I. Elizabeth

VIII. Henry’nin ve Kraliçe Anne Boleyn'in kızı I. Elizabeth, 17 Kasım 1558 tarihinde 25 yaşındayken tahta çıktı ve 45 sene hüküm sürdü. Bu hüküm süresince İrlanda ve sembolik olarak da Fransa’nın da kraliçesi olarak kabul ediliyordu. Hiç evlilik yapmadığı için "Bakire Kraliçe" olarak da bilinmektedir.

TAHT ÖNCESİ 

Elizabeth henüz 3 yaşındayken annesi zina yaptığı gerekçesiyle idam edildi. Elizabeth annesi öldükten sonra gayrimeşru evlat durumuna düşerek tahta çıkma şansını yitirdi. 

Kral VIII. Henry olaydan on gün sonra Jane Seymour’la evlendi. Jane Seymour, bir yıl sonra Prens Edvard’ın doğumu sırasında hayatını kaybedince, Kral VIII. Henry 1543 senesinde verdiği bir emirle Elizabeth’in prensesliğini tekrar meşru hale getirdi.

Prens Edward 9 yaşındayken “VI. Edward” olarak tahta çıktı lakin henüz 16 yaşındayken baba olmadan ölünce, I. Elizabeth’in diğer üvey kardeşi (Kraliçe Catherine’in kızı) I. Mary Kraliçe oldu. 

Bundan kısa bir süre sonra Mary de çocuksuz hayatını kaybetti ve böylece I. Elizabeth 17 Kasım 1558 tarihinde 25 yaşındayken tahta çıktı ve 45 sene boyunca hüküm sürdü. 

 

KRALİÇE I. ELİZABETH

I. Elizabeth, İngiltere sınırları içerisinde köle ticaretine izin veren ilk İngiliz yöneticisidir. 

Tahta çıktıktan sonra ilk işi danışmanlarını seçmek oldu. İnce eleyip sık dokuyarak dönemin en yetenekli danışmanlarını etrafında topladı ve bu danışmanların çoğu hükümdarlığının sonuna kadar yanında kaldılar.

Danışmanlarını seçtikten sonra ülkesindeki din sorununa çözüm aramaya başladı. Babası VIII. Henry ülkeyi Katolik kilisesinin etkisinden çıkarıp Protestan yaptığı için ülkede din tartışmaları durulmuyordu. Elizabeth, orta yolu bularak "din reformunu ülkeye geri getirmeyi ve ne Katolik ne de aşırı Protestan bir İngiltere Kilisesi kurmayı” tercih etti. 

İngiltere Parlamentosu, bazı Katolik öğeleri korumakla birlikte İngiltere Kilisesi’nin inançlarını ve ayinlerini belirleyen bir yasayı (Act of Uniformity) kabul etti. Elizabeth'in izlediği bu  “orta yol” politikası kaçınılmaz olarak ne Katoliklerin büyük kısmını ne de katı Protestan olan Püritenleri hoşnut etti. 

Uğraşması gereken bir başka sorun ise, ondan önceki dönemde kraliçenin izlediği politikalar yüzünden halkın hanedana olan sevgisinin azalmasıydı. Elizabeth cinsiyetini avantaja çevirmeye karar verdi. Ünlü tarihçi Christopher Haigh, bu durumu şöyle açıklıyor:

“Elizabeth tahtta Bakire Kraliçe, kiliseye karşı bir anne, soylularıyla birlikteyken bir teyze, danışmanları için dırdırcı bir eş ve maiyetindekilerin ayartıcısıydı.” 

Halkına her zaman onlara özel bir sevgi duyduğunu hissettirmeyi başaran Elizabeth, halkının da onu sevmesini başardı. Halka beslediği sevgi ile, kendisini sevdirdi ve güvenlerini kazandı.

ALTIN ÇAĞ

Elizabeth'in kraliçe olduğu dönemde İngiltere'nin hiç denizaşırı toprağı yoktu. Oysa İspanya gibi diğer ülkeler denizaşırı ticaret ile zengin oluyorlardı. Bunun üzerinde Elizabeth döneminde maceracılar ün, para ve Çin ile Uzakdoğu’ya giden yeni ticaret yolları peşinde okyanuslara açıldı. 

Okyanusa ilk açılan Sir Francis Drake "The Golden Hind" isimli kendi gemisiyle dünyanın çevresini dolaşan ilk İngiliz kaptan oldu. Güney ve Kuzey Amerika’nın batı kıyısında yol alırken İspanyol hazine gemilerini yağmaladı. İspanya’nın Yenidünya’daki egemenliğini bitirmek için, Kuzey Amerika’nın doğu kıyısında koloni kurma teşebbüslerine mali destek sağladı. Hak iddia ettiği bölgeye İngiltere Kraliçesi onuruna Virginia ismini verdi. 

Yine Kraliçe Elizabeth döneminde İngiltere'de eğitim teşviki başladı. Okullarda verilen yeni ve kapsamlı eğitimle edebiyat ülke genelinde yaygınlaştırılmaya başlandı. Bu eğitimin yanına basım alanındaki yenilikler de gelince ülkede kültür reformu başladı. Bu dönemin en önemli edebiyatçısı kuşkusuz Wiiliam Shakespeare'dir. 

Şairler etkileyici soneler yazmış, besteciler daha önce hiç duyulmamış müzikler bestelemiş, yetenekli ressamlar kraliçe ile devlet erkanının minyatürlerini yapmış, kutsal saydıkları kitabın yeni tercümeleri kiliselerde ve evlerde başlıca yeri almıştı.

Fakat altın günler uzun sürmedi.

I. Elizabeth'in saltanatının son zamanlarında tekrar din konusunda sıkıntılar yaşanmaya başlandı. Bu dönemde yaklaşık 200 papaz ve sivil vatandaş idam edildi.

Aynı zamanda İrlanda'da İngiliz yönetimine isyan başladı ve İspanya ile yapılan savaş devam etti.

Ekinlerdeki hasatlar üst üste dört defa kötü geçti. Bunun üzerine işsizlik ve evsizlik sorunları başladı. Üst üste gelen bu felaketler yüzünden Kraliçe Elizabeth halk arasında popülerliğini kaybetmeye başladı. 

Tüm bu olaylar üzerine Kraliçe I. Elizabeth yaşama isteğini kaybetmiş bir halde 24 Mart 1603 tarihinde hayata gözlerini yumdu.