I. Charles

I. Charles tarihte idam edilen ilk İngiliz kralıdır.

Kral VI. James’in ikinci oğlu olan I. Charles, 19 Kasım 1600 tarihinde İskoçya’da doğdu. Hastalıklı bir çocuk olduğundan, babası 1603 yılında I.James olarak İngiltere kralı ilan edildiğinde, uzun yolculuklara dayanamayacağı için bir süre, İskoçya’da kaldı.

Atlara ve avlanmaya, plastik sanatlara özel bir ilgisi vardı. 1612’de ağabeyi Henry’nin ölümü üzerine veliaht ilan edildi. 27 Mart 1625’te kral olarak tahta çıktı. Daha sonra Fransa Kralı XIII. Louis’in kız kardeşi Henrietta Maria ile evlendi. Kral olduktan sonra, bu makamı elinde tutanın yalnız Tanrı'ya karşı sorumlu olduğuna inandığından Charles'ın yavaş yavaş parlamento ile arası açılmaya başladı. Tarımda pazar için üretimin yaygınlaşmasıyla yeni bir soylu sınıf ortaya çıkmıştı. Bunlar özellikle yün üretimi ve ticareti ile uğraşıyorlardı. Bu kesim, ticaret ve dünya pazarlarında güçlenirken parlamentoda önemli bir etkinlik kazanmaya başladı.

Öte yandan, Charles’ın dış politikası ülkeye çok pahalıya mal oluyor, savaşlara hazine para yetiştiremiyordu. Kralın toplayacağı vergileri onaylama parlamentonun hakkıydı. Savaşlar için gereken paralar, parlamento desteği olmadan toplanamazdı. Parlamento onayını, Charles, krallık makamına hakaret olarak gördü. Parlamentoyu devre dışı bırakarak bir dizi yöntemle vergi toplama yoluna gitti. Soylular ile gelişmekte olan tüccar kesimi krala borç para vermek zorunda bırakıldı. Vergisini ödemeyenleri ise özel mahkemeler tarafından tutuklandı. Bu durum gerginliği büsbütün artırdı.

Sorunun dinsel yanı da önemliydi. Parlamento üyelerinin çoğu Protestanlık’ın Püriten mezhebindendi. Püritenler papalığın ve Katolik Kilisesi’nin amansız düşmanıydı. I.Charles Anglikan Kilisesi’ndendi, Fransız olan karısı ise Katolik'di. Parlamenter Püritenler, Charles’ın, karısı yoluyla, Katolik dinini İngiltere’ye geri getirmeye çalıştığından şüpheleniyorlardı. 1629 yılında parlamentoyu dağıtan Charles, ülkeyi 11 yıl boyunca tek başına yönetti. 1634’te, o güne dek sadece sahil kentlerinin ödediği bir vergiyi tüm kentlere ödetmeye başladı. Ayrıca özel mahkemeler kurdurup, buyruğuna karşı çıkanları yargılattı.

1603’ten beri İngiltere’yi yöneten Stuart hanedanının İskoç kökenli olmasına karşın, İskoçya, ülke yönetiminde ikinci planda kalmıştı. Ayrıca İskoçya'da Protestanlık mezhebinin bir kolu olan Presbiteryenlik egemendi. Charles Anglikan Kilisesi’nin öğretilerini İskoçlar’a zorla kabul ettirmeye çalıştı. Bunun üzerine İskoçlar ayaklandı. İskoçlar’a karşı savaşabilmek için paraya ihtiyaç duyan I. Charles, parlamentoyu toplamak zorunda kaldı. Parlamento, krala ancak gerekçelerini sunduktan sonra, para konusunu görüşmeye hazır olacağını bildirdi. Charles, parlamentoyu yeniden dağıttı. Ancak 1631’de bir İskoç ordusunun Kuzey İngiltere’ye girmesi üzerine parlamentoyu yeniden topladı.

Kasım 1640’ta toplanan bu parlamento ünlü “Uzun Parlamento” olacaktı. Parlamentoda geçmişin haksızlıkları, kralın İngiliz yasalarını çiğnediği, parlamentonun haklarını gasbettiği dile getirildi. Parlamento üyelerinin bu kızgınlığı karşısında Charles yumuşak davranmak zorunda kaldı. 23 Kasım 1641’de parlamento ''Büyük Protesto'' denilen belgeyi krala sundu. Bu belgede, Charles tahta çıktığından beri, ülkede aksayan düzenin sorumlusunun kral olduğu bildiriliyordu. Kral ile parlamento arasındaki hava giderek gerginleşmeye başladı.

