Victor Hugo

Romantik akıma bağlı şair, romancı ve oyun yazarı, aynı zamanda Fransa'nın en büyük yazarı olarak görülen Victor Hugo kimdir?

Victor Marie Hugo, 26 Şubat 1802  tarihinde Fransa'da dünyaya geldi.

Çocukluğu, Fransa'nın siyasi açıdan en çalkantılı olduğu dönemlerden biriydi. 

Hugo iki yaşındayken Napolyon kral ilan edilmiş, on sekiz yaşındayken ise Bourbon Monarşisi tekrar yönetime gelmişti. 

Babasının subay olmasından dolayı sık sık taşınan Hugo, hayatının bu evresinde birçok şey tecrübe etti. 

1821 senesinde hayatta en büyük destekçisi olan annesini kaybeden Hugo, bundan bir sene sonra çocukluk aşkı Adele Foucher ile evlendi. Aynı sene ilk şiir kitabı "Odlar ve Çeviriler" yayınlandı.

1822 seneinde ilk romanı "İzlanda Hanı" çıktı. Bu kitapla edebiyat dünyasına kendisini kabul ettirdi ve romantizme bağlı bir yazar olarak tanındı. 


Yazdığı oyunlardan "Marion de Lorme" isimlieserine sansür uygulandı. Bu sansüre "Hernani" oyununu yazarak karşılık verdi. Bu başkaldırış sonrası ünü arttı. Hugo, bu durum sonrasında liberallere yaklaştı. 11'inci Louis dönemini anlatan romanı "Notre Dame'ın Kamburu" edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bu başarılarla yoğun bir çalışmaya girdi. 1841'de Fransız Akademisi'ne seçildi. 


1851 senesindeki hükümet darbesinden sonra 3'üncü Napolyon iktidara gelince Brüksel'e kaçtı. Bu sürgün yaşamı 1870'teki cumhuriyete dek devam etti. Sürgün yıllarında 1852-1855 arasında İngiltere'de de kaldı. Eserlerinin çoğunu sürgün döneminde yazdı. Ünlü romanı "Sefiller" 1862 senesinde yayınlandı ve olağanüstü ilgi gördü. Kısa sürede çeşitli dillere çevrilen bu roman, ona uluslararası düzeyde başarı sağladı.

Fransız- Alman savaşının ülkesinin yenilgisiyle son bulması ve cumhuriyetin kurulmasının ardından Paris'e döndü.

1870'te Paris'in kuşatmasını anlatan "Korkunç Yıl" şiireyle ulusal bir kahraman oldu ama ailesindeki kayıpların verdiği acıyla yaşamdan koptu. 1871'de kurulan Paris Komünü'nü destekledi, yine Brüksel'e kaçmak zorunda kaldı. Kısa süre sonra döndü. Senatör seçildi.

Aynı sene Ulusal Meclis üyesi oldu ama bir ay sonra istifa etti.

1863 senesinde evlenmek için ABD'ye kaçan kızı 1872'de akli delirmiş olarak geri döndü. 1871 ve 1873'te iki oğlunu kaybetti.  


Victor Hugo, Fransız edebiyatının en çok ürün veren yazarıdır. 1830'lu yıllarda "Romantizmin en güçlü beyni" olarak anılmaya başlandı.

Popüler Fransız edebiyatının babası ve Fransa'nın ulusal şairi oldu. Ancak sonraki yıllarda daha çok düzyazıları ve özellikle romanlarıyla akıllarda kaldı.

15 yaşındayken bir şiiriyle Akademi Ödülü'nü kazandı. 17 yaşında ise Toulouse Edebiyat Akademisi'nin en büyük ödülü olan Altın Zambak'ı aldı.

1825'te Légion d'Honneur nişanının sahibi oldu.

Hugo, 1878 senesinde beynindeki bir dolaşım sorunu nedeniyle rahatsızlandı. 22 Mayıs 1885 tarihinde de hayatını kaybetti. Cenazesi, ulusal törenle kaldırıldı.

