Üsküdar Üniversitesi beyinle bilim İhraç ediyor

4 yılda yaptığı araştırmalarla öne çıkan üniversite beynin sırlarını keşfetmede büyük mesafe aldı.

21 Haziran 2015 Pazar 01:55

1998 yılında Memory Centers of America’nın Türkiye temsilciliğini alarak yola çıkan Prof. Dr. Nevzat Tarhan ve ekibinin eğitim dünyasına kazandırdığı Üsküdar Üniversitesi, ülkemizin en genç vakıf üniversitelerinden birisi. 4 yılda yaptığı araştırmalarla öne çıkan üniversite beynin sırlarını keşfetmede büyük mesafe aldı.

 

2012 yılında ilk öğrencileriyle yola çıkarken akademik ve klinik anlamda profesyonelliği ile fark edilen üniversite 200’e yakın akademisyeni, 4 fakültesi, 1 Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, 40’ın üzerinde bölüm, 3 enstitü, 20 civarında uygulama ve araştırma merkezi ve 30’un üzerinde laboratuvar bulunuyor.

 


Davranış bilimleri ve sağlık alanında dünya standartlarında nitelikli insan yetiştirmeyi hedefleyen Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, üniversite ve bilim dünyasına katkılarını sorularımız eşliğinde Yeni Akit’e anlattı.

 


Global standartlarda büyüyen bir üniversite olmak için temel ilkelerinizi nasıl belirlediniz?

N. Tarhan: Üniversitemizin logosunda yer alan 4 çizgi temel ilkelerimizi simgeliyor. Bu ilkeleri eleştirilebilirlik, özgürlükçülük, çoğulculuk ve katılımcılık olarak sıralayabiliriz.

Bu ilkeler ışığında özgür bir üniversite ortamı sunuyoruz. Öğrencilerimize iyi bir meslek sahibi olmanın yanında, iyi bir insan olmaları hedefi ile çalışıyoruz. Sadece akademik başarıyı değil, hayat başarısını da önemseyen Üsküdar Üniversitesi “Pozitif Psikoloji” derslerini zorunlu yaparak öğrencileri hayata hazırlıyor.

 


Üniversitenin uluslararasılaşma sürecinde geldiği durum nedir?

N. Tarhan: Davranış bilimleri ve mühendislik eğitimlerinin bir arada olduğu multidisipliner bir eğitim sunuyoruz. Hazırlık programı olan ALFSI; İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya, İspanya, Almanya ve hatta Çin'de yer alan üniversite, enstitü ve akademiler ile yapmış olduğu anlaşmalar ile öğrencilerine hazırlık eğitiminden, yüksek lisansa kadar imkânlar mevcut. Böylece öğrencilerimiz isterlerse hazırlığa, isterlerse akademik programlara katılabiliyor veya yaz dönemini kısa süreli programlar ile değerlendirebiliyorlar.

Öte yandan son dönemde uluslararası bilim camiasının en çok ilgilendiği alanlardan biri olan beyin üzerine yapılan önemli çalışmaların Türkiye temsilciliğini üstleniyoruz. Alanında dünyada yer alan üç merkezden biri olan Nöropsikofarmakoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini kurduk. Merkezimizde ilaç geliştirmeyle ilgili çalışmalar yapılıyor. Beynin sırlarını keşfedip alzheimer, şizofreni, otizm, parkinson gibi hastalıkların tedavisi için çalışıyoruz. Üniversite olarak en büyük hedefimiz dünyaya bilim ihraç eder konuma gelmek. Bu hedefe dönük çalışmalarımızı hızlı bir şekilde ve emin adımlarla sürdürüyoruz.

 


Üniversitenin sahip olduğu fiziki imkânlar neler?

N. Tarhan: 3 yerleşke, 4 Fakülte, 1 Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek. Okulu, 21Bölüm, 42 Program, 3 Enstitü, 18 Araştırma Uygulama Merkezi ve 2000m2’lik laboratuar alanı ile benzersiz bir eğitim sunuyoruz. Üniversitemizin Beyin Haritalama(QEEG), Genetik(DNA İzolasyon), Neurobiofeedback, Nöropsikoloji, Beyin Stimülasyon(uyarım), Nörogörüntüleme ve İlaç Genetiği, Nöropsikofarmakaoloji Faz 1(NPF) laboratuvarları öğrencilerin kullanımına açıktır. Ayrıca yerleşkelerimizde öğrencilerimize kütüphaneler, kafeteryalar ve çarşı yerleşkemizde yer alan bin metrekarelik spor salonu ile sosyal açıdan da kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam sunuyoruz.