Ordunun denetimini isteyen parlamentoya kesin olarak ret cevabı verdi. Ayrıca parlamentonun kraliçeyi yargılamaya hazırlandığından şüphelenerek ailesini Hollanda’ya gönderdi. 4 Ocak 1642 tarihinde parlamentonun önderlerinden 5 kişiyi tutuklattırmaya kalkıştı. Fakat bunlar kaçmayı başardı.

Bu arada kraliçe, kraliyet mücevherlerini karşılık göstererek kocasına borç para bulmaya çalıştı. Haziran 1642’de parlamento ''19 öneri'' adlı belgeyi Charles’a yolladı. Buna göre vergi koyma ve tüm yüksek kademe devlet memurların atama yetkileri parlamentoda olmalıydı. Ayrıca ordu ve kilise parlamentonun denetimine girmeli, kraliyet bütçesiyle devlet bütçesi birbirinden ayrılmalıydı. Charles bu belgeyi bir ültimatom olarak değerlendirdi ve 22 Ağustos 1642’de İngiltere İç Savaşı başladı.

İngiltere İç Savaşı

İngiltere monarşi ve parlamento yanlıları olarak ikiye ayrıldı. Savaşta önce Charles’ın askeri birlikleri başarılı oldu. Ancak kralın Londra üzerine yürümemesi parlamento yanlılarına toparlanma fırsatı verdi. 1643 yılında savaşı Oxford’dan yöneten Charles’a parlamentonun bir barış önerisi getirildi. Ancak Hollanda’dan bir gemi dolusu silah getirmiş olan kraliçenin de etkisiyle Charles bu isteği geri çevirdi.

Ocak 1644’te Iskoçlar parlamento yanlılarıyla işbirliğine giderek Charles’ın Londra üzerine yürüme projesinden vazgeçmesini sağladılar. İngiltere’nin Güney ve Batı bölgesine kralcı, Kuzey ve Doğu bölgesine ise parlamentocu güçler yerleşti.

1645 yılı bir dönüm noktası oldu. Oliver Cromwell tarafından eğitilen ''Yeni Model Ordu'' parlamento yanlılarının baskın çıkmasına yol açtı. Naseby Muharebesi'nde Charles kesin olarak yenildi.

Köylüleri askeri eğitimden geçiren parlamento yanlılarının lideri Cromwell, kralın süvari birliklerine karşı bu orduyu çıkararak, soylu kesimin askeri üstünlüğünü kırdı. Mayıs 1646'da kralın bulunduğu Oxford kenti kuşatıldı. Ocak 1647’de Charles, parlamento kuvvetlerine esir olmasına karşın ordu ile parlamento arasındaki anlaşmazlıklardan yararlanmaya, bunlarla ayrı ayrı görüşmeler yapmaya çalıştı. 1648 yılında parlamento, Charles'ın yargılanmasına karar verdi. Parlamento üyeleri Charles’ı ülkenin sorunlarından sorumlu tutuyor ve ülkeden kaçarak dış askeri müdahaleyi kışkırtmakla suçluyordu.

Charles'ın ''vatana ihanetten'' ve ''İngiliz toplumuna karşı suç işlemiş'' olmaktan yargılanmasına karar verildi. Ancak Charles, onu yargılayacak mahkemenin yasal olmadığını iddia etti ve ''Bir kralı yargılayabilecek üst makam yoktur'' savını öne sürdü. Kralın uzlaşmaz tutumu onu yargılayan parlamentoda bölünmeye yol açtı.

Bazı parlamenterler ılımlı bir monarşi idaresi istiyorlar ve krala yumuşak davranılması gerektiğine inanıyorlardı. Başlarında Cromwell'in bulunduğu bir diğer taraf ise, kralın vatanına ihanet ettiği için idam edilmesi gerektiğini savunuyordu. Sonunda özellikle Cromwell’in baskısıyla 27 Ocak 1649 tarihinde Charles ölüm cezasına çarptırıldı.

I. Charles 30 Ocak günü Londra’da Whitehall Sarayı’nın avlusunda boynu vurularak idam edildi.