Pantheon'da medfundur.

 

SÖZLERİ

Aşk, iki iken bir olmak demektir.

Az yalan söylenmez; yalan söyleyen her yalanı söyler!

Bana yağmuru anlatma, yağ!

Bir insani görevin yarısı vatana, diğer yarısı ise halka hizmettir.

Bir kütüphane, bir inancın işaretidir.

Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur.

Bir okul fazla yapın, bir hapishane eksiltmiş olursunuz.

Çalışmak, uçup gidebilecek bir alışkanlıktır; bırakması kolay, yeniden başlaması zor bir alışkanlıktır.

Çalışmak hayat, düşünmek ışıktır...

Çocuğunu kaybeden bir anne için her gün ilk gündür; bu ıstırap ihtiyarlamaz.

Dikkat, aklın en büyük çocuğudur.

Kimse "vazgeçilmez" değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar "aptal" değildir.

Düşmanlarınız mı var? Niye, gerçekten büyük bir iş başaran ya da yeni bir düşünce oluşturan her insanın öyküsüdür bu.

Evlatlarını sevmeyen babalar olabilir; ama, torununu çıldırasıya sevmeyen dede olamaz.

Fakirlik, insanın sözde dostlarını uzaklaştırır.

Felsefe düşüncenin mikroskobudur.

Gecenin en karanlık anı şafak sökmeden az öncedir...

Gençliğe, yaşlılıktan çok hürmet etmeliyiz.

Gülmek bir güneştir, insanın yüzünden hüzün ve keder kışını defeder.

Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin belki de gülmeden ölürsünüz.

Güzellik, kısa süren bir saltanattır.

Gitme diyebilecek kadar güçlü olmalı insan hayatta. Çünkü hiç kimse, kaybettiklerini unutabilecek kadar güçlü değil aslında.

Herhangi birinin senden nefret etmesinin asıl nedeni; senin gibi olmak istediği halde asla senin gibi olamayacağını bilmesidir.

Her köyde bir meşale olur, o öğretmendir; ve her köyde bir söndürücü olur, o papazdır. 

Herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz.

Herşeyi dengede tutmak iyidir. Herşeyi uyumlu tutmak daha iyidir.

İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.

İzmir bir prensestir.

Kadınlar zayıftır, ama analar kuvvetlidir.

Kadınsız bir erkek horozsuz bir tabanca gibidir; erkeği ateşleyen kadındır.

Kalp boşaldıkça kese dolar.

Müzik, söylenemeyen ve hakkında sessiz kalmanın imkânsız olduğu şeyleri ifade eder.

Melankoli mutsuz olma zevkidir.

Okumak gıdadır. Okuyan insanlık, bilen insanlıktır.

Onurun kurallarını bizim yıldızları incelediğimiz gibi inceleyenler var: Uzak bir mesafeden.

Öğrendikten, sevdikten sonra daha çok acı çekeceksiniz.

Öldükten sonra yaşamak istiyorsanız; Ya okumaya değer şeyler yazın, ya da yazılmaya değer şeyler yaşayın!

Ölmek bir şey değil, yaşamamak korkunç.

Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zorunlu oldu mu, insan ne denli büyükse, o kadar çok eğilir.

Ruhunu kaybeden dünyayı kazansa ne çıkar?

Savaş alanlarının olmadığı bir gün gelecek; dükkânlar ticaret ve akıllar düşünceler için açılacak o gün.

Seni o kadar hayal ettim ki artık bir hayalsin...

Sizi tedirgin eden şeyi söyleyeyim mi? Fransa'nın üç yüz yıldır yaydığı büyük özgürlük ışığı tedirgin ediyor sizi; o akıldan yapılmış ışık. Aydınlık Fransız ulusundan meydana gelen ve dünyanın bütün uluslarının yüzüne Fransa'nın parıltısı halinde vurmuş olan o ışık rahatsız ediyor sizi. (Dinsel içerikli Falloux yasasının onaylanmasından önce verdiği ve özgür düşüncenin bir çeşit bildirisi olarak da anılan ünlü söylevi)

Yalan zeka işidir, dürüstlük ise cesaret. Eğer zekan yetmiyorsa yalan söylemeye, Cesaretini kullanıp dürüst olmayı dene...

