Dünya ile imtihanımız

28 Nisan 2017 Cuma

Bu çağın insanı olan bizler, yaşadığımız dönemde vuku bulan olaylara imani bir perspektiften bakmalıyız. Hz. Peygamber (sav), “Müminin ferasetinden sakınınız; zira o Allah’ın nuruyla bakar.” (Tirmizi, “Tefsir”, 6) buyurmaktadır. Bu nedenle bizler, sosyal olaylara, toplumsal değişimlere, çevreye hülasa tüm oluşumlara, imanın kazandırdığı feraset ile bakmalı ve bu doğrultuda kritiğe tabi tutmalıyız. Bu temel prensiplere sadık kalarak dünya ile imtihanımızı gözden geçirelim.

Yeryüzünde yaşanan her şey bizim bedenimizin üzerinde yaşanmış demektir. “Bir kumarhane, bir faiz kurumu, bir meyhane görürsen bil ki, bunların hepsi bedeninin üzerinde yapılıyor.” İnsan topraktan yaratılmıştır. İşlenen cürüm ve katliamlar da yine bu toprak üzerinde yapılmıyor mu? Akıtılan kanlar, patlatılan bombalar ve bütün sevimsiz olaylar, hep öz bedenlerimiz üzerinde icra ediliyor. Biz Müslümanlar, dünya üzerinde sürdürülen savaşlara, Çok şükür Türkiye’de savaş yok (!)” gibi sığ bir mantıkla yaklaşamayız. Akıtılan her kanı kendi kanımız, dağıtılan her haneyi kendi evimiz saymak zorundayız.

“Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar” (Buhari “Edeb”, 27) Hadis-i şerifte tavsif edildiği gibi tek bir vücudun organları mesabesinde olan ümmetin her bireyi; 2 milyar uzvunun acısını ruhunda hissetmeli ve üzerine düşeni yerine getirmelidir.

Bu husustaki vazifemizi icraya, dualarımız ile başlayacağız. “İçinde bulunduğum şartlarda/yüzyılda, savaşın yaşandığı ülkelerdeki kardeşlerime nasıl bir yardım yapabilir, vazifemi nasıl yerine getirebilirim? türünden mülâhazalar ve fikrî kaygılar karşısında verilecek en doğru cevap, “Dualarınızla...” olacaktır. Filistin, Irak, Afganistan, Suriye, Mısır ve daha pek çokları, alenî bir zulme muhatap kılınmaktadır. Bu canlı vesika karşısında Müslümana düşen, hiç olmazsa seherlerini ve dualarını bu kardeşlerine tahsis etmesidir.

Unutmamalıyız ki biz, namazlarımızın her rekâtında “Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz” (Fatiha, 1/5) derken, tekil ifadelerle değil, tüm ümmeti kapsayan bir dil kullanarak dua ediyoruz. Daha doğru bir ifadeyle kullarına dua talimini yaptıran Rabbimiz, geniş gönüllülük ve diğergamlık gibi erdemleri namaz vesilesiyle bizlere aşılamış olmaktadır.

Türkiye’nin sadece bir günlük ekmek israfı, Nijer halkının tamamına yetecek seviyeye yükselmiş durumdadır. İsrafçı olmamak hem dinimizin öğretilerinin bir gereği, hem de insanî tasaların bir sonucudur. Dünyanın bir tarafında bir lokma ekmeğe muhtaç insanlar yaşarken, beri tarafta tıka basa doldurulmuş mideleri sebebiyle rahatsızlanan insanlar yaşamaktadır. 

Toplumsal çöküş, toplumun yalnız bir ya da birkaç tabakasında değil, tüm kesimlerinde, hem de hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Eroin komasına girerek ölen gençler, üniversitelerin geldiği acı nokta, ahlâkî erozyon, dinî yozlaşma ve daha yüzlerce belge, tehlikenin hızlı bir şekilde, hepimizi kuşatma altına aldığını göstermektedir.

Bir uzvumuz, gece gündüz demeden aynı şiddete maruz kalırken, diğer bir uzvumuz doyumsuzluk batağında debelenmekte ve meşguliyetlerini sadece yeme içme, gezip tozma gibi üzerinde hiçbir ümmet şuuru nişanesi bulunmayan basit işlerle iştigal etmektedir. Bir tarafta küçük elleriyle düşman tanklarına sapanla taş atma telaşında çocuklar yaşarken, diğer yanda 15 yaşına gelmiş olmasına rağmen, anne babası tarafından sabah namazına kaldırılmaya kıyılamayan çocuklar varlığını sürdürmektedir.

