Henry Ford

Ford otomobillerinin üreticisi olan Henry Ford, 7 Nisan 1947 tarihinde ABD'nin Michigan eyaletinin Dearborn bölgesinde 84 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

Tam adı Henry Martin Ford’dur. Henry Ford, 30 Temmuz 1863 tarihinde ABD'nin Michigɑn eyaletinin Detroit şehrinde İrlanda kökenli bir çiftçinin altı çocuğunun en büyüğü olarak dünyaya geldi. Babası William Ford, annesi Mary Litogot Ford’dur.

12 yaşındayken annesini kaybeden Ford, boş zamanlarını kendisine kurduğu bir mekanik atölyesinde geçiriyordu. Burada 15 yaşında ilk buharlı makinesini yaptı. 1879 yılında Detroit'te bir şirketin atölyesinde çıraklığa başladı ve cep saatleri onarımı konusunda uzmanlaştı. Cep saatlerini büyük çapta uygun fiyata üretme planından kısa bir süre sonra vazgeçti.

1882'de buharlı makine montörü olarak işe girdi. Daha sonra Westinghouse Company'de iş bularak benzin motorları üzerine çalışmalarda bulundu. Henry Ford, bir çiftçinin kızı olan Clara J.Bryant ile evliliğinden sonra kendine ait bir kereste fabrikası kurarak maddi durumunu düzeltti.

Thomas Alva Edison’ın kurmuş olduğu “Edison Illuminating Company” şirketinde 1891 yılında bir mühendis olarak çalışmaya başladı. 1893'de baş mühendisi olarak görevlendirildi. Dünyaca ünlü mucit  Edison ile Ford ilerleyen yıllarda yakın arkadaş oldular.

Henry Ford ilk tek silindirli benzin motorunu 1893'te kendi evinin mutfağında üretti. Ardından 3 yıl sonra ilk otomobilini yaptı. Başmühendisliğe terfisinden sonra yakıt motorları üzerindeki şahsi araştırmalarına yeterince zaman ve para ayırabilen Ford, Quadricycle isimli aracının gelişimini 1896 yılında tamamladı.

Bu başarının ardından Edison’un şirketinden ayrılarak başka yatırımcılarla birlikte 1899 yılında Detroit Automobile Company'i kurdu. Kendi modellerinin üstünlüğünü göstermek amacıyla araçlarını başarıyla diğer üreticilerin araçlarıyla yarıştırdı. Ancak yeteri kadar para kazanamadı 1091'de Detroit Automobile Company iflas etti.

1902 yılında hisselerine % 25,5 oranında ortak olduğu Ford Motor Şirketini kurdu. Aynı yıl içinde ürettikleri ilk otomobil ABD'de satıldı. 1904'ten sonra otomobillerini başka kıtalara da ihraç etti. 1913 yılında “Model T” adlı arabasını üretirken ilk defa yürüyen bant sistemini getirdi.

“Model T” 1908-1927 yılları arasında üretilerek 15 milyon adet satılmıştır. 1906'da İngiltere'de ilk Avrupa şubesini açtı. Ford, Belçika, İtalya ve Almanya'da fabrikalar kurdu. 1928 yılından sonra İngiltere'de kurulan yeni bir fabrikadan merkezi olarak Avrupa'daki Ford işleri yönetildi.

Ford şirketi kuruluşundan bugüne kadar hiç kimseden borç almadığı gibi tahvil, bono satışları da yapmamıştı. Şirketin kurulduğu yıl iki silindirli 8 beygirlik 1708 araba yapılmıştır. Şirket işe başlarken sermayesi 100 bin dolardı. Değişik modellerde otomobil rağbet görmüştü. İşletmesi 1917'de üretimine tarımsal taşıt araçları ekleyerek üretim yelpazesini genişletti. 1926′da şirketin sermayesi 1 milyar dolara yükselmişti. Ford Şirketi dünyanın en büyük motor şirketi haline geldi. 

Henry Ford, 1914 yılında işçilerinin ücretlerini arttırarak endüstri dünyasını hayretler içinde bıraktı. Ford fabrikasında işçiler günde 8 saat çalışıyor bunun karşılığında da 5 dolar günlük ücret alıyorlardı.

Diğer fabrikalarda işçiler günde 9 saat çalışıyorlar buna karşılık Ford’da çalışanlardan yarı yarıya az ücret alıyorlardı. Ford’un ürettiği araçlar çok az kar ile satılıyordu. Fakat çok sayıda imalatla sürümden kazanıyordu. Böylece şirket kısa zamanda dünyanın sayılı büyük şirketleri arasına girdi. 1915 yılında 1 milyonuncu araba yapıldı. 1926′da ise fabrika yılda 2 milyon araba yapabilecek hale gelmişti. 1928 yılında 15 milyonuncu araba üretildi.

1932'de piyasaya sürdüğü Y Modeli özellikle Avrupa pazarı için tasarlanmıştı. Bu model 1933'te geliştirilen V8 motoruyla birlikte, işletmenin ilerleyen yıllardaki gelişimi üzerinde, belirleyici bir rol oynadı. Ford, İkinci Dünya Savaşı'nda, tıpkı daha önce Birinci Dünya Savaşı'nda yaptığı gibi, işletmesini tamamen savaş üretimine göre uyarladı.

