Che Guevara

Che Guevara ismini hayatımızda mutlaka duymuşuzdur Peki bu kişi kimdir?

Che Guevara 14 Haziran 1928 yılında Arjantin'in Rosario şehrinde doğdu. Oldukça hareketli ve dinamik bir yapıya sahipti. Şiir, edebiyat, fotoğrafçılık, santranç, spor gibi birçok alanla yakından ilgilendi. İngilizce ve Fransızca dillerini akıcı bir şekilde konuşabiliyordu. 1948 yılında Buenos Aieros Üniversitesi'nde tıp alanında eğitim gördü. Öğrencilik hayatı boyunca birçok Güney Amerika ülkesine yolculuk yaptı. Burada görmüş olduğu hastalık, fakirlik, açlık Che Guevara'yı derinden etkiledi. Yaşanan eşitsizliğin ve haksızlığın sadece devrimle önüne geçilebileceğini düşünerek bir an önce harekete geçmeye karar verdi. 1953 yılında okulunu bitirerek tıp fakültesinden mezun oldu. Daha sonra Latin Amerika ülkelerine giderek farklı örgütler içerisinde yer aldı. Bir zaman sonra Che bu mücadelenin sadece silah yoluyla kazanabileceğini düşündü. Bu da sadece halkın silahlanmasıyla mümkün olabilirdi. Meksika'da bulunduğu sırada Küba devriminin lideri olan Fidel Castro'yla tanışarak yakın bir dostluk kurd. Birlikte Küba dikttörü olan Flgencio Batista'yı devirmek için silahlı mücadeleye başladılar. Gruba doktor olarak hizmetler verdi. Aynı zamanda aktif olarak çatışmalarda da yer aldı. Batista hükümetinin devrilmesinde büyük rol oynadı. Küba Sanayi Bakanı olarak ülkenin gelişmesine büyük katkı sağladı. 1964 yılında Birleşmiş Milletler davetlisi olarak New York'a gitti. Buradan farklı bölgelere giderek önemli çalışmalarda bulundu. 1965 yılında Cezayir'de şu konuşması bugün halen konuşulur:

Bir ölüm kalım sorunu olan bu mücadelede hiçbir sınır yoktur. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen olaylara karşı kayıtsız kalamayız. Bir ülkenin emperyalizme karşı zaferi bizim zaferimizdir, aynı şekilde yenilgisi de bizim yenilgimizdir. Baskı uygulayan bir siyasal gücün silahları aracılığıyla kurtuluşa varma olgusu, proletarya enternasyonalizmi kurallarına uygun bir şekilde ele alınmalıdır: Savaş halindeki sosyalist ülkedeki bir şirket müdürünün, ürettiği tankları ödeme garantisi sunmayan bir cepheye göndermeyi reddetmesini düşünmek ne kadar saçmaysa, kurtuluşu için mücadele eden ya da özgürlüğünü savunmak için silaha ihtiyacı olan bir halkın kredibilitesini kontrol etmek de o kadar saçmadır.  

Daha sonra sömürülen bir ülke olan Kongo'da emperyalizme karşı mücadele etti. Fakat bu girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Daha sonra Bolivya'ya giderek burada bulunan silahlı grubun başına geçti. Che Guevara ve birliği 1967 yılında Bolivya ordusuyla çatışmaya girdi. Bu olaydan sonra hükümet Che'nin yakalanması için karar çıkartıldı ve gerçekleştirilen özel bir operasyonla yakalanarak esir alındı. Ertesi gün eski bir okul binasına götürülerek askerler tarafından infaz edildi. Cesedi bir küvet içerisine konularak basına gösterilip teşhir edildi. Che Guevara'nın ölmeden önce söylediği sözler ise şunlar olmuştur:

Buraya beni öldürmeye geldiğini biliyorum. Vur beni korkak, yanlızca bir adam öldürmüş olacaksın.

Che'nin ölümünden sonra Küba'da 3 günlük yas ilan edildi. Kemikleri getirtilerek bu topraklara gömüldü.

ESERLERİ

- Savaş Anıları
- Motosiklet Günlükleri
- Afrika Rüyası
- Gerilla Savaşı
- Sosyalist Planlama
- Latin Amerika Gençliğine
- Küba Bir İstisna mı Yoksa Öncü mü?
- Vietnam’la Dayanışma
- Bolivya Günlüğü