Friedrich Nietzsche

Ünlü ateist filozof Friedrich Nietzsche kimdir?

Friedrich Nietzsche, 15 Ekim 1844 tarihinde Almanya'da dünyaya geldi. 

Henüz beş yaşındayken papaz olan babasını kaybetti. Bu durum karşısında oldukça etkilenen Nietzsche, yaklaşık bir sene sonra annesi ve diğer akrabalarıyla birlikte Naumburg'a yerleşti. 

Bu olay, düşüncelerini oluşturmasında etkili olmasa da, kişiliğinin oluşumunda oldukça etkilidir. 

Oldukça çalışkan ve başarılı bir öğrenci olan Nietzsche, küçük yaşta kendi kendine sorular sormaya ve cevaplar aramaya başlıyordu. 

13 yaşındayken otobiyografisini yazdı. Kafasında oluşmaya başlayan dini kuşkular, 4 sene sonra yazdığı şiire etki etti. 

Bir dönem İlahiyat okumak için üniversiteye gitse de, inancını sorgulamaya devam etti. Ailesinden gördüğü dini baskı ve hristiyanlığın cevap veremediği sorular yüzünden, ilerleyen dönemlerde içki içmeye ve ayinlere gitmemeye başladı. 

O dönemde ateist olduğunu kabul etti ve çevresindekilere de söyledi. 

Sonraları Arthur Schopenhauer'in kitabı “İstem ve Tasarım olarak Dünya”yı bulmasıyla bakış açısı tamamen değişti. O yıllarda ünlü filozofun felsefesini derinlemesine inceleyen Nietzsche, yakın çevresine artık "Schopenhauer'cu" olduğunu açıkladı. 

İlerleyen dönemlerde düşüncelerini yazıya döken ve kitaplaştıran Nietzsche, 1889 senesinde zihinsel çöküş yaşadı. İddiaya göre, caddede yürürken bir atın kırbaçlandığını gördü ve atı korumak için boynuna sarıldı. Sarıldıktan hemen sonra bayıldı ve yere serildi. 

Hayatının son yıllarını rahatsızlıklarla geçiren ateist filozof Friedrich Wilhelm Nietzsche, 25 Ağustos 1900 tarihinde hayatını kaybetti. 

 

Meşhur Sözleri:

İnsan kahkahalarla güldüğü zaman, kabalığı ile tüm hayvanları geride bırakır. 

Kimse öfkeli insan kadar çok yalan söyleyemez.

Bana yalan söylemiş olman değil, benim sana artık inanmamam, sarstı beni.

Eylem ve vicdan genellikle uyuşmazlar. Eylem, ağaçtan ham meyveleri toplamak isterken, vicdan onları gereğinden çok olgunlaşmaya bırakır, ta ki yere dökülüp ezilinceye kadar. 

Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır. 

İnsan hatasını bir başkasına itiraf ettiğinde unutur onu; ama çoğu kez öteki kişi bunu unutmaz. 

Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir. 

Bir konu hakkında hazırlıksız sorguya çekildiğimizde, aklımıza gelen ilk düşünce çoğu zaman bizim kendi düşüncemiz değildir; ama bizim sınıfımıza, konumumuza ve soyumuza ait olan sıradan bir düşüncedir sadece. Öz düşünceler pek ender olarak su yüzüne çıkarlar. 

Yarı-bilim tam bilimden daha üstündür. O, sorunları olduklarından daha kolay görür ve bununla görüşünü daha anlaşılır, daha inandırıcı kılar. 

Çok düşünen partici olmaya uygun değildir; o, parti arasında düşüncesini çok çabuk sızdırır. 

Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır. 

Bir kurbanın yoldaşı o kurbandan daha çok acı çeker.