Acaba ABD’den 15 Temmuz’a nasıl bakılıyor?

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Tüm Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminde bir kez daha kenetlendi. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Etkinlikleri kapsamında 81 ilde etkinlikler düzenlendi. 250 şehit ve 15 Temmuz gazileri anısına millet yeniden sokaklardan alanlara bir sel gibi aktı. Darbecilere ve darbenin arkasındaki ulusal keferelere âdeta; yeter, söz de karar da milletindir dendi.

15 Temmuz işgal girişimi, hiç şüphesiz Türkiye’nin neredeyse tüm devlet yapısını ve politikalarını etkiledi. Yargı, emniyet, ordu başta olmak üzere devlet organları yeniden düzenlenirken, Türkiye’nin dışarı ile olan ilişkilerindeki tablo da ‘netleşti’. 15 Temmuz sonrası Türkiye’nin küresel denklemde ABD, Rusya, Almanya ve bölgesel güçler İran ve İsrail’le ilişkileri başta olmak üzere Türkiye’nin yeni dış politikası ve dünyanın 15 Temmuz sonrasında Türkiye algısı nedir, bunları anlamaya çalışalım.

Önce bir fıkra ile ne demek istediğimizi izah etmeye çalışalım. Dünya savaşı öncesinde bir Nazi subayı, bir yaşlı kadın, bir delikanlı ve bir de genç kız bir tren kompartımanında yolculuk yapmışlar. Tren bir tünele girdiği esnada bir öpücük sesi ve hemen ardından da bir tokat sesi duyulmuş. Tren tekrar ışığa kavuşurken, yaşlı kadın şöyle düşünmüş: “Zamane gençleri işte. Delikanlı kızı öptü, ama tokadı da bir güzel yedi.”

Genç kız şöyle düşünmüş: “Salak delikanlı, benim yerime yaşlı kadını öptü, ama oh olsun, tokadı da yedi.” Nazi subayı şöyle düşünmüş: “İşe bak yahu, kızı delikanlı öptü, tokadı ben yedim.” Delikanlı ise kıs kıs gülmüş ve içinden şöyle demiş: “Oooh, canıma değsin! Havaya bir öpücük, Nazi bozuntusuna okkalı bir şamar attım!..”

Amerika kovboyu Donald Trump’ın yani büyük şeytan ABD’nin yaptığı da bu. 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının ardındaki ulusal güç Amerika’dır. Şimdi Körfez krizini kaşıyan, icat eden kendisi, silah krizinin ardından Körfez ülkelerinin “paralarını tokatlayan” da yine kendisidir. 15 Temmuz’da MİT darbeyi haber alıp darbenin öne çekilmesini sağlamasaydı, inanın 16 Temmuz’da çok başka bir Türkiye’ye uyanacaktık. Kim bilir işgal girişi gerçekleşmiş olsaydı, Hanedan-ı Osmanlı gibi bizler de sürgüne gönderilirdik. Darbe öne alınmasına rağmen 250 şehit verdik. Kim bilir gecenin 03.00’ında yapılsaydı kaç bin kişi ölürdü? Gözü dönmüş hainlere fırsat veren Amerika’nın çok yönlü çirkin yüzünü görmemiz lazım.

Acaba dünyanın ve ABD’nin 15 Temmuz sonrası ‘Türkiye’ algısı nedir? Ya da oralardan Türkiye’deki 15 Temmuza nasıl bakılıyor? Darbe girişimi, PKK-PYD nedeniyle gergin olan geleneksel müttefikimiz ABD ile ilişkilerimizi FETÖ nedeniyle daha da netleştirdi. 15 Temmuz gecesi İstanbul konuşmasında Erdoğan, “bu darbenin ulusal ayağının kimler olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi. 

Amerika; 15 Temmuz işgal girişimi ve FETÖ konusunda Türkiye’ye, uzaklardan acep nasıl bakar? Fetullah teröristi konusunda ne düşünür? İllerde binlerce kişi hakkında açılan davalar hakkında ne der? Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bunların hiçbirisini tındığı yok. Tınmadığı için de Batı, hem Erdoğan’a bir şey yapamamanın ezikliğini hem de FETÖ’nün Türkiye’de belinin kırıldığını görmenin hezimetini birlikte yaşıyor. FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimine ilişkin Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana’nın da aralarında bulunduğu birçok ilde binlerce kişi hakkında dava açıldı. Hain kalkışmanın yıldönümünde Türkiye genelinde 169 bin 13 kişi hakkında adli işlem yapıldı. 50 bin 510 kişi tutuklandı. Haklarında yakalama kararı bulunan 48 bin kişiden 8 bin 87 kişi firari.