Şimdi mukayese ve muhasebeyi objektif bir usulle inanç penceresinden yapalım ve kendimize şu soruyu yöneltip: “Dünya ile imtihanımızda başarılı mıyız? ”, hükmümüzü vicdan mahkemesinde kendimiz verelim.

Selam ve dua ile Cumanız mübarek olsun. 

 

  • KulKul6 ay önce
    ABDULLAH ASLAN kardeşim fitnelik yapma. Zan ile hareket edip suçlamalarda bulunmam doğru değil. Yoksa sende kalp okuyuculuğu mu var? İsminin anlamı gibi ol. Ayrıştırıcı değil birleştirici olmalıyız. Geçmişteki yanlışlara bakıp geleceğimizi bunun üzerine yaparsak çok zanda bulunuruz. Dosdoğru olmaya ve yaşamaya devam edelim. Peygamberimizin hayatını iyi öğrenelim ve yaşayalım. Abdullah demek: Allah’ın kulu. Peygamber (s.a.s)’in en sevdiği isimlerden aynı zamanda babasının adıdır. Allah şehitlerimizden ve gazilerimizden razı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.
  • mhmtmhmt6 ay önce
    Yavuz Bahadıroğlunun bu günkü yazısında dediği gibi "Hayat bir imtihansa, sağlık, hastalık, varlık ve yokluk da o imtihanın evreleridir. Şartlar ne gösterirse göstersin, güçlükleri, korkuları aşmak için çabalamak da insan olmanın şartıdır. (Yavuz Bahadıroğlu). Allah'ı görüyor gibi dosdoğru yaşamaya çalışmalıyız. Sağ ve solumuzdaki melekleri unutmamalıyız. Önce can sonra canan demeliyiz. Kendimizi bataklıkta bırakıp başkalarını nasıl aydınlatabilir veya faydalı olabiliriz. Cumamız mübarek olsun.
  • Şeytanlar ve şeytancıklar için yaşasın CEHENNEM.Şeytanlar ve şeytancıklar için yaşasın CEHENNEM.6 ay önce
    Herkes en doğruyu biliyor. Millet demogoyiyi seviyor. Kaybedenler zaten inanmıyor. İnanlar ise bidatlerle işini yüzdürüyor. Tövbe kapısı açık deyip dini kendine uyduruyor. Dini ile zenginleşiyor. Hayır yapar, sevap kazanırım diyor. Allah affetsin diyor. Her insan günah işler, insan dünyaya hata yapmak için gelmiş, hatada yapacak günahta işleyecek deniyor. İnsanların kendisini kandırmasına şeytanda yardımcı oluyor. Alanda verende memnun. Alınteri soğursa soğusun. Helal etmezse etmesin. İman zayıf olunca azıcık cehennemde yanarım, eninde sonunda cennetin kenarında yaşarım. Düşünceler çok hocam. Yemeyenin malını yerler. Bana dokunmayan zarar bin yaşasın. Demogoyi varken her şey kolay. Aldat aldatabildiğin kadar. Demokrasilerde çare tükenmez. Garibanı üzerim, ağzına bir parmak bal sürer barışırım. Camiye geldiğimde zaten toptan helalleşirim. Helal etmeyenlere de geride kalanlarım koyar postasını. Nereden nereye. Aldatmaya kandırmaya sövmeye şeytana ve şeytancıklara devam. Demogojiye devam. Kendir pişir kendin ye. Bidatler bize yeter, aşırıya hayır. İmtihan fitnelersayesinde kaybetmeyle bitiyor ama farkedenimiz olmuyor. Şeytanlar ve şeytancıklar için yaşasın CEHENNEM.En karlı çıkanlar şehitlerimiz. Allah şehit ve gazilerimizden razı olsun. Allah bilinçli yaşayan kulların sayısını artırsın. İnşallah imanlarımız dosdoğru olur, yanlışlar azalır, Allah korkusuyla yaşayan insanlarımızla kenetlenme, birlik beraberlik artarda fitneler yok olur. Cumanız mübarek olsun.
  • ADI MÜSLÜMANIN AHİRET İNANCI VAR MI?ADI MÜSLÜMANIN AHİRET İNANCI VAR MI?6 ay önce
