V. Murat

33. Osmanlı Padişahı ve 112. İslam Halifesi V. Murat kimdir?

21 Eylül 1840 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. 

Babasının ilk erkek evladı olmasından dolayı eğitimine büyük özen gösterilmiştir. 

V. Murad, döneminin en ünlü isimlerinden Doğu kültürü ve fen bilimleri dersi aldı.

Önce Ethem Paşa'dan, sonra ise Kemal Paşa ile Gardet isimli bir Fransız'dan ders alarak 14 yaşında öğrenmeye başladığı Fransızca'sını ilerletti.

Guatelli Paşa ve Augusto Lombardi adlı bir diğer İtalyandan piyano dersleri alarak musiki konusunda ilerleme kaydetti ve kendi kendine birçok şarkı besteledi. 

Amcasının tanıdığı serbestlik sayesinde, Kurbağalıdere'deki köşkünde ailesi ve buyruğunda çalışanlarla birlikte rahat bir hayat yaşadı. 

Kendisini Avrupalı prenslerden farklı görmezdi ve alafranga yaşama biçimini severdi. 

Veliaht Murat, bu dönemlerde meşrutî rejimi savunan Yeni Osmanlılar'la temas kurdu. Sık görüştüğü Şinasi, Namık Kemal ve Ziya beylerle meşrutiyet, demokrasi ve hürriyet konusunda sık sık konuşuyor, fikir alış verişinde bulunuyor ve tartışıyordu. 

Sultan Abdülaziz, 30 Mayıs 1876 tarihinde tahttan indirilip, 4 Haziran 1876'da bilekleri kesilerek katledildikten sonra tahta V. Murat çıktı. 

Sultan Abdülaziz'in tahttan indirildiği tarihi önceden bilen V. Murat, hal'in bir gün sonra olacağını sanıyordu. Kendisine söylemeden amcası tahttan indirildiği için, dairesine birden giren askerlerin durumu haber vermek maksadıyla geldiklerini anlamadı, onu öldürmeye geldiklerini sandı. Bunun üzerine şiddetli bir korkuyla sarsılarak depresyona girdi. Serasker Hüseyin Avni Paşa'nın arabasına binerken Paşa arabadan inmeyerek büyük bir protokol rezaletine imza atmış, aynı zamanda belinden çıkardığı silahı korku içindeki V. Murat'a uzatmış ve korkusunu bir kat daha arttırmıştır. Rıhtımdan çatanaya bindirileceği sırada deniz fırtınadan dolayı kabarmış, bunun üzerine korkuya kapılarak binmek istememiş ve müdahale edilerek bindirilmiştir. Sarayburnu'na geçilerek bir arabayla Beyazıt'taki Seraskerlik binasına gidilerek orada biat törenine başlanmıştır. 

Kısa süre içinde yaşadığı olayların etkisiyle artan korkusu yüzünden, törenin kısa kesilmiştir. Toplu halde huzura alınan gayr-i müslim din adamları, kendilerine mahsus kıyafetleriyle üzerine yürüyünce kaçmaya çalışmıştır. 

Padişahların törenle Cuma namazına gittikleri Cuma Selamlığı esnasında kendini sarayın havuzuna atmaya çalışması yüzünden bu törene bir daha cesaret edilememiştir. Daha da önemlisi, saltanatının meşruiyetinin tasdiki anlamına gelen kılıç alayı yapılamamıştır.

Birkaç gün sonra da Sultan Abdülaziz'in ölüm haberinin gelmesi ve ardından Hüseyin Avni Paşa'nın Çerkes Hasan isimli genç mücahit subay tarafından öldürülmesi üzerine kendini tamamen kaybederek yatağında gözleri havaya dikilmiş halde hareketsiz kalakalmıştır. 

Özel doktoru olan Dr. Kapolyon'un bir küvetin içine yatırarak elli sülük ile kan almak gibi tamamen durumla alakasız, hatalı tedavi yöntemleriyle durumu daha da fenalaşmış ve adeta kendisinden ümit kesilmiştir. Bu durumda kendisinden umdukları ümitlerin suya düştüğü kanaatine varan devlet adamlarının kararıyla 93 gün kaldığı Osmanlı tahtından 31 Ağustos 1876 tarihinde indirilmiştir.

Ulu Hakan II. Abdülhamid Han tarafından ailesi ile birlikte zorunlu ikamete mecbur edilmiş ve 29 Ağustos 1904 tarihinde 63 yaşındayken vefat etmiştir.