İbrahim Edhem Paşa

İbrahim Edhem Paşa, Osmanlı Devleti'ne çeşitli kademelerde hizmet etmiş bir devlet adamıdır.

İbrahim Edhem Paşa, 1818 yılında Rum kökenli bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 1822'de Sakız Adası'nda isyan çıkması üzerine İstanbul'a getirildi. Burada Kaptan-ı Derya Koca Hüsrev Paşa tarafından evlat edinildiği söylenir. İlk öğrenimini Hüsrev Paşa'nın konağına gelen hocalardan gördü. Paşanın diğer çocukları olan Hüseyin, Ahmed ve Abdüllatif ile birlikte tahsilini tamamlamak için 1830 yılında Paris'e gönderildi. 1835'te Barbet Enstitüsü'nü, 1839'da Yüksek Maden Mektebi'ni bitirdi.

Teknik gözlemlerde bulunmak amacıyla bir süre Avrupa'da dolaştıktan sonra İstanbul'a döndü. Miralay rütbesiyle devlet hizmetine girdi ve Dar-ı Şüra-yi Askeriye'ye memur oldu. Daha sonra Sarıyer bakır madeni ve Gümüşhacıköy madeni müdürlüklerinde bulundu. 1845 yılındaKeban ve Ergani madenleri başmühendisi oldu. Aynı yıl Erkan-ı Harbiyye Dairesi'ne, kısa bir süre sonra da Rikab-ı Hümayun'a memur edildi. 1849'da mirlivalığa, 1851'de Mabeyn-i Hümayun ferikliğine yükseldi. Sarayda bulunduğu sırada Sultan Abdulmecid kendisinden Fransızca dersleri aldı. Bu sırada kurulan Encümen-i Da-niş ve Tanzimat Meclisi üyeliklerine getirildi.

Kırım Savaşı sırasında bazı meselelerin halledilmesi için önce Sırbistan'a, ardından Kırım'a gönderildi. Mustafa Reşid Paşa'nın yardımıyla 24 Kasım 1856 tarihinde vezir ve Hariciye Nazırı oldu. Fakat dış meselelerdeki yetersizliği ve bilgisizliği nedeniyle 2 Mayıs 1857'de görevinden azledildi.

1858 yılında bazı incelemelerde bulunmak amacıyla Sırbistan'a gönderildi. Buradaki başarılarından dolayı birinci rütbe Mecidi nişanı ile ödüllendirildi. Daha sonra komşu devletlerin hükümdarlarının sınıra yakın yere gelmesi dolayısıyla devletler arası nezaket kuralları gereği uygulanan ziyaret merasimi çerçevesinde, sefaret heyetiyle 1859'da Rus Çarı II. Aleksandr'ı selamlamak için Hocabey'e gönderildi.

1859 yılında Mahmud Nedim Paşa'nın yerine Ticaret Nazırı olan Edhem Paşa, meselelere hakim olmadığı gerekçesiyle 1861'de görevinden azledildi. Bunun ardından Meclis-i Vala azalığına seçildi. 1863'te ikinci kez Ticaret Nazırı olduysa da aynı yıl görevinden ayrıldı.

Bir müddet sonra Ticaret Nezareti önceden olduğu gibi Nafia Nezareti ile birleştirilerek yeniden Edhem Paşa'ya verildi. 1866'da Ticaret Nezareti'nden azledilerek önce Tırhala, ardından Yanya valiliğine getirildi. 1868 yılında Şüra-yı Devlet üyesi olan İbrahim Edhem Paşa, iki yıl sonra Divan-ı Ahkam-ı Adliyye nazırlığına, 1871'de yeniden Nafia Nezaretine tayin edildi. Bir müddet sonra Ticaret Nezareti de bu görevlerine eklendi. 1872 yılında vazifesinden azledildi. Ertesi yıl yeniden Şüra-yı Devlet azası ve 1874'te Nafiza Nazırı oldu. Fakat bir süre sonra bu görevinden alındı. 1876 yılında Berlin sefirliğiyle Almanya'ya gönderildi.

