"Ülkeye olan ilgi hiçbir şekilde azalmadı"

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, "Geçen hafta bize 2 projeye ilişkin milyar dolar seviyesinde çok büyük yatırımcı geldi." dedi.

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Murat Kurum, geçen hafta kendilerine 2 projeye ilişkin milyar dolar seviyesinde çok büyük yatırımcı geldiğini belirterek, "Ülkeye olan ilgi hiçbir şekilde düşmedi, azalmadı, eksilmedi" dedi.

Cihan İnşaat'ın Emlak Konut güvencesiyle Bahçekent Hoşdere'de hayata geçireceği Avrupark Hayat projesinin satışa çıkarılması bir basın toplantısı düzenlendi.

Kurum, burada yaptığı konuşmada, 2003'ten bu güne Emlak Konut olarak 128 bin bağımsız bölüme ulaştıklarını belirterek, yaptıkları her projede, insan hayatını bir üste nasıl taşıyacaklarını düşündüklerini söyledi.

Türkiye'nin gelişen bir ekonomiye sahip olduğunu, 2. çeyrekte yüzde 5,1 büyüme kaydedildiğini anlatan Kurum, konut satışlarının da eylülde yüzde 28,8 artarak 140 bin 298'e ulaştığını anımsattı.

Kurum, yaptıkları projelere değinerek, "İnşaat sektörüne baktığınızda 250 yan sektörü var. 'İnşaat sektörü mü, sanayi sektörü mü?' tartışmalarının da yersiz olduğunu düşünüyorum. Aslında ikisi iç içe. Ağırlık oranına bakılarak ülke genelinde bir planlama yaparsınız ve süreç içerisinde buna göre destek sunarsınız. Bugünden sonra bunları da çok iyi düşünüp, planlamamız gerek." diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerde mortgage kredilerinin çok düşük faiz oranlarıyla verildiğine işaret eden Kurum, şunları kaydetti:

"Bizde mortgage ile ticari kredilerin çok farkı yok. Buna yönelik biz de hükümetimiz ile düzenleme hakkında görüşüyoruz. Bu konuya dair süreç içerisinde düzenlemeler yapılması gerek. Bugün gücünün üzerinde iş yapan firmaları piyasalarda görüyoruz. Bugün piyasada yaşanan bu darlığın ve sıkışıklığın bir sebebi de budur diye düşünüyorum. Artık insanlar kendi finans yetkilerine, ölçülerine göre hareket etmek zorunda. Bir birim iş yapabilecek kapasitesi varsa eğer, bir birim iş yapmalı, üç birim değil. Biz bunu ihale şartnamemizde bir sınır olarak koyuyoruz. Teminat mektuplarıyla işi açıkçası çok daha zor hale getiriyoruz. Niye, çünkü herkes değil, gücü olan girsin. İşini bitirsin, öbür işine başlasın şeklinde. Dolayısıyla bunları da bir düzen içerisinde yönetmemiz gerek."

- "Mortgage kredilerinin menkul kıymetleştirilmesiyle ilgili çalışmalar yürütüyoruz"

Murat Kurum, alternatif finans araçlarının artık çok önem kazandığını vurgulayarak, bu konuya ilişkin Emlak Konut olarak kendilerinin de çalıştıkları bilgisini verdi.

Kentsel dönüşümü kontrol altına almaya yönelik hem Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesinin örnek bir çalışma yaptığını aktaran Kurum, "Kentsel dönüşüm ülkemizin kaçınılmazı, yapılması gereken en büyük projemiz. Sanayileşmekten de önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun da bir düzen çerçevesinde yerinde yapılması noktasında büyük uğraşlar veriliyor. Biz de Emlak Konut olarak bu projeleri finansal anlamda desteklemeye çalışıyoruz. Bugüne kadar TOKİ'den 12 milyar liralık arsa satın aldık. Bunun yaklaşık 3,5-4 milyar liralık kısmını son 1,5 yılda aldık. Bir taraftan TOKİ'nin sosyal işlerine katkı vermeye, diğer taraftan da örnek yaşam alanları oluşturmaya çalıştırıyoruz." ifadelerini kullandı.

Kurum, Avrupark Hayat projesinin yaklaşık yüzde 25'inin satışa geçtiğini ifade ederek, arz fazlalığına dair söylemlerin bulunduğu bir ortamda bu rakamın çok iyi olduğunu vurguladı.