Ford Motor Company savaş malzemesi teslimatında en büyük şirketlerden biri oldu ve büyük kazanç sağladı. Buna rağmen Ford, her iki dünya savaşından önce barışın korunması için çaba harcamış ve 1936'da barışın güvence altına alınmasını hedefleyen bir vakıf olan Ford Foundation'ı kurmuştu.

1919 yılından sonra oğlu Edsel ile birlikte şirketi yöneten Ford, bu tarihte şirketinin bütün hisselerini satın aldı. 1925'te kısa bir süre yolcu ve kargo uçakları üretimi yaptı.

Makinelerin yanı sıra, insanları da çok seven Henry Ford, sağlığında birçok hayır kurumları ve hastaneler açtı. Ayrıca servetinin önemli bir kısmını da Ford Vakfı’na bağışladı.

Henry Ford, 1915′de devrin en tanınmış şahıslarını toplayıp bir gemiyle Avrupa’ya gitti. Bütün yolculuk masraflarını kendi üzerine almıştı. Amacı 1. Dünya Savaşı’nın çıkmasını önlemekti. Barış yolculuğu iyi bir sonuç vermedi. 1. Dünya Savaşı sürerken Ford havacılık sektörüne de girmek istedi ve uçak şirketi kurdu. Amerika Uçuş Komisyonu 2002 yılında Henry Ford’u havacılık sektörünün öncülerinden biri olarak seçti. Ancak Ford’un uçak şirketi 1933’te satışların durgunluğu sebebiyle kapatıldı.

Henry Ford, 1918 yılında senatör olmak için adaylığını koyduysa da kazanamadı. 1888 yılında Clara J. Bryant ile evlendi. Bu evliliğinden Edsel adında bir oğlu oldu. Edsel 1943 yılında ölünce şirket yönetimini tekrar eline aldı. Ekim 1945'te işleri torunu Henry Ford II'ye devretti.

Henry Ford, 7 Nisan 1947 tarihinde ABD'nin Michigan eyaletinin Dearborn bölgesinde 84 yaşında öldü.

Sözleri

 

Eğer yapamayacağınızı düşünüyorsanız, haklısınız. Yapamazsınız. 

Düşünmek en zor iştir; pek az kişinin bu işe girişmesinin nedeni herhalde bu olsa gerek.

En iyi dost,bendeki en iyi yönleri ortaya çıkaran insandır. 

Çalışmak yaşadıklarımızdan çok daha fazlasıdır, o bize yaşamın kendisini verir. 

Başarısızlık daha zekice başlama fırsatından başka birşey değildir. 

İnsanlara ne istediklerini sorsaydım, daha hızlı giden at üretirdim.

Kalite kimse bakmadığında da doğru olanı yapmaktır. 

Ne zaman yolda bir alfa romeo görsem şapkamı çıkartıp onu selamlarım. 

Kusur değil, çare bulun. 

Tanrı'nın olayları yönettiğine ve benim önerime ihtiyaç duymadığına inanıyorum. Tanrı iş başında olunca, sonuçta her şeyin en iyi şekilde biteceğine inanıyorum. Öyleyse kaygılanacak ne var? 

Siyah olduğu sürece her renge sahip olabilirsiniz.

Kalite kimse bakmadığında da doğru olanı yapmaktır.

Düşünmek zor iştir, muhtemelen bu nedenle çok az kişi düşünür.

Çoğu insan problemlerin çevresinden dolaşmaya, onları çözmeye çalışmaktan daha çok zaman ve enerji harcıyor. 

Pek çok insan diğerlerinin boşa harcadığı zamanı kullanarak öne geçer. 

Çoğu insan başarıyı almak olarak düşünür. Oysa başarı, vermekle başlar.

Öğrenmeyi bırakan kişi yirmisinde de olsa, sekseninde de olsa yaşlıdır. Yaşamdaki en muhteşem şey zihni genç tutmaktır. 

Kendi odununuzu kendiniz kesin. Böylece iki kez ısınmış olursunuz.

Bir araya gelmek bir başlangıçtır, beraberliği sürdürmek bir ilerleme. Beraber çalışmaksa gerçek başarıdır. 

Paradan başka bir şey getirmeyen bir şirket, zavallı bir şirkettir. 

İşine bağlı olan insanın kafasına düşünceler kendiliğinden doğar. 

Zorluklar, zamanında yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur. 

Benim sıfırdan başladığımı söylüyorsunuz, ama bu doğru değil. Hepimiz eldekilerle başlarız. Farkı yaratan bunları nasıl kullandığımızdır. 

Bir insanın yapabileceği en büyük keşif, yapmaktan korktuğu şeyi yapabildiğini görmektir. 

Hiç bir şey zor değildir, yalnız onu ufak parçalara bölmesini bilelim. 

Özgürlük ve mutluluk için şart koşarsanız ulaşamazsınız.