William Wallace

İskoçya'nın en büyük ulusal kahramanlarından biri olan William Wallace, ülkesinin İngilizlerden kurtulması için mücadele etmiştir.

Bazı tarihçiler William Wallace'ın 1270'de doğduğunu iddia ederken, 16. yüzyıl kitabı "William Wallace'ın Tarihi ve İskoç Hadiseleri" (History of William Wallace and Scottish Affairs) William'ın 1276'da doğduğunu söylüyordu. Kesin kanıtların olmamasından dolayı Wallace'ın doğum tarihi ve doğum yeri tartışılmaktadır.

Tarihe göre Wallace'ın doğum yeri Renfrewshire'deki Paisley yakınlarında Elderslie'dır. Fakat, bazı biyograflar onun doğum yerinin Ayrshire, Kilmarnock yakınlarında olduğunu belirtmiştir.

Ek olarak Wallace'ın ilk hadiselerinden bazıları Ayrshire'da gerçekleşir. Bunun aksine Wallace'ın ilk hadiseleri Elderslie'ye de, Ellerslie'ye de yakın olmayan Lanark'ta gerçekleşir ve daha sonra Wallace, Irvin'deki İngilizler'e karşı savaşan İskoç asillere katılmak üzere Ayrshire'a gider. Wallace Fransa'daki papazlara katılan iki amcası tarafından eğitilmiştir.

Wallace döneminde İskoçya

William Wallace, doğduğunda Kral III. Alexander 20 yıldan beri hüküm sürüyordu. Onun dönemi ekonomik düzen, barış süresi içinde geçti ve İngiltere'nin baskılarına karşı koymayı başardı. 1286 yılında, Alexander attan düşerek öldü. Tahta geçmek için hiçbir çocuğu sağ değildi. İskoç liderler, Alexander'ın 4 yaşındaki kız torunu Margaret'ı kraliçe ilan ettiler. Yaşından dolayı İskoç liderler, Margaret yetişene kadar ülkeyi yönetmesi için geçici bir hükümet kurdular.

Kral Edward, İskoç liderlerle yapılan Margaret'ı oğlu ile evlendirme antlaşması olan Birham antlaşmasıyla durumdan yararlanmak ister. Fakat Margaret, Norveç'ten İskoçya'ya dönerken yolda hastalanır ve 1290 yılında ölür.

Öte yandan yaygın inancın aksine John Balliol'un tahta hakkı vardır. Ancak İskoçlar ön yargılardan kaçınmak için sorun hakkında karar verecek bağımsız bir hakimin konu ile ilgilenmesini ister. İskoçlar İngiliz kralı I. Edward'ı kraliyetin yerine geçmesi için çağırırlar. Fakat Edward, bağımsız hakem olarak gelmek yerine, büyük bir ordu ile İskoç-İngiliz sınırına gelmiştir. Tartışmalara çözüm bulmak için özerk statüsüne bir lord olarak geldiğini söyler.

İstekleri duyulduktan sonra 1292'de, Edward, Balliol'u Özerk İskoç olarak tanımladığı İskoçya'nın hükümdarı seçer. Mart 1296'da Balliol Edward'a vergi vermekten vazgeçer. Bunun üzerine Edward İskoç sınırı Berwick-upon-Tweed'e saldırır ve çok kan döker. İskoçya'da yaşayan herkesi kiliselere saklansalar dahi katleder. Papa Gascony'de heyet toplar ve yaptıklarından dolayı Edward'a madalya verir. Mayıs ayında İskoçları Lothian'daki Dunbar savaşında mağlup eder.

Wallace'ın kahramanlıkları

Yerel Ayrshire destanlarına göre; 2 İngiliz askeri, Lonark'taki balık pazarında Wallace'a meydan okudu. Tartışma iki İngiliz askerinin öldüğü bir arbedeye dönüştü. Bunun üzerine yetkililer Wallace hakkında yakalama emri çıkardı. Hikâyenin doğruluğu ne olursa olsun, Wallace İngilizlerden 1291'de babasının ve ağabeyinin ölümünden dolayı nefret ediyordu.

Wallace, 1297'de İngiliz Lonark şerifi Sir William Heselrig'i öldürdü. Sevdiği ve evlendiği genç kadın Marion Bardifute'un öcünü almak için onun cesedini parçaladı. Bu detayı doğrulayan kanıtlar yok. Kısa sürede Wallace, Loundoun Hill (Darvel-Ayrshire) yakınlarında, Ayr'daki savaşı kazandı. Gelişen isyan, Haziran ayında İrvin'de İskoç soyluların İngiliz koşullarını kabulü ile önemli bir zarar gördü.

Ağustos'ta, Wallace Selkirk grubundan, Stirling'teki Andrew de Moray'ın ordusuna katılmak için ayrıldı. Moray bir diğer isyanı başlattı ve onların gücü, İngilizlerle karşılaşmak için hazırlandıkları Stirling'de birleşti.

Stirling Köprüsü Muharebesi

11 Eylül 1297 tarihinde William Wallace, Stirling Köprüsü Muharebesi'ni kazandı. İngilizlerin sayıca üstünlüğüne rağmen, Andrew de Moray ve Wallace liderliğindeki İskoçlar, İngiliz ordusunu bozguna uğrattı. Earl of Surrey William de Warenne'in profesyonel 300 süvari ve 10.000 piyadelik ordusu köprüyü geçerken bir felaketle karşılaştı. Köprünün hasarlı olması birçok askerin birlikte geçmesine engel oluyordu. Bu yüzden İngilizler köprüyü geçerken, İskoçlar onların yarısının geçmesini bekledi ve daha sonra onları kısa sürede yok etti.

