Büyük Alfred

Büyük Alfred, krallığını Danimarkalı Vikinglere karşı korumak için gösterdiği çabalardan dolayı ün kazanmıştır.

Kral Aethelwulf un oğlu olan Büyük Alfred, 4-5 yaşlarındayken babası tarafından Roma’ya Papa IV. Leon’un yanına gönderildi. Papanın koruması altında yetişen Alfred, ilk kez kardeşi Aethelred’in krallığı döneminde onun yardımcısı olarak ortaya çıkmıştır. Danimarkalı Vikingler'e karşı yapılan savaşlarda kardeşinin yanında yer aldı.

Vikinglerin Reading’te Aethelred’i öldürmeleri üzerine 1871 yılında tahta çıktı. Savaş onun döneminde de sürdü. Muharebe sürekli değişen aşamalardan sonra Alfred’in yenilgisiyle sona erdi. 14 yıllık barış döneminde Alfred, ordusunu, savunma yöntemlerini ve donanmasını güçlendirdi. Ülkenin yönetimini düzenleyerek halkın yaşam düzeyini yükseltmek için çabaladı. Dış ülkelerden öğretmenler getirterek tebasının eğitim almasını sağladı. Bunun yanında birçok Latince kitabı İngilizceye çevirttirdi. Kendisi de birtakım çeviriler ve uyarlamalar yaptı.

HÜKÜMDARLIĞI

Büyük Alfred, Güneybatı İngiltere’de bir Sakson Krallığı olan Wessex’in 871-899 yılları arasındaki hükümdarıdır. Krallığı döneminde Danimarkalı Vikinglere karşı mücadele etti. Eğitimin ve okuryazarlığın gelişmesi için çabaladı. Anglosakson Vakayinamesi onun döneminde tutulmaya başlamıştır.

Alfred doğduğunda, bir gün kral olacağı hiç akla gelmemişti, çünkü dört ağabeyi vardı. Kendisi de kral olmak istemediğini, bilgin olarak yaşamayı yeğlediğini söylerdi. Annesinin etkisiyle İngiliz şiirine küçük yaşta ilgi duydu. Latin dili ve edebiyatına derin bir sevgi besliyordu. Fakat, ileri yaşlarına değin istediği türde bir eğitim yapma olanağı bulamamıştır.

Soylu bir gencin görmesi gereken askeri eğitimden geçti. 868’de ilk kez fiili göreve çıktı. Ağabeyi kral I. Aethelred ile birlikte, büyük bir Danimarkalı Viking ordusuyla karşı karşıya kalan Mercia kralı Burgred’in yardımına koştu.

865'de Doğu Anglia’ya giren, 867’de Northumbria’yı ele geçiren Vikingler savaşmaya yanaşmadılar ve barış yapıldı. Ancak 871 sonlannda Vikinglerin Wessex’i işgal etmeleri üzerine, uzun süren çarpışmalar başladı. Aethelred 871’de ölünce Alfred onun yerine kral oldu.

Wilton’da Danimarkalı Vikinglere yenildi ve yeniden banş yapıldı. Bundan sonra 5 yıl boyunca yeni çarpışma olmadı. 876’da Vikingler yeniden Wessex’e yürüdüler. Bazı yerleri aldıktan sonra 877’de geri çekildiler. Ocak 878’deki sürpriz saldırıları onlan başarıya çok yaklaştırdı.

Chippen-ham’a yerleştiler ve Kral Alfred dışında tüm Batı Saksonları teslim aldılar. Alfred, Somerset bataklıklarındaki bir kaleden Vikinglere taciz saldırılarına girişti. Yedi hafta içinde gizlice bir ordu toplayarak Vikingleri Edington Savaşı’nda yendi. Teslim olan Vikingler ertesi yıl Doğu Anglia’ya yerleştiler. Kralları Guthrum vaftiz edildi.

Wessex bir daha böyle bir tehlikeyle karşılaşmadı. Alfred 885’e değin sakin bir dönem geçirdi. 885’te Kent’i işgal eden Danimarkalı Viking ordusunu geri püskürttü. 886 yılında saldırıya geçerek Londra’yı aldı. Bu başarısı üzerine Viking egemenliğini kabul etmeyen tüm İngilizler, onun krallığını kabul ettiler.

Alfred Londra’yı aldıktan sonra daha fazla ilerlemedi. Ancak, oğlunun hükümdarlığı sırasında Viking topraklannın geri alınmasına olanak verdi.

892 yılında Alfred, İngiltere’den gelen büyük bir düşman ordusunun saldırısına uğradı. Danimarkalı Vikingler 896’ya değin mücadeleyi sürdürdüler. Vikinglerin Alfred karşısında tutunamamalarının en büyük nedeni onun aldığı savunma önlemleriydi.

Eski kaleleri tahkim ettiriyor, stratejik noktalarda yenilerini yaptınyor, aynca buralarda sürekli asker bulundurmaya çalışıyordu. Ordusunu yeniden örgütlemiş ve ülkenin savunmasında gemilerden yararlanmıştı. Sonraları kendi tasarımı olan daha büyük gemiler yaptırarak savunmada bunları kullandı. Yürüttüğü usta diplomasi de Alfred’in savunmasına yardımcı oluyordu. Mercia ve Galler ile dostça ilişkiler kurdu. Galli yöneticiler ondan destek aldıkları gibi, kendileri de ona destek sağladılar.

Alfred savaşta olduğu kadar, devlet yönetiminde de başarılıydı. Akıllı bir yöneticiydi. Maiyetindeki soylulardan hem maddi destek hem de fiili hizmet sağladı.

Adalet mekanizmasını ayrıntılarıyla gözden geçirdi. Güçsüzlerin cahil ve yobaz yargıçlarca ezilmesini önlemek için girişimlerde bulundu ve yeni bir yasa sistemi getirdi. Bunu yaparken de, eski kitaplardaki ve öteki yasa sistemlerindeki yasama ilkelerini dikkatle inceledi.

Güçsüzlerin ve muhtaçların korunmasına önem verdi. Kan davasını sınırladı. Yeminlerini bozan ya da sözlerini yerine getirmeyenlere ağır cezalar getirdi. Alfred iyi bir komutan ve yöneticiydi, ama asıl öğrenme tutkusu açısından ender rastlanan bir insandı. Viking hücumlarının, günahkar halka verilen ilahi bir ceza olduğuna ve bütün olanların cahillikten, öğrenmeye verilen önemin azalmasından kaynaklandığına inanıyordu;

Saldırıların durakladığı 878-885 yılları arasında Mercia, Galler ve Avrupa’dan birçok bilgini sarayına davet etti. Olanakları elveren tüm özgür gençleri İngilizce okumayı öğrenmeye zorladı. Kendisi de Latince'yi öğrenerek İngilizceye çeviriler yapmaya başladı.