Émile Zola

Ünlü Fransız yazar Émile François Zola kimdir?

Émile Zola, 2 Nisan 1840 tarihinde Paris, Fransa'da dünyaya geldi. Yoksul bir ailenin çocuğuydu. Venedik göçmeni olan babasını küçük yaşlarda toprağa veren Émile, Collège Bourbon'da yatılı eğitim gördü. 

Henüz öğrencilik çağlarındayken edebiyata ilgi duymaya başlayan Zola, Eugéne Sue, Dumas gibi birçok önemli yazarın bulabildiği tüm kitaplarını okudu.  

Buradaki eğitimi bittikten sonra, Paris'teki Lycée Saint-Louis'de eğitimine devam etmek isteyen Zola, geçiş imtihanında başarılı olamadığı için burada okuyamadı. Buradan da ayrılıp iş hayatına atılmaya karar verdi ve iki sene işsiz kaldı. 

İki sene sonra bir yayınevinde memur oldu ve buradaki yüksek performansından dolayı zamanla terfi aldı. Bir dönem yayınevinin tanıtımlarından sorumlu kişi olan Zola, 1866 senesinde hayatını yazarlığa adayıp başka bir işte çalışmamaya karar verene kadar burada çalıştı. 

İlk romanını (La Confession de Claude [Claude’un İtirafı] ) 1865 senesinde yayınlandı. İlk önemli başarıyı ise 1867 senesinde yayınladığı "Therese Raquin" romanı ile yakaladı. Bu eserin ikinci cildindeki meşhur önsözünde "naturalist" kelimesini ilk kez kullandı. 

Ardından yirmi ciltlik "‘Rougon- Macquart’lar: İkinci İmparatorluk Devrinde Bir Ailenin Doğal ve Toplumsal Tarihi’" serisini yazmaya başlayan Zola, en tanınmış eserleri olan "Nana", "Germinal" ve "Meyhane"'yi de kapsayan bu seride yer alan romanlarında, 1851 Devlet Darbesiyle başlayıp 1870 senesindeki Sedan bozgununa kadar süren İkinci İmparatorluk Dönemi Fransız toplumunun bir tablosunu yansıtmaya çalıştı.

Fransız-Alman Savaşı sırasında, Fransa hükümeti ve ordusunun izlediği politikaları 1892 senesinde yazdığı "Çöküş" romanıyla eleştiren Zola, savaş sırasında suçsuz yere mahkum edilen bir Yahudi askeri savunarak halk arasında kahraman oldu. Tarihe "Dreyfus Olayı" diye geçen bu süreçten sonra, son romanını yazan Zola, romandaki hikayeyi Dreyfus Olayı'ndan esinlenerek oluşturdu. 

Bu kitabı da yayınlandıktan sonra, odasında şömineden çıkan zehirli gaz yüzünden zehirlenen Zola, 29 Eylül 1902 tarihinde hayatını kaybetti. Bazı kesimler olayın gerici örgütler tarafından kasten yapıldığını yani Zola'nın suikaste kurban gittiğini savunsa da, resmi kaynaklara "kaza" olarak geçti. 

Cenaze törenine elli bin kişi katıldı. 

 

SÖZLERİ

Dünyada biricik acı, seviIdiğini sanmamaktır.

Gerçeği yerin aItına gömseniz biIe, o bir gün büyüyerek patIayacak ve her şeyi yok edecektir.

Hiçbir süs ve makyaj bir kadını, anaIık sevgisi kadar güzeIIeştiremez.

Sanatçı yetenek oImadan bir hiçtir, fakat yetenek de çaIışma oImadığında bir hiçtir.

Ben bu hayatta sonuna kadar yüksek sesIe yaşamak için geIdim.

Ben sözcükIeri hiç sevmem. İnsan birini sevdi mi, yapabiIeceği en iyi şey onu göstermektir.

Saygı oImayan yerde aşk da oImaz.

İrtica saItanatını bir üIkenin eğitimini eIe geçirerek kurar ve böyIece kökIeşir kaIır.

Her şey sadece bir rüya.

Gerçeği yerin aItına gömseniz biIe, o bir gün büyüyerek patIayacak ve her şeyi yok edecektir.

Erkeği erkek yapan kadındır.

Bir kişiye karşı yapıImış haksızIık, bütün insanIığa karşı yapıImış haksızIık demektir.

Nefsine hakim oIamayan hiçbir şeye hakim oIamaz.

Sanatçının içinde iki tip insan vardır, biri şair diğeri de zanaatkâr. Biri şair doğar. Diğeri zanaatçı oIur.

Gerçeği susturup, yeraItına gömseniz biIe, büyüyecektir.

İşçi ordusu, bir gün tüm toprağı çatIatacak ve köIe oImaktan çıkıp efendi haIine geIecektir.

AdaIet ancak gerçekten, saadet ancak adaIetten doğabiIir.

GüzeIIiği anIamak için bir kere bakmak yeter ama, bir karara varmak için çok düşünmek gerekir.

Ümit gidince, yaşamak zevki de gider.

YaInız oImak daha iyidir, anIaşmazIığa düşecek kimsen oImaz böyIece.

AdaIet ancak gerçekten, saadet ancak adaIetten doğabiIir.

Bu dünyaya ne yapmaya geIdiğimi sorarsanız. Cevabım şu oIacak; Hayatımı yüksek sesIe yaşamak için buradayım.

NiteIiğimIe üstün geIemezsem, niceIiğimIe üstesinden geIirim.

PırIantadan aIınmayan vergi, kitaptan aIınıyordu; çünkü pırIanta aIandan değiI, kitap okuyanIardan korkuyorIardı.

İnsanIık yaIanı ve adaIetsizIiği kıIıçIa değiI, kitapIa yenecektir.

HayvanIarın kaderi güIünç görünme korkusundan daha önemIi benim için, insanın kaderiyIe inceden inceye bağIı çünkü.

İnsan üzüntüIerini anIatarak, başkasını memnun etmemeIi.

Bana sorarsanız eğer, bu hayata ne yapmaya geIdin diye, size şunu söyIeyeceğim: Ben bu hayata, sonuna kadar yüksek sesIe yaşamak için geIdim.

Gerçek uygun adım iIerIiyor ve hiçbir şey durduramayacak.

OkuIIarda beyinIeri yıkanan genç kuşakIar yönetimde görev aIdıkIarı zaman üIke çıkarIarının değiI, kendiIerini eğitenIerin sözcüIeri oIacaktır.

Yetenek yoksa sanatçı oImaz, ama çaIışmadıkça yetenek hiç bir işe yaramaz.

“Dünyayı bir günde yıkıp yeni baştan yapamazsınız. Bir günde her şeyi değiştirecekIerini söyIeyenIer ya şarIatan ya da aIçaktırIar.”

Ana, hayatın ebediIiğidir.

İnsanların dünyanın sonuna kadar, kurtlar gibi birbirIerini yiyip bitirmeIerini seyretmek istiyorsan, koIIarını bağIayıp sakinIik içinde durmak en buIunmaz çaredir. Ama bu oIamaz. Buna karşı koymaIı. Aksi hâIde devamIı bir adaIetsizIik hâkim oIacak ve zenginIer her zaman fakirIeri sömürerek yaşayacakIar.

 

BAŞLICA ESERLERİ

Nana

Meyhane

Bir Aşk Sayfası

Thérèse Raquin

Paris Yıldızı

Germinal

Gerçek

Emek (2 Cilt)

Toprak

Rahip Mouret'nin Günahı

Yaşama Sevinci

Hayvanlaşan İnsan

Paris'in Karnı

Oyun Bitti

Paris Yaşamı