İngilizler geri çekilmeye başladı. Fakat köprü ağırlığı kaldıramayınca çöktü. Birçok İngiliz köprünün altında kalarak boğuldu. Bu zafer İskoçlar için büyük bir moral oldu. Moray, savaştan üç ay sonra aldığı yaradan dolayı öldü. İngilizlere karşı kazandığı br dizi zaferden sonra Robert Bruce, Wallace'i şövalye ve "İskoçya'nın koruyucusu ve ordularının lideri" olarak ilan etti ve Wallace tahttan indirilmiş bulunan John de Balliol adına ülkeyi yönetmeye başladı.

Falkirk Savaşı

İngilizler Roxburg'da bir çiftliği istila ederek insanları korkuttu. Lothian'ı yağmaladılar ve bazı kaleleri yeniden ele geçirdiler. Fakat Wallace'i savaşa çekemediler. İskoçlar düşmana karşı her şeylerini kullanmaya karar verdiler. Edward Wallace'ı aramaya Falkirk'te son verdi.

Wallace, mızrakçılarını dairesel bir şekilde mızrakları başlarından yukarı şekilde oturur vaziyette ayarladı ve kazıklardan savunma alanı kurdu. İngilizler İskoç okçularını yararak üst kısmı ele geçirdi. İskoç şövalyeleri kaçtılar.

Atlı İskoçlar Edward'la anlaşıp Wallace'a ihanet ederek savaştan çekildiler. Wallace Eylül 1298'de, Robert the Bruce, Earl of Carrick ve John Comyn of Badenoch'un desteklediği İskoçya'nın Koruyuculuğundan istifa etti. 1302'de Wallace barış hareketini reddederken, Bruce Kral Edward'la barış yaptı.

Ölümü

İskoç soylularının çoğunun 1304'te Edward'ın egemenliğini kabul etmesinden sonra İngilizler William Wallace'ın peşini bırakmadılar. Wallace, Edward'a sadık olan İskoç şövalye Sir John de Menteith tarafından yakalanarak İngiliz askerlerine teslim edildi.

Londra'ya gönderilen Wallace vatan hainliği ve krala ihanet suçundan yargılandı. 

Bu talebe Wallace şöyle karşılık verdi: "Ona bağlı kalacağıma dair hiçbir zaman yemin etmedim"

23 Ağustos 1305 günü duruşmadan sonra Wallace mahkeme salonundan çıkarıldı. Üstsüz bir şekilde Smithfield pazarında at tarafından çekildi, elleri iplerle bağlı, ayaklar atın arkasında bağlı bir şekilde darağacında asıldı, fakat ölmek üzereyken bırakıldı. Hareketsiz, bitkindi. Asıldıktan sonra henüz ölmeden bağırsakları çıkarıldı,bütün bu işkençelere rağmen yine de kraldan af dilemedi. Kafası gövdesinden ayrıldı ve vücudu dört parçaya bölündü. Kafası Londra köprüsüne asıldı. Kol ve bacakları, Newcastle, Berwick, Stirling ve Perth'de ayrı ayrı sergilendi.

Etkileri

Wallace'ın anısına dikilen levha, Smithfield'de Wallace'ın idam edildiği yerin yanında olan Aziz Bartholomew Hastanesi (İng. St. Bartholomew's Hospital)'nin duvarında asılıdır. İskoç vatanseverler ve diğer ilgililer sık sık burayı ziyaret etmekte ve çiçek koymaktadır.

Wallace'a ait olduğu sanılan kılıç yıllardır Dumbarton kalesinde saklandı ve şimdi Stirling yakınlarında Wallace Ulusal Anıtı (İng. the Wallace National Monument)'da saklanıyor. Buna rağmen uzmanlar tarafından yapılan incelemeler bu kılıcın dizaynının Wallace'dan birkaç yıl sonrasına ait olduğu sonucunu çıkardı.

Wallace'ın yaşamının Robin Hood efsanesine kaynaklık ettiği sanılmaktadır. Söylendiğine göre Wallace çok uzun boylu bir adammış. Çetede William'ın küçük kardeşi John da yer alırmış ve ona Küçük John denirmiş. William'ın sevgilisi Marion, Robin Hood'un sevgilisinin adı oluvermiş, Küçük John da efsaneye William gibi iri yarı bir adam olarak dahil edilmiş.

Wallace'ın hayatı, 1995'te çevrilen Cesur Yürek (Braveheart) filmine konu olmuştur.

William Wallace'un son sözü ise 'ÖZGÜR İSKOÇYA' oldu. İskoçya kendi parlamentosuna sahip bağımsız bir ülke olmayı başarmış, ancak yine parlamento kararıyla 1707 yılında Birleşik Krallık'ın kuruluşunda yer almıştır.

William Wallace'ın sözleri

 

- Ben William Wallace, geri kalanlarınızın canı bağışlanacak. İngiltere'ye geri dönün ve onlara orada deyin ki; İskoçya'nın kızları ve çocukları artık sizin değil. Onlara İskoçya'nın özgür olduğunu söyleyin. 

- İngiliz tarihçiler benim bir yalancı olduğumu söyleyecekler ama tarih, kahramanları asanlar tarafından yazılıyor.

- Özgürlük! (idam edilmeden önceki son sözü)

- Her insan ölür, ama her insan gerçekten yaşamaz.