Muhsin Kiremitçi

15 Temmuz darbe girişimi sırasında Gölbaşı'ndaki Özel Hareket Daire Başkanlığına düzenlenen bombalı saldırıda şehit düşen Muhsin Kiremitçi'nin eşi 8 aylık hamileydi. Vefatından 5 hafta sonra Gökçe isminde bir kızı olan Kiremitçi, henüz 28 yaşındaydı.

Meslek lisesi elektrik bölümünde okuyan Kiremitçi, ÖSS’de meslek liseleri arasında ikinci olarak derece yapmıştı. Üniversitede istediği bölüm Mekatronik’i kat sayı probleminden dolayı kazanamayınca polis olmaya karar verdi. Gümüşhane ve Isparta’da görev yapan Muhsin Kiremitçi, eğitim görerek komiser yardımcısı oldu. Şehit olduğunda Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı’ndaki ilk mesai günü olan Kiremitçi, Cizre ve Kobani sınırında da görev yapmıştı.

15 Temmuz gecesi göreve çağırılan Muhsin Kiremitçi, 23 yaşındaki 8 aylık hamile eşi Seda’yı komşularına emanet etti. Gölbaşı Özel Hareket Daire Başkanlığı'na düzenlenen ikinci bombalı saldırıda şehit düşen Kiremitçi, Ankara’da bir kadın doğum hastanesinin morguna götürüldü. Ankara’daki tüm hastanelere bakan fakat kadın doğum hastanesinde olma ihtimalini düşünmeyen aile, Kiremitçi’yi 3 gün boyunca bulamadı. Şehidin mesai arkadaşının verdiği bilgiler üzerine hastaneye giden Kiremitçi’nin ağabeyi ve kardeşi, DNA testi sonucunda Muhsin Kiremitçi’yi teşhis etti.

Kızını hiç görmeden şehit olan Kiremitçi’nin eşi Seda Kiremitçi’nin çok metanetli olduğunu ve şehit haberini aldığında sakinleştirici bile yapılmasına izin vermediğini söyleyen şehidin abisi Mehmet Kiremitçi, 3 günlük bekleme süresinde kendilerini bu duruma az da olsa hazırladıklarını ifade etti.

Bebeğini kucağına aldığı gün yaşadığı duyguları anlatan şehit eşi Seda Kiremitci, şunları söyledi:

"Bebeğim bembeyazdı. Sadece eşimin de doğumhanenin kapısında beklemesini, bebeğimle çıktığımda beraber olmayı istedim. Çok sıradan şeyler istemiştim. Bebeğimizin kalp atışlarını hiç duymadı. En azından bebeğimizin kalp atışlarını duysaydı. Ondan bir parça kucağıma aldığımda kendimi güçlü, korumacı hissettim. Önce 'Eşim bizi koruyor' diyordum. 'Bebeğimizi korumalıyım' düşüncesiyle kendimi hiç bırakmadım. Bizim parçamız, bana ihtiyacı var. Çabuk yorulduğumdan bebeğimiz için havalar soğuyunca alışverişe çıkmayı düşünmüştük. Birlikte bir tane bile bir şey alamadık. En azından bebeğimize birlikte bir şey alsaydık, küçük de olsa alsaydık."

Kiremitci, eşini hiç "gitmiş" gibi kabul etmediğini belirterek, şöyle devam etti: "Keşke eşim de bu günleri görebilseydi. Bebeğimizi mezarlığa hiç götürmedim gerek de duymuyorum çünkü eşimin burada olduğunu hissedebiliyorum. Madem 'şehitler ölmez' o da kesinlikle burada, bizim yanımızdadır. 'Gökçe, babanı görüyor musun kızım. Baba sana 'Tatlı kuşum' diyor mu?' dediğimde uyurken nefes alışları hızlanıyor, gülümsüyor. Onun kokusuyla uyuyor. Eşimin tüm kıyafetlerini yıkamıştım. Sadece o gün işe giderken üzerine giydiği kıyafet var. Babasının sadece gömleği var. Bebeğimizin, en azından kokusunu hissetmesini istediğim zaman babasının olay günü giydiği gömleğini yanına koyuyorum. Sonra 'Tatlı kuş' dediğimde tepki veriyor, hissediyorum. Gömleğindeki kokuyu uzun süre muhafaza edemeyebileceğim düşüncesi beni endişeleniyor. O kokuyu kaybetmemek için en iyi şekilde muhafaza etmeye çalışıyorum."

Muhsin Kiremitçi, 22 Temmuz Cuma günü Konya’da defnedildi. Şehidin ismi, Isparta’da bir imam hatip ortaokuluna verildi.