FETÖ ile mücadele kapsamında meslek grupları baz alındığında ise Adli ve İdari Yargı’dan bu güne kadar 4 bin 469 kişi hakkında işlem yapıldı. Bunlardan 2 bin 431’i tutuklu, 216’sı ise tutuksuz yargılanıyor. 234 kişi hakkında da yakalama kararı var. FETÖ ile mücadele kapsamında Yüksek Yargı’da da önemli soruşturmalar açıldı. Anayasa Mahkemesi üyesi 2, Danıştay üyesi 41, HSYK üyesi 2 ve Yargıtay Üyesi 26 hâkim ve savcı FETÖ davalarında tutuklu yargılanıyor. 

Paralel hain çetenin en önemli yapılanması olan TSK ayağıyla mücadele kapsamında ise 17 bin 161 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Bunlardan 169’u general, 7 bin 98’i albay ve alt rütbeler olmak üzere, 7 bin 267’si tutuklu; 4 bin 416’sı ise tutuksuz yargılanıyor. Adliye kontrol şartı konularak tahliye edilenlerin sayısı ise yargılananlardan bin 388’i ise tahliye edildi. Gözaltına alınıp serbest bırakılan asker sayısı ise 617. Yargılama sonucu suçsuz olduğu belirlenen 14 asker de serbest bırakıldı. Darbede aktif rol aldığı öğrenilen ve aranan firari sayısının ise 150 olduğu öğrenildi. 

Örgütün bel kemiği olan polis yapılanmasında ise rakamlar daha yüksek. 15 Temmuz’dan sonra 20 bin 534 polis hakkında adli işlem yapıldı. Bunların 8 bin 815’i tutuklu yargılanıyor, 6 bin 350’si ise tutuksuz. Haklarında adli işlem yapıldıktan sonra serbest bırakılan polis sayısı bin 74. Aranan örgüt üyesi polis sayısının ise 386. FETÖ’nün A Takımı olarak bilinen vali, vali yardımcısı ve kaymakam yapılanmasında da 440 kişi hakkında işlem yapıldı. Bunun 24’ü vali, 73 kişisi vali yardımcısı, 116’sı ise kaymakam olmak üzere toplamda 213’ü tutuklu yargılanıyor. 

Darbe girişiminin ardından açılan dava ve soruşturmalarda haklarında yakalama kararı olan ve örgütün tepe noktası olan terörist başı Fetullah Gülen’in yanı sıra aralarında asker, polis, hakim, savcı ve iş adamlarının da bulunduğu 8 bin 79 kişi firarda. Davaların bir numaralı sanığı Amerika’nın koruması altında bulunan vaiz Gülen’dir. Beni en çok üzen de FETÖ üyesi bazı üst rütbeli asker ve savcıların yurt dışına kaçırılmalarıdır. Örgütün hava imamı Adil Öksüz, WhatsApp
gurubundan darbeyi yönlendiren Kurmay Albay Uzay Şahin gibi alçakların hâlâ yakalanmamış olması, kitleleri rahatsız ediyor. Bazı zengin Föncülerin ve arkasında siyasi desteği bulunan kişilerin şartlı salıverilmeleri veya tutuksuz yargılanmaları da adil değil. Yani FETÖ soruşturmalarında etkin gücün hâlâ FETÖ’cü hakim ve savcılar olduğu söylenebilir.

