Tuğrul Bey

1028-1029 yılları arasında Merv ile Nişabur şehirlerini ele geçiren Tuğrul Bey daha sonra Buhara ve Belh kentlerine seferler düzenledi. İlk büyük zaferini 1035 yılında Gazne hükümdarı Sultan Mesud’a karşı elde etti.

Tuğrul Bey, 993 yılında Cend şehrinde doğmuştur. Dedesi Büyük Selçuklu Devleti‘nin temellerini atan Oğuz Türklerinden Selçuk Bey‘dir. Babası Mikail bir savaşta ölünce kardeşi Çağrı Bey ile birlikte dedesi tarafından yetiştirildi.

Tuğrul Bey, Gazneliler bir savaşta Selçuk Bey’in oğlu Arslan Yabguyu esir alınca 1025 yılında Selçukluların başına geçti. Altun Can Hatun ile evlendi. Selçuklulara yeni bir yurt arayan Tuğrul Bey komutasındaki Türkler Horasan’a göç ettiler.

1028-1029 yılları arasında Merv ile Nişabur şehirlerini ele geçiren Tuğrul Bey daha sonra Buhara ve Belh kentlerine seferler düzenledi. 1034’te Şah Melik’e karşı ilk mağlubiyetini aldı. İlk büyük zaferini 1035 yılında Gazne hükümdarı Sultan Mesud’a karşı elde etti. Bu savaş Selçukluları ülke sahibi bir devlet konumuna getirdi. 1038'de Nişabur’u payitaht seçip şehirde adına hutbe okuttu ve kendini sultan ilan etti.

23 Mayıs 1040 tarihinde Gaznelilerle yaptığı Dandanakan Savaşı‘nı kazandı. Bu zaferinin ardından Bağdad'taki Abbasi halifesine bağlılık ve hurmet ifade eden mektubunu gönderdi. 1043 senesinde devlet merkezini Rey şehrine taşıdı. Kardeşi Çağrı Bey’i Horasan valisi tayin eden Tuğrul Bey İran‘ın büyük bir bölümünü ele geçirdi.

Daha sonra Abbasi halifesini Şiilerden kurtarmak için 1055’te Bağdat’a sefer düzenledi. Buveyhoğuları ile savaşarak onları ağır bir yenilgiye uğrattı. Buveyoğulları hükümdarı olan El-Meliku’r-Rahim’i esir alan Tuğrul Bey bu devlete son vererek Bağdat’a gldı.

Bu dönemde Tuğrul Bey aleyhine üvey kardeşi İbrahim Yinal isyan etti. Çok sayıda Türkmen de bu isyana katıldı. Tuğrul Bey isyancı üvey kardeşi ve Buveyhoğulları orduları ile savaşa girmek zorunda kaldı.

1060 yılında Tuğrul Bey üvey kardeşinin isyanını bastırdı ve Fatimilerin eline geçmiş olan Bağdat’ı ele geçirdi. 1060’da Mısır Fatimilerini bir daha toparlanamayacak şekilde bozguna uğrattı. Abbasi halifesi Kaim’in tekrar Bağdat’a dönmesini sağlayan Tuğrul Bey, halifenin kızı Seyyide Fatıma el-Betül ile evlendi. Halife Kaim, Tuğrul Bey’e Sultan, Ruknu’d-Devle (Dinin direği), Malikul-Meşrik ve Magrib (Doğu’nun ve Batı’nın Sultanı) unvanlarını verdi.

Bizans karşısında sürekli savunma durumunda olan İslam dünyası, Tuğrul Bey ile birlikte hücuma geçti. Tuğrul Bey, Maveraünnehr‘den Anadolu‘ya, Irak‘tan Azerbaycan ve Kafkasya‘ya kadar olan bölgelerde huzuru ve güvenliği tesis etti. 28 ülkeye kendi hakimiyetini kabul ettirdi. Döneminde  iktisadi hayat geliştirilip refah seviyesi yükseltildi. Selçuklu devlet teşkilatı, sonradan kurulan Türk-İslam devletlerine örnek oldu.

''Kendime bir saray yapıp da yanında bir cami inşa etmezsem, Allahü tealadan utanırım'' sözü Tuğrul Bey’in dini duygularını güzel bir şekilde ifade etmektedir. Bağdat’ta inşa ettirdiğiı sarayının yanına cami, medrese ve hamam da yaptırmıştır.

Erciş ve Bergri kalelerini fethederek Anadolu’nun kilidi olan Malazgirt önlerine kadar gelen Tuğrul Bey yakalandığı bir hastalık sonucu 5 Eylül 1063 tarihinde İran’ın Rey şehrinde 73 yaşında vefat etti. Evliliklerinden çocuğu olmadı. Yerine yeğeni Alp Arslan geçmiştir.