 


Kısa dönemde hangi projelere imza attınız?

N. Tarhan: Üsküdar Üniversitesi’nde öğrencilerimiz düşünce teknolojisi kavramıyla tanışıyor. Biyomühendislikte beyin uyarım deneyleri, yapay zekâ çalışmalarını birebir takip ederek deneylerde yer alabiliyor. Geleneksel hale getirdiğimiz Biyomühendislik Günleri bunun güzel bir örneği oldu. Öğrencilerimiz değerli akademisyenlerle bir araya gelerek sektörle de diyaloğa geçiyor. Düzenlediğimiz Türkiye’nin ilk Davranış Bilimleri Fikir Festivali’nde yapay zekâ odaklı davranış bilimleri projelerini ödüllendirdik. Özellikle üniversite adayı lise öğrencilerinin dâhil olduğu bu yarışmada çok yaratıcı ve uygulanabilir projelere şahit olduk. Bunun yanında 9-10 Ekim tarihlerinde TÜBİTAK’ın desteği ile Türkiye’nin ilk Nöropsikofarmakoloji Sempozyumunu düzenledik. Alanında dünyaca ünlü bilim insanlarını üniversitemizde ağırladık.

 


Şu anda üzerinde durduğunuz en önemli bilimsel çalışma nedir?

N. Tarhan: Üniversitemiz bünyesinde yer alan uygulama ve araştırma merkezlerinde davranış bilimleri ve sağlık alanında çalışmalar, araştırmalar yürütüyoruz. Laboratuvarlarımızda alzheimer, şizofreni, otizm, parkinson gibi beyin hastalıklarının tedavisi için yürüttüğümüz çalışmaların yanı sıra bizim için en önemli konulardan biri olan “Bağımlılık” tedavisine ve bilinçlendirme çalışmalarına da önemle eğiliyoruz. Son olarak İstanbul Kalkınma Ajansı desteği ile Üsküdar Üniversitesi "Toksik ve Bağımlılık Yapan Maddelerin Kanıta Dayalı Tayin, Tarama ve Danışma Merkezi" (BATAMER) hizmete girdi. Burada bir yıl boyunca ücretsiz madde bağımlılığı tarama testleri yapacağız. Ayrıca Üsküdar Üniversitesi BAUMER (Bağımlılık Uygulama ve Araştırma Merkezi) bünyesinde “Bağımsızlık Hareketi” başlattık. Bu çalışma kapsamında da gençlere “Bağımsız olun ve hayatı fark edin” mesajı veriyoruz. Belediyeler ve milli eğitim müdürlükleri ile işbirliği yaparak gençler ve aileler için farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Bir diğer merkezimiz de Şiddet ve Suçla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi ŞİDAM… Bu merkezimizde giderek artan çocuk istismarı ve ihmali, engelli ve yaşlı istismarı ve ihmali, şiddet, saldırganlık, uyuşturucu ve intihar eğilimleri karşısında çocukların ve ailenin korunmasını güçlendirecek sosyal politikalar geliştirilmesine katkıda bulunacak, şiddet ve suçu azaltma ihtiyaçları doğrultusunda yol haritası olacak, uygulanabilir modeller geliştirmek üzere çalışmalar yürütüyoruz.

 


Bilimsel çalışmalarda hangi kuruluşlarla çalışıyorsunuz?

N. Tarhan: Projeleri, sanayi işbirliğini, AR-GE çalışmalarını önemsiyoruz. TÜBİTAK, Kamu kurum ve kuruluşları, Belediyeler ve STK’lar ile yürüttüğümüz çalışmalar var. Bu alanda çalışmalara 3 yıldır önemli bütçeler ayırdığımız gibi bu oran önümüzdeki yıllarda da artarak devam edecek.

 


Ücretsiz patent desteği projeniz devam ediyor mu?

N. Tarhan: Üsküdar Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (ÜÜTTO) üniversite-sanayi işbirliği için köprü vazifesi üstlenen birimimiz olup akademik birim veya patent ofisi değildir. Ancak bunların proje bazında ihtiyaca göre bir araya getirilmesi görevini üstlenen bir yapıdır. Proje taslağının format ve şekli uygunluğunun kontrolü, tarafların eşleştirilmesi, patent fikri olan akademisyenlerin doğru bir şekilde desteklenmesi, akademisyen girişimcilere mentörler tarafından iş hayatına ilişkin tecrübelerin aktarılması gibi faaliyetlerde birebir hizmet vermektedir.

