Mustafa Cambaz

15 Temmuz darbe girişimi sırasında basın mensubu Mustafa Cambaz’da bulunuyordu. Batı Trakya’da doğup büyüyen Mustafa Cambaz Yunanistan’ın askere çağırmasıyla "Yunan'a askerlik yapmam!" diyerek Gümülcine'deki köyünü terk edip İstanbul’a göç etti.

15 Temmuz gecesi şehit edilen Mustafa Cambaz’ın cenazesi dua ve tekbirler eşliğinde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tatbikat Camisi’ne götürüldü. Cenaze namazına Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Gül, bakanlar, mesai arkadaşları, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze namazının ardından Mustafa Cambaz’ın cenazesi Çengelköy Mezarlığına defnedildi.

15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşananları şehit Mustafa Cambaz'ın oğlu Alparslan Cambaz şöyle anlattı:

"Babam on, on beş dakika sonra bana telefon açtı. "Asker karakolu bastı, halka ateş ediyorlar" dedi. Ben tabii nasıl olur diye kavramaya çalışıyorum, o sırada arkadan silah sesleri geliyor. "Sen neredesin?" dedim. "Duvarın dibindeyim" dedi. "Ani hareketler yapma" dedim. Onu tanıyan bilir. Ani hareketler yapar, fevridir... Telefon kesildi bir müddet sonra. Bende tabi film koptu.

İçeri gittim hemen abdestimi aldım. Bir tane tişörtüm var "O'ndan geldik O'na gideceğiz" ayeti yazıyor üzerinde, onu giydim. Evde silah olsa silah alacağım yanıma. Çakı aldım bir tane… Akla bak! O an zaten sopa mı çakı mı ne geçerse artık… Çengelköy'e bir indim ki hareket etmek mümkün değil. Öyle bir yoğun atış var ki... Sağdan gidin sağdan gidin diye bağırıyorlar… Sağa sola bakıyorum insanlar vuruluyor, vurulanları taşıyorlar… Her taşınana babam mı değil mi diye bakıyorum."

Alpaslan, bütün çabalamalarına rağmen babasını bulamadı ve yaklaşık 1,5 saat sonra eve döndü. Bir yandan da durmadan babasının telefonunu arıyor fakat açan olmuyordu. Sonunda çalan telefonu Çengelköy'deki hastaneden bir görevli açtı ve ona babasının yaralı olarak başka bir hastaneye götürüldüğünü söyledi. "Ya Ümraniye Devlet Hastanesi ya da Haydarpaşa Numune" demişti telefondaki ses. Alpaslan, annesini de alıp Ümraniye Devlet hastanesine koştu.

O an yaşadıklarını şu şekilde dile getirdi;

"Ümraniye Devlet Hastanesine gittik, Numune'de bir abimiz vardı zaten. Onu arayıp, bakar mısın dedim. O babama ulaşamadı. Bu arada babam haymatlos, yani kimliği yok. 30 yıldır evli, 25 yaşında çocuğu var ama kimliği yok… Yani bu adam nasıl yaşadı şimdiye kadar kimse inanmaz anlatsam… Hastane girişindeki listede adını görememiş olmamı buna bağladım.

Öğrendiğime göre morgda biri yatıyordu, bir de yoğun bakımda insanlar vardı. Morgdakine benim bir abim girdi, geldiğinde "O değil" dedi. Fakat beni kendine inandıramadı. Herkes yarım yamalak bir şeyler söylüyordu. Oyalıyorlardı bizi. Ama gerçekten morgdaki o değilmiş. Sabah 5:30 civarı yoğun bakımdan cansız bedenini çıkardılar."

Cambaz, şehit olmasına rağmen bir müddet yoğun bakımda tutulmuştu. Oğlu, babasının şehadet haberini sosyal medya hesabından şöyle duyurdu: "Şehide en yakışan yerinden vurulmuş. Göğsünden. İki kurşunla. İnşallah ben de bir şehit evladıyım."