    Kolelik kalkti. Koleligin modernligi geldi. İnsanlar din ile somuruluyor. Dini tam bilmeyen insanlar once koyun gibi kandiriliyor, arkasindan yine alin teri kurumadan hakki verilmedigi gibi dini kavramlarla oyalaniyor. Dindar kesim bunu yaptiginda din sanki bu sanilarak millet dini kotuluyor. İmanlar zayifliyor. Yanlislar artiyor. Vatandas modern hayatin seytani arzularina yenik dusuyor. Hirs artiyor. Tam dunyalik oluyor. Kredi cekerek yarisa giriyor.Battikca batiyor. Ben kendimden de ornek vereyim. Evdeki her turlu ini olan olmayan kitaplari yirtip cop sepetinin altina cop su akitmasin diye koyuyorum. Yalniz evde Kuran bulunduruyorum..Artik insanlara guvenmiyorum. Yoldan gecenlerle selamlasmiyorum. Selam verene de suphe ile bakiyorum. Acaba ne cikari var.Dini konusma yapanlara acaba yine ne cikarin pesindeler diye suphe ile bakiyorum. YASANMİS BİR OLAY: Gecenlerde suriye bir kadin acim diye bir evden yardim istiyor. Kadin aciyor. Kocasi evde degil. Eve aliyor, yediriyor, doyuruyor, dertlesiyor. Vakit epey gec oluyor. Suriyeli kadin evim uzak. Bu gun evinizde yatayim, yarin giderim diyor. Esi musade ediyor. Suriyeli kadin evde bir odada ev sahibi kadinla korkarim diye beraber yatiyorlar. Gece suriyeli kadin kalkip erkek ev sahibinin yatagina gidiyor ve sabah ev sahibi sabah esinin haberi olmasindan sonra esini ve cocuklarini kapi disari yapiyor. İnsanlik bitiyor. İyilikten maraz doguyor. imtihan kaybediliyor. Fitneler, yalan dolanlar, dunyalik olmalar sonucu hep seytan seytanciklar kazaniyor. İmtihan kaybediliyor. Kisacasi insanlik oluyor.
  • isa TORUKisa TORUK6 ay önce
    Bir toplumda adalet-güven sarsılması varsa farketmez o toplum yıkılmaya mahkumdur...Mümin inanan ve kendisine güven duyulan kişidir..Peygamberimizin ismi el Emin di...şimdi maalesef büyük bir sarsıntı var toplumda bunu tamir etmek öyle 1-2 yılı almaz ...devletimizin bütün kurumlarına büyük iş düşüyor..tüm herkese güzel bir yazı
  • HER SEY ORTADA HER SEY ORTADA 6 ay önce
    Dunya ile imtihanimiz. Sonuc: Husran, kaos, cehennem,maglup olmaktan baska bir sey degil.. Hic olmeyecek gibi yasayanin ahireti nasil olur. Dini kullanan, dinin bir kismini isine geldigi gibi kullananin somu nasil olur. Millet dini yasamaktan cok ayakta kalmaya calisiyor. Dini nasihata karni tok. Bu yuzden bidatlerle hayatini kolaylastirmaya calisiyor. Sonuc sifir, vebal kimin?...Allah yar ve yardimcimiz olsun. Karni tok olanlar aclarin halini ve dinini anlamazlar.
  • ABDULLAH ASLANABDULLAH ASLAN6 ay önce
    "Dünya ile bir imtihanımızda; objektif bir usulle inanç penceresinden" eğer ilk önce kendimizbaksaydık, kendi halkının parasıyla alınan Topnamlularını doğrultarak,bugüne kadar teröristlere karşı dahi kullanılmayan füzelerle, bu vatanın Polisine, Askerine,Halkına ve kendi Meclisine saldırı düzenleyen,249Müslüman'ı Şehid edenlerin,yıllarca Dini bir Cemaat kisvesi altındaki hainler hakkında bugüne kadar bir çift sözünüzü duyardık hocam!
  • ömer kızılömer kızıl6 ay önce
    soru zor bir soru. başarılı olmak için mücadele ediyor ve çabalıyoruz hocam. dualarınızda bizi de hatırlayın... selam, muhabbet ve saygıyla.
  • mümin izmirmümin izmir6 ay önce
    teşekkürler ihtiyacımız bu ...yazının tam isabet olmuş..