 


Yabancı öğrenci potansiyeliniz nedir?

N. Tarhan: Evrensel bir üniversite olmayı hedefliyoruz. Bunun için de farklı coğrafya ve ülkelerden öğrencilere üniversitemizde eğitim sunuyoruz. Asya, Avrupa ülkelerinden çok sayıda öğrenci üniversitemizde eğitim görüyor.

 


En fazla rağbet gören bölüm ve programlarınız hangileri?

N. Tarhan: Üniversitemiz kurulduğu günden bu yana davranış bilimlerine odaklanmış tematik bir eğitim kurumudur. Alanında uzman değerli akademisyenlerle birlikte öğrencilerimize davranış bilimleri ve mühendislik eğitimlerini bir arada sunarak, psikoloji-sağlık-iletişim-biyomühendislik-genetik-felsefe alanlarında ortak çalışma imkânı olan bir eğitim anlayışımız bulunuyor. Bu açıdan bakarsak, tüm bölümlerimizin eşit oranda ve çok fazla ilgi gördüğünü söyleyebilirim.

 


Özel yeteneğe dayalı ve sürekli eğitim merkezine bağlı çalışmalar var mı?

N. Tarhan: Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÜSEM) bünyesinde, uzmanlarla iş birliği yaparak seminerler düzenliyor, çeşitli kurs ve sertifika programları açıyor, araştırma ve çalışma grupları ile çeşitli etkinlikler planlayıp hayata geçiriyoruz. ÜSEM’de; profesyonel dünyada hizmet veren tüm psikolog, psikolog adayı, rehberlik öğretmeni, psikolojik danışman, hemşire, teknisyen ve hekimlerin mesleki donanım ve ilgilerini zenginleştirecek ve çeşitlendirecek uygulamalı eğitim programları sunuluyor.

 


Geleceğin en önemli meslekleri

Prof. Dr. Tarhan, “Nöroblim” kavramının tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ön plana çıkmaya başladığın dikkat çekerek, ‘’Farklı disiplinler bir arada kullanılarak sonuç odaklı çalışmalar yürütülmeye başlandı. Biz de, “Nörobilim” kavramı altında “Nöropazarlama”, “Nöropsikofarmakoloji”, “Nörofelsefe” çalışmaları yürütüyoruz. Gelecekte bu kavramın daha çok önem kazanacağını düşünüyorum’’ dedi.


Eğitimle iş ve staj imkânı

15 çeşit bursla her iki öğrencisinden birisi burslu okuyan Üsküdar Üniversitesi’nde tüm öğrencilere eğitimler uygulamalı olarak sunuluyor. Öğrenciler, temel derslerin ardından NPİSTANBUL Hastane ve Polikliniklerinde pratik eğitimin yanı sıra staj yapma imkânına sahip oluyor. Mezuniyetten sonra da bu merkezlerde işe başlama şansını yakalıyor.

 

2015 uluslararası organizasyonlar yılı oldu

Üniversite 2014- 2015 akademik yılında da önemli organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Bunlar arasında Adli Bilimler Sempozyumu, İletişim Günleri, Biyomühendislik Günleri, Kognitif Kongresi, Hipnoz Kongresi, Davranış Bilimleri Fikir Festivali öne çıkıyor.

 

Laboratuvarlara büyük yatırım

Genç bir üniversite olmasına rağmen Üsküdar Üniversitesi’nin öğrenci sayısı 2.200 düzeyinde. Lisansüstü eğitim alanlarla birlikte bu sayı 2.800’ü buluyor. Üniversite yönetimi son dönemde artan bilimsel araştırmaları için 1.5 milyon dolarlık laboratuvarlar yatırımı yaptı.

 

 

Prof. Dr. Tarhan, üniversitenin kurulduğundan bugüne bilim ve insan odaklı eğitimleri ön planda tuttukların belirterek,’’ Biz bir bilim merkeziyiz, her zaman bu çalışmalarımızla ön planda olmayı hedefliyoruz’’ diyor.

 


Mehmet Ufuk - egitimrehberi / 21 Haziran 2015