bir cemaat oluşturmak. Kaplan’ın da altını çizdiği gibi; uzun vadede de Ehl-i Sünnet omurgayı çökertmek. 

Dünyadaki cemaatlere (hangi dinden olursa olsun) baktığımız zaman, İslami olanın dışındakilerin birlik ve dirlik içerisinde olduklarını söylemek, imkansızdır. Buna rağmen birbirleriyle uğraşmazlar. İslam dünyasında ise hep kan ve gözyaşı vardır. Ölen de öldüren de Müslümandır. Allah; birlik ve beraberliği emrediyor, oysa bizler paramparçayız. Öyleyse hem inancımızı ve hem de düşüncelerimizi sorgulamamız gerekiyor. Eğer bunu yapmazsak birbirimizi tüketeceğiz. Çünkü Müslümanları birbirine kırdırma senaryoları devam ediyor.

FETÖ, sadece paralel devlet kurma projesi değil elbet. Dine verdiği zararı görmezden gelemeyiz. Gülenizmin empoze ettiği dinle afyonlanan binlerce müridi, bugün gelinen noktada hâlâ pişmanlık duymuyorlarsa, hareketin temellerinin ne denli sağlam olduğunu söyleyebiliriz. Evet, 15 Temmuz global bir saldırıdır ve tek bir hedefi yoktur. Yusuf Hoca her ne kadar, “15 Temmuz saldırısı, paralel devlet tehlikesi değil, paralel din tehlikesidir” dese de, paralel dinin hakimiyeti için paralel devletin ele geçirilmesi gerekiyordu. Adamlar bunu başardılar. Bürokrasinin ve devletin tüm kurumlarına sızan bu hain yapının verdiği zarar, çok pahalıya mal oldu. Hâlâ bu hainlerin verdiği zararı defetmekle uğraşıyoruz. Kimliğimizi, inancımızı ve kültürümüzü yozlaştıran, bizi biz eden tüm değerlerden uzaklaştıran FETÖ cemaati ile Kemalizm ve de laiklik gibi belalar ile uğraşırken şimdi de bölgesel sorunlarla boğuşuyoruz. Kuzey Irak ve Suriye, Filistin, Afganistan sorununu tez elden çözmeliyiz. Cemaatlerin kendi içerisindeki handikaplarını konuşacak ve yazacak zaman değil. Bir taraftan Yahudi dünyasının Siyonizm belası dünyayı kasıp kavururken öte yandan Kuzey Irak’tan başlayıp Suriye’ye, bizim güneydoğumuza kadar uzanan Kürdistan sorunu, ABD emperyalizmi ve İsrail şeytanlığı alt edilmezse bölgede işimiz zor. Fırat Kalkanı ile elde ettiğimiz kazanımları yok ettirmek istemiyorsak, hem masada hem de bölgede fiili olarak güçlü olmak durumundayız. 

 

  • Sorgucu...Sorgucu...1 ay önce
    Hiç bir cemaate......kendi aklın yok mu kardeşim.....