Yerini vaktinde terketmeyi bilmek, gerçek olgunluktur.

Yetenekli insanların kişisel özgünlüklerinden vazgeçmeleri, Tanrı'nın bir hizmetçiye dönüşmesine benzer.

Yıldızların düşmediğini söylediği için Prinelli'yi dövdürten, kanın vücutta dolaştığını ispatladığı için Harvey'e işkence eden onlardır. Galilei'yi, Kristof Kolomb'u zindana attıran, Pascal'ı, Monteigne'i, Moliere'i din ve ahlak adına aforoz eden onlardır. Fransa'nın 300 yıldır yaydığı büyük ışık onları rahatsız ediyor. O ışık akıldan müteşekkildir. Gerçek mümin benim ey rahipler, sizler dinsizsiniz.

Yumuşak olma ezilirsin sert olma kırılırsın.

Kadını güzel yapan Tanrı, sevimli yapan ise şeytandır.

Kurdu kurtaran, koyunları öldürür.

Siyah bir ışık görüyorum. (Son Sözleri)

 

ESERLERİ

Şiirler

Odes et poésies diverses (1822; Odlar ve Çeşitli Şiirler)

Nouvelles Odes (1824; Yeni Odlar)

Odes et Ballades (1826; Odlar ve Baladlar)

Les Orientales (1829; Doğulular)

Les Feuilles d'automne (1831; Sonbahar Yaprakları)

Les Chants du crépuscule (1835; Şafak Türküleri)

Les Voix intérieures (1837; Gönülden Sesler)

Les Rayons et les Ombres (1840, Işınlar ve Gölgeler)

Les Châtiments (1853; Azaplar)

Les Contemplations (1856; Düşünceler)

La Légende des siècles (1859, 1877, 1883; Yüzyılların Efsanesi)

Les Chansons des rues et des bois (1865; Sokak ve Orman Şarkıları)

L'Année terrible (1872; Korkunç Yıl)

L'Art d'être grand-père (1877; Büyük Baba Olma Sanatı)

Le Pape (1878)

La Pitié suprême (1879)

L'Âne (1880)

Religions et religion (1880)

Les Quatre Vents de l'esprit (1881; Usun Dört Rüzgarı)

La Fin de Satan (1886; Şeytanın Sonu)

Toute la Lyre (ös 1888, 2 dizi; 1893, 1 dizi; Bütün Lir)

Dieu (1891; Tanrı)

Les Années funestes, 1852-1870 (ös 1898; Uğurusuz Yıllar: 1852-1870)

 

Romanlar

Han d'Islande (1823; İzlanda Hanı)

Bug-Jargal (1818)

Le Dernier Jour d'un condamné (1829; İdam Mahkûmunun Son Günü)

Notre-Dame de Paris (1831; Notre Dame'ın Kamburu)

Claude Gueux (1838)

Les Misérables (1862; Sefiller)

Les Travailleurs de la mer (1866; Deniz İşçileri)

L'Homme qui rit (1869; Gülen Adam)

Quatrevingt-treize (1874; Doksan Üç İhtilali)

 

Oyunlar

Cromwell (1827)

Amy Robsart (1828)

Hernani (1830; Hernani)

Marion de Lorme (1831; Marion de Lorme)

Le roi s'amuse (1832; Kral Eğleniyor)

Lucrèce Borgia (1833)

Marie Tudor (1833)

Angelo, tyran de Padoue (1835; Padova Tiranı Angelo)

Ruy Blas (1838; Ruy Blas)

Les Burgraves (1843; Derebeyler)

Théâtre en liberté (1886; Özgürlükte Tiyatro)