Baybars

1258 yılında Bağdat Moğollar tarafından işgal edilmiş ve şehir yakıp yıkılmıştı. Halife Mutasım Billah ve ailesi de kılıçtan geçirilerek öldürülmüştü.

Baybars, 1233 yılında Karadeniz'in kuzeyinde doğmuş bir Kıpçak Türk'üdür. Küçüklüğünde Moğollar tarafından Kıpçak steplerinde yakalanarak Bizans tüccarlarına satılmıştır. Köle olarak Kahire'ye getirilmiş, burada Eyyubiler'in hassa ordusuna alınmıştır. Zeka ve yeteneğiyle kısa sürede yükselen Baybars, devlet mevkilerinde önemli yerlere gelmiştir.

Ayn Calut Muharebesi

Baybars'ın devleti olan Memlükler, İslam Tarihi'ne Moğolları yenebilen tek devlet olarak geçmiştir. Moğollar Memlükler ile karşılaşmadan önce Harzemşahlar, Anadolu Selçuklu Devleti gibi büyük Türk-İslam devletlerini yenmişti. Baybars Moğolları 1260 yılında Ayn Calut'ta yenerek düşmanının ilerlemesini büyük ölçüde durdurmuştu.

Saltanatı

Ayn Calut Muharebesi'nin ardından Sultan Kutuz, Baybars'a vadettiği Halep valiliğini vermedi. Bunun üzerine Baybars bir av sırasında Kutuz'u öldürttü. Sultan ölürken Baybars'ı hükümdar ilan etti. Baybars, saltanatının birinci yılında (1261’de), Moğollar tarafından öldürülmüş olan Abbasi halifesinin yerine aynı aileden başka birini getirerek, Mısır Abbasî Hilafetini kurdu. Baybars zamanında Mısır Türk Devleti en kudretli dönemini yaşadı.

Cesur bir asker, kudretli bir hükümdar ve iyi bir idareci olduğunu gösteren Baybars, yaşamı boyunca Haçlılar'a ve Moğollar'a karşı mücadele etti.

1263 yılında Baybars, Haçlıların kurmuş olduğu Frank Kudüs Krallığı'ndan ufak kalıntı olarak ellerinde kalan arazilerin merkezi olan Akka kalesini kuşattı. Fakat bu kaleyi ele geçirmeyi başaramadı. Buna rağmen Arsuf, Hayfa, Safed, Yafa, Aşkelon ve Kayserya'da Haçlılarla çatışmalara girdi. Buralarda bulunan kaleleri ele geçirip yıktırdı.

1266'da Baybars Moğol İlhanlılara tabi olmayı kabul eden Kilikya'da bulunan Küçük Ermenistan Kralı I. Hatum'a karşı sefer düzenledi. Küçük Ermenistan'ı ve ülkenin başkenti olan Kozan (Sis) şehrini zapt etti.

1268'de Baybars ordusuyla Antakya şehrini kuşattı. 8 Mayıs'ta şehir teslim oldu.

Baybars şehrin kalesini yıktırdı ve kentin savunmasına giren Hristiyan ahalinin çoğunu esir aldı. Bu sırada Antakya Prensliği'ne atanmış olan Prens IV. Boemondo şehirde bulunmuyordu. Boemondo'nun elinde hala Trablus-Şam kalesi bulunmaktaydı. Baybars  bu kaleyi kuşatmaya koyuldu.

Fakat bu sırada Avrupa'da Antakya Prensliği'nin ortadan kaldırıldığı haberi yayılmıştı. Bunun üzerine harekete geçen 

İngiltere Kralı Edward I idaresinde Dokuzuncu Haçlı Seferi orduları denizden Mayıs 1271'de Haçlılar'ın elinde bulunan Akke limanına geldiler. Baybars Trablus-Şam kuşatmasını bir barış imzalayarak bıraktı. Haçlı orduları Moğol İlhanlılarla bir muteffiklik aradılar. Fakat Haçlı ordusu Baybars'a karşı hiçbir başarı kazanamadı. Bazı kaynaklara göre Baybars İngiliz Kralı I. Edward'ı zehirletmeye çalıştı ama bu da başarısız kaldı. Nihayet 1272 yılında I. Edward Filistin'den ayrıldı.

1277de Baybars İlhanlı Moğollara tabi olan Anadolu Selçuklu Devleti'ne saldırdı. Ordusunun başında Elbistan'da bir Moğol ordusunu yendi. Anadolu’da Moğollara karşı direnişe geçen Türkmen beyliklerini destekledi ve Kayseri’ye kadar ilerledi. Türk beyleri kendisini yeterince desteklemeyince, Anadolu'daki arazi kazançlarını geride bırakarak Şam’a döndü. Anadolu beylerinin Baybars'a yardım etmemesinin nedeni Moğollar'dan çekinmeleriydi.

Altın Ordu ve Bizans ile de siyasi münasebetler kuran Baybars, Haziran 1277’de, 54 yaşında öldüğü söylense de derviş kıyafetiyle bir gece ansızın sarayını terk edip doğduğu topraklara gittiği de söylenmektedir.

Baybars, devlet teşkilatında büyük bir reform yapmış, Haçlıları Yakındoğu’dan sürüp çıkarmıştı.

Katkıları

Büyük bir devlet idarecisi olan Baybars, Memlük Devleti sınırları içerisinde çoğu günümüze kadar ulaşan çeşitli eserler bırakmıştır. Devletinin en önemli iki şehri olan Kahire ve Şam arasında atlı ulak sistemi kurmuştur. Bunun yanında köprüler, su kanalları ve limanlar inşa ettirmiştir. Ülkesinin tarımına katkıda bulunma hedefiyle eski sulama yollarını tamir ettirip, yeniletip, yeni sulama kanalları açtırmıştır.

Kahire'de ismini taşıyan Baybars Camii'ni yaptırmıştır. Şam'da bulunan türbesi ve yanındaki Zekeriya Medresesi onun adına yapılan ünlü mimari eserlerdendir. Zekeriya Medresesi'ne bağlı olan Zekeriya Kütüphanesi günümüze kadar gelen çok sayıda önemli bilimsel yazma eserleri içinde bulundurmaktadır.

Baybars ülkesinde İslam bilginlerine ve bilim adamlarına büyük önem vermiştir. İsmi İslam dünyasında,ölümünden sonra bir kahraman olarak anılmaktadır.