23 Aralık 1876 tarihinde İstanbul'da toplanan Tersane Konferansı'nda ikinci murahhas olarak Osmanlı Devleti'ni temsil eden Edhem Paşa, asabi mizacı sebebiyle müzakereler sırasında Fransa murahhasının Osmanlı Devleti'ne karşı sarfettiği hakaret içeren sözlerine cevap vermekten çekinmedi. Aynı yıl Şüra-yı Devlet başkanı oldu.

Mithat Paşa'nın azli üzerine 5 Şubat 1877 tarihinde sadaret makamına getirildi. Sadareti sırasında ortaya çıkan en önemli hadise 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşları'dır. Bu sıkıntılı dönemde karşılaştığı siyasi meselelerin halledilmesi asabi mizacı nedeniyle yetersiz kaldı. Ağır baskılar sonucu 11 Ocak 1878 tarihinde görevinden azledildi.

1879-1883 yılları arasında Viyana sefiri olarak görev yaptı. Daha sonra 26 Şubat 2883'te Dahiliye Nazırı olarak tayin edildi. Şarki Rumeli'nin Bulgaristan tarafından İlhakı ile meydana gelen olaylar sebebiyle Küçük Said Paşa kabinesinin düşmesi üzerine 24 Eylül 1885 tarihinde bu görevinden ayrıldı. Paris sefiri olarak tayini kararlaştırıldıysa da bundan vazgeçildi. İbrahim Edhem Paşa, 20 Mart 1893 tarihinde vefat etti. Cenazesi Üsküdar'da bulunan Mihrimah Sultan Camii civarına defnedildi.

Karakteri

İbrahim Edhem Paşa, asabi mizacına ve devlet meselelerindeki yetersizliğine rağmen namuslu, dürüst, devlete sadık bir kişiydi. İlk Osmanlı Meclis-i Mebusanı onun sadareti zamanında açıldı. Fakat sadrazamlığında yeterli derecede etkili olamamış, alınan kararlarda genellikle padişah tesiri görülmüştür. Edhem Paşa, maden mühendisliği konusunda olduğu gibi tabii ilimlerde de derin bilgi sahibiydi. Çok iyi derecedeki Fransızcasının yanı sıra Almanca'ya da hakimdi. Mecmua-i Fünun'da tabii ilimlere dair makaleler yazmış, 1869'da ölçüler hakkında bir nizamname neşretmiş, rasathane ve Matbaa-i Amire'nin ıslahında, Darüşşafaka'nın kurulmasında büyük gayret göstermiştir. 

Ondalık sistemin tanınmasında öncü olmuş, yazdığı Yeni Mikyaslara Dair Risale adlı eseri oğlu İsmail Galip'in adıyla yayımlanmış, 'Me-sahat, Ekyal ve Evzan-ı Aşariyye Nizam-namesini hazırlayarak yürürlüğe koymuştur. 1873 Viyana sergisi için Usul-i Mimari-i Osmani adıyla üç dilde neşredilen eseri Ahmed Vefik Paşa ile birlikte hazırlamış, ayrıca Endülüs Tarihi adlı eserin I. ildini kaleme almış, diğer kısımlarını ise Ziya Paşa tamamlayarak kendi adına neşretmiştir. Yazıda sade ve kısa cümleler kullanmayı tercih eden ve muhalifleri tarafından ''Deli Corci'' lakabıyla anılan İbrahim Edhem Paşa, dindarlığı ile tanınmıştır. Çok iyi yetiştirdiği oğulları Osman Hamdi, Halil Edhem (Eldem) ve İsmail Galib Türk kültür ve sanat tarihinde önemli yerlere gelmiştir. 

Özel hayatı

İbrahim Edhem Paşa'nın 2 kız, 4 erkek olmak üzere toplam 6 çocuğu vardı. Çocuklarından Osman Hamdi Bey Türk müzeciliğinin babası olarak bilinmektedir. Diğer oğlu İsmail Galip Bey ise Türk nümizmatiğinin kurucusu olarak tanınır. Diğer bir oğlu olan Halil Ethem Eldem ise jeoloji ilmine büyük katkılarda bulunmuştur. Ayrıca 1990 yılında bir suikast sonucu öldürülen MİT Müsteşar Yardımcısı Hiram Abas'ın büyük dedesidir.