17-25 Aralık darbe girişiminin savcıları Zekeriya Öz ile Celal Kara’nın da aralarında bulunduğu FETÖ’cü hakim ve savcıların bir çoğu haklarında yakalama kararı çıkarılmasından önce yurt dışına kaçtı. Ergenekon Savcısı Fikret Seçen Hollanda, Ergenekon ve Oda TV davaları Savcısı Cihan Kansız Belçika’ya kaçtı. Yine savcılar Hikmet Usta ve Günay Batur ile hakimler Sema Çoğan, Onur Çoğan, Gökmen Demircan, Davut Bedir, Ali Altıntaş ve Fikret Kırmaz’ın da yurt dışına çıktıkları belirlendi. FETÖ yöneticisi ve finansörü olan Koza İpek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Akın İpek İngiltere’ye, eski futbolcu Hakan Şükür ise Pensilvanya’ya kaçan isimler. Ayak takımının suçu yok mu? Var elbet. Suçlu kimse cezalandırılmalı ve adalet elden asla bırakılmamalıdır. Lakin üst akıl ve darbenin mimarları Avrupa’da cirit atarken, içerde de işlerin çok düzgün gitmemesi, kafalarda soru işareti oluşturuyor. Devletin bu konuya eğilerek çözüm noktasında acil önlem alması gerekmektedir. Bir başka 15 Temmuzların yaşanması istenmiyorsa, FETÖ soruşturmalarında adaletin elden bırakılmaması, suçluların mutlaka cezalandırılmaları ve Avrupa’da keyif süren FETÖ terörünün üst akıllarının mutlaka yakalanmaları elzemdir. Yoksa yüreğimizin soğuması mümkün değildir.

 

  • FATİH İSTANBULLUFATİH İSTANBULLU2 ay önce
    Biyoloji profesorü birarkadasımın gönderdigi bilgilendirmeye mukabilen kendisine gönderdiğimiz, Risale-i Nur 'dan aldığımız ; basiret ve ferasetle hadisata bir bakış... "ALLAH RAZI OLSUN EVET ....,BU... KURESEL ALÇAK ;HAIN NIFAK ÖRGUTLERI AHTAPOT KOLLARI GIBI AYNI MERKEZDEN IDARE EDILDIGINI RISALE-İ NUR'DAN ALDIĞİMIZ FERASET VE BASIRET GÖZÜYLE BAKINCA BU KIRLI- SEFIL -HAIN PLAN VE PROJELER BIR TABLO OLARAK EKRANA YANSIYOR..AHTAPOT'UN KOLLARI (FETÖ-YENİ ASYA -SÖZLER KÖŞKÜ-ÇAY HOUSE )- PKK-HDP-DAİŞ-DHKP-C-VB....OLARAK ÇEŞİTLİ AD ve OYUNCULARLA SAHAYA S Ü R Ü L Ü Y O R.
  • SANCAKTAR HAYRETTİN PAŞAZADELIHALİLSANCAKTAR HAYRETTİN PAŞAZADELIHALİL2 ay önce
    ".....Kibriti gözümüze çok yaklaştırınca, arkasında kocaman bir ormanı kaybedebiliriz. Bu tehlike FETÖ’den kaynaklanan siyasi tehlikeden daha büyük ve bu ifsat hâlâ büyümeye, yayılmaya, derinleşmeye devam ediyor. Deşifre olmamış FETÖ’cüler de bu tür ortamlarda kendilerine sığınma alanı buluyor ve ifsat faaliyetlerini burada sürdürüyorlar." demişçokhaklı olarak uyarıyor Sn.DİLIPAK.
  • EnverEnver2 ay önce
    Gülenciler yapmadı diyorlarmış...
  • HarunHarun2 ay önce
    Amerika dan nasil gorundugu onemli degil cunku zaten darbenin planlayicisi ve uygulayicisi amerikaydi turkiyeyi misir gibi yapip kapi kuluna dondurup turkiyeyi resmen soyacaklardi ama hayvan terli yemedi bunun disinda soylenilen hersey masaldan ibaret sadece gercek suclularin maskesi
  • MuhammedMuhammed2 ay önce
    Geç kardeşim....ARINÇ LAWRENS nerde? DIŞARIDA.Damatlar? DIŞARIDA.GÜL? DIŞARIDA.DAVUTOĞLU? DIŞARIDA.... YA GÖKÇEK? NEYİ ANLATITSUN SEN....
  • NevzatNevzat2 ay önce
    Rahmetli Abdullah Çatlı gibi adamlar lazım.
  • Fatih EMLİKFatih EMLİK2 ay önce
    Gariban anadolu çocukları birer imzayla toplandı.çantada keklikler kolayda isimleri sayılı asıl suçlular niye bırakıldı.?bırakıp önlrm almazsanız elbette sahiplerine kaçarlar.Öksüz'ün nerde olduğu muamma belki amerika belki almanya sefaretinde?etkin muamele yapılmıyor.Uykumuz çok ağır.HERO FANİLASI ile dalga geçiyorlar.akan kanlara yazık.