Venezuela'da neler oluyor? İşte cevabı

Dünya'da istedikleri gibi at oynatmak isteyen Amerikalılar, bazen sert kayaya çarpabiliyor. Dünya kamuoyu günlerdir ABD'nin Venezuela'yı nasıl tehdit edip, ülkede iç karışıklık çıkararak yönetimde değişiklik yapmaya çalıştığını izliyor. Trump, askeri müdahalenin masada olduğunu söylerken Peru da Venezuela'ya karşı ABD'nin himayesinde kalarak Venezuela büyükelçisini sınır dışı etti. Tüm yaşananlar ABD'nin Venezuela'da neler yapmayı planladığı sorusunu akıllara getiriyor...

13 Ağustos 2017 Pazar 06:46
Venezuela'da neler oluyor? İşte cevabı

Filistinlilere karşı İsrail zulmünü lanetleyen ve İslam ülkelerinin liderlerini eleştiren Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ABD'nin öfkesini çekti. Venezuel'yı karıştırıp yçönetiminde değişiklik yapmayı planlayan ABD'ye karşı Maduro dik bir duruş sergiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki iç karışıklıkla ilgili olarak bu ülkeye yönelik askeri seçeneğin de masada olduğunu söyledi.

New Jersey'de bir golf kulübünde tatiline devam eden Trump, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley ile görüşmesinin ardından gazetecilere açıklama yaptı.

Venezuela'daki ulusal kurucu meclis seçimlerinin ardından süren şiddet olaylarına yönelik seçeneklerinin neler olduğu sorulan Trump, "Venezuela için birçok seçeneğimiz var. Bu arada askeri seçeneği de dışlamayacağım." dedi.

Trump, dünyanın başka bölgelerinde asker bulundurdukları gibi Orta Amerika ülkesi Venezuela için de bu seçeneği değerlendirebileceğini dile getirdi.

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, ülkeyi ekonomik ve siyasi krizden çıkaracak tek yolun anayasanın yeniden yazılması olduğunu belirterek, muhalefetin boykotuna rağmen 30 Temmuz'da kurucu meclis temsilcilerinin belirlenmesi için seçime gidileceğini açıklamıştı. Venezuela Ulusal Seçim Konseyinden yapılan açıklamada, söz konusu seçimlerde 8 milyon kişinin oy kullandığı bildirilmiş ancak muhalefet katılımın 2-3 milyon düzeyinde kaldığını savunmuştu.

 ne karşı mart ayı sonundan bu yana devam eden protestolarda en az 125 kişi yaşamını yitirmiş, bin 500 kişi yaralanmış, 500'den fazla protestocu ve hükümet karşıtı tutuklanmıştı.

Nicolas Maduro yönetimi, muhalefetin aşırı sağcı radikaller ve suç çeteleriyle iş birliği içinde şiddeti körüklediğini savunuyor. Muhalefet ise ölümlerden orantısız güç kullanan güvenlik kuvvetlerini ve hükümet yanlısı milisleri sorumlu tutuyor.

PERU VENEZUELA'DAKİ BÜYÜKELÇİSİNİ GERİ ÇEKTİ

Peru hükümeti, Nicolas Maduro yönetimi üzerinde oluşturulan bölgesel baskıyı artırmak amacıyla Venezuela büyükelçisini sınır dışı etti.

Hükümetten yapılan açıklamada, eski Venezuela Savunma Bakanı olan Büyükelçi Diego Molero'ya Peru'dan ayrılması için 5 gün süre tanındığı bildirildi.

Açıklamada, "Venezuela'da demokrasinin yeniden tesis edilmesine yardım etme kararlılığı çerçevesinde" Maduro'nun Peru'yu diplomatik protestosunun kabul edilmediği de belirtildi. Peru, Venezuela'da anayasayı yeniden yazmakla görevlendirilen Kurucu Meclisi tanımayacağını açıklamıştı.

Peru'nun Venezuela'ya karşı attığı diplomatik adımın, Latin Amerika'dan bugüne kadar Caracas hükümetine gelen en sert tepki olduğu ifade ediliyor.

Venezuela da Peru'nun bu adımına yanıt vermekte gecikmedi. Venezuela Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Peru Büyükelçisinin ülkeden 5 gün içinde ayrılmasının istendiği kaydedildi.

Açıklamada, 19. yüzyılda her iki ülkeyi bağımsızlığına kavuşturan Simon Bolivar liderliğindeki Venezuela askerlerinin yaptığı fedakarlıklar hatırlatılarak Peru Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski'nin Venezuela'nın ve Latin Amerika'nın birliğinin "düşmanı" olduğu ifade edildi.

ABD yönetimi, Venezuela'da anayasanın yeniden yazılması için 30 Temmuz’da yapılan Kurucu Meclis seçiminin ardından ülkenin Devlet Başkanı Nicholas Maduro hakkında da yaptırım kararı almıştı. Son olarak ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela'daki iç karışıklıkla ilgili olarak bu ülkeye yönelik askeri seçeneğin de masada olduğunu söylemişti.

Venezuela'da gıda kıtlığı, yüksek enflasyon ve artan suç oranlarından kaynaklanan toplumsal hoşnutsuzluk, Devlet Başkanı Nicolas Maduro liderliğindeki hükümetin kontrol ettiği Yüksek Mahkemenin, 31 Mart'ta Kongrenin yetkilerini elinden aldığını açıklamasıyla sokak protestolarına dönüşmüştü.

Maduro yönetimi, muhalefetin, aşırı sağcı radikaller ve suç çetelerinin iş birliği içinde şiddeti körüklediğini savunurken, muhalefet, ölümlerden orantısız güç kullanan güvenlik kuvvetlerini ve hükümet yanlısı milisleri sorumlu tutuyor.

Ülkede mart sonundan bu yana devam eden hükümet karşıtı gösterilerde en az 125 kişi hayatını kaybetti.

Haber Tarihi: 13 Ağustos 2017 Pazar 06:46