David Hume

Filozof ve tarihçi David Hume kimdir?

David Hume 7 Mayıs 1711 tarihinde İskoçya'da dünyaya geldi. 

Edinburg Üniversitesi’nde felsefe eğitimi alan Hume, 1734 senesinde Fransa'ya gitti ve 1738 senesinde memleketine geri dönerken ilk kitabını bitirdi. 

İngiltere'ye döndüğünde Edinburg Hukuk Fakültesi Kitaplık Memurluğu'nda çalışmaya başladı. Burada çalıştığı zamanlarda, gerekli araştırmaları yapabilen Hume, 1755 senesinde History of England kitabını bitirdi. Bu kitap ile büyük bir üne kavuştu. 

1763 senesinde elçilik katibi olarak Fransa'ya giden Hume, geri döndüğünde kısa süreliğine Dışişleri Bakanlığı'nda çalıştı. 

David Hume, düşüncenin insanlıktaki en önemli şey olduğunu söyleyen bir felsefecidir. 

25 Ağustos 1776 tarihinde Edinburgh, İngiltere’de 65 yaşında hayatını kaybetti. 

 

Sözleri

Bunca cehalet ve karanlık içinde insan anlayışına tek kalan kuşkucu veya en azından temkinli davranmak ve olabilir görünmeyen hiçbir hipoteze az veya çok teslim olmamaktır.

İnsan akıllı bir yaratıktır; böyle olduğu için de uygun gıdasını bilimden alır; fakat insanın bilgisinin alanı öylesine dardır ki, bilimden aldığı besinlerden ancak çok az bir kısmı için ümitlenilebilir.

Sana nasıl davranmalarını istersen, sen de başkalarına öyle davran. Fakat, ilk iyi davranışı sen yap.

En sönük izlenim kırıntısı bile en canlı düşünceden gerçeğe daha uygundur.

İnsan hayatının belli başlı kılavuzu alışkanlıktır.

Beyindeki küçük çalkalanmaları düşünce diye nitelendirmek ne tuhaf bir ayrıcalıktır.

Eşyanın güzelliği onu görenin zihnindedir.

Filozof ol ama, ortaya koyduğun bütün felsefenin ortasında hâlâ bir insan olarak kalabil.

İnsanın doğası gereği elimizde olan yegane bilimdir. Yine de bugüne kadar en fazla ihmal edilmiş olandır.

Bu dünyada çoğunluğun küçük bir azınlık tarafından yönetilmesinden daha garip bir şey yoktur.

Özgürlükler genellikle aniden değil yavaş yavaş yitirilir.

Kendi duyularımızın doğruluğunu kanıtlamak amacıyla yüce varlığın doğruluğuna başvurmanın fasit daire ile sonuçlanması kaçınılmazdır.

Güzel şeyler onları tasarlayan aklın içinde var olurlar.

Koşulları mizacına uygun hale getiren kişi mutludur ama mizacını karşısına çıkan herhangi bir duruma uygun hale getiren kişi daha mükemmeldir.

Biz bir tutkuyla ve bir nedenden ötürü mücadele içinde konuştuğumuzda bu konuşmayı bir kesinlik içinde ve felsefi bakımdan yapmayız. Bu davranış neden ve tutkuların kölesi olmaktır sadece ve hizmet ve itaati sağlama amacından başkaca bir uğraş olarak da asla değerlendirilemez.

Şuurlu bir kişi her sersemce ifrit veya peri öyküsünün peşinden gider ve bu biçimde kanıt toplama çabasında olur mu? Hiçbir kimse tanımadım ki, soruşturması sona ermeden önce daha önceden inanmadığı şuursuzca olanı sınamasın ve göz önünde bulundurmasın.

 

Başlıca Eserleri

A Treatise of Human Nature (1739-1740, İnsanın Doğası Üzerine Bir İnceleme)

Essays Moral, Political and Literary (1742, Ahlak, Siyaset, Yazın Denemeleri)

An Enquiry Concerning Human Understanding (1751, İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma, çev. Oruç Aruoba, Hacettepe Üniversitesi Yayınları)

Political Discourses (1752, Siyasal Söylevler)

History of England (1754-1762, İngiltere Tarihi)