Yıl sonu itibarıyla 8 milyar liralık satış, 2 milyar liralık kar ve 10 bin bağımsız bölüm satış hedeflerinin olduğunu hatırlatan Kurum, "Bu hedeflerimizi mevcut ortamda yakalayabileceğimizi düşünüyoruz." dedi.

Kurum, mortgage kredilerinin menkul kıymetleştirilmesiyle ilgili çalışmalar yürüttüklerinden de bahsederek, Emlak Konut olarak günün şartlarına göre finans ve proje anlamında alternatif çalışmalar yapma zorunlulukları olduğunu dile getirdi.

Yüksek faiz ortamında özkaynağı olmayan firmaların iş yapmasının zor olduğuna dikkati çeken Kurum, "Biz de bu dengeyi sağlamaya çalışıyoruz. Özkaynağı olan güçlü firmaların iş yapması gerek. Bu saatten sonra güven çok önemli bir hal aldı. Bunları da takip etmemiz gerek." şeklinde konuştu.

- "İş bitiren, finansal gücü olan firmaları sahaya sürmemiz lazım"

Murat Kurum, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Piyasa koşullarının zorlaştığını ve finansal gücü olmayan kurumların iş yapmasının zorlaşacağından bahsettiğiniz. Bu kapsamda özel sektörde de iş bitirme şartı ve finansal güçlülük gibi kriterlerin aranmalı mı?" sorusu karşısında, "Kesinlikle aranmalı, bilhassa kentsel dönüşüm projeleri ile alakalı. İş bitiren, finansal gücü olan firmaları sahaya sürmemiz lazım. Kentsel dönüşümün bir rant dönüşümü olmadığını iyi anlatmamız gerek. Bunu sektör kendi içinde yapmaya çalışıyor. Bankalar zaten finansal gücü olmayan firmalara zorluk yaşatıyorlar ki yapılması gerekiyor da. Hak edene hak ettiğini vermek lazım ki gerçekten sektörde üretici ve tüketici zarar görmesin." yanıtını verdi.

Döviz kurları ve faizlerdeki yukarı yönlü gidişin sektöre yansımalarına ilişkin de Kurum, şunları ifade etti:

"Bizim vatandaşımız en zor şartlarda yaşamaya alıştı. Başımıza gelmeyen kalmadı. Türk insanının ülkesine, devletine, milletine her noktada ve ortamda sonsuz derecede sahip çıktığını her zaman görüyoruz. Tüm dünyada sıkıntılar var. Almanya'da hükümet kurulmadı, Hollanda keza aynı şekilde. İspanya bölünür mü bölünmez mi? Tüm dünyada sıkıntılı bir ortam varken siz yüzde 5'in üzerinde büyüme gerçekleştiriyorsunuz. Geçen hafta bize 2 projeye ilişkin milyar dolar seviyesinde çok büyük yatırımcı geldi. Ülkeye olan ilgi hiçbir şekilde düşmedi, azalmadı, eksilmedi. Belki başka konjonktürde Orta Doğu'dan yatırımcı geliyordu, bugün Uzak Doğu'dan geliyor. İlişkilere göre bunlar da şekilleniyor. Türkiye güçlü bir ülke. Ekonomik büyüklük olarak baktığınızda 1 trilyon dolara geldik, Avusturya'yı ikiye katladık. Evet, dolar ve maliyetler yükseliyor ama dolar da yükselse, savaş da olsa biz satış yapıyoruz, yatırımcılarla görüşüyoruz, hedeflerimizi de yakalayacağız."

- "Emlak bankasına ilişkin hükümetimizin bir çalışması var"

Emlak Konut GYO Genel Müdürü Kurum, konut ve ticari kredilerin birbirine yakın olmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, günün şartlarına göre tüm sektörlerin alternatif üretmesi gerektiğini vurguladı.

Konut kredisi ile alakalı bir fon oluşturulması gerektiğini anlatan Kurum, "Yurt dışına baktığınızda emeklilik fonu gibi bir fon var ve insanlar burada paralarını biriktiriyor. 5 yıl sonra devlet size bu fondan kredi verebiliyor. Mortgage kredileri menkul kıymetleştirilebilir. Varlık Fonu kurulma çalışması var, bununla birlikte düşük faizli krediler verilebilir. Belki yine konut sertifikası, kira sertifikası gibi alternatif araçlar da yapılabilir. Bunlar üzerinde çalışmak lazım." ifadelerini kullandı.

Kurum, iş dünyasının konut ve inşaat finansmanı için banka isteğinin sektör açısından bir çözüm olup olmayacağı sorusunu da şöyle yanıtladı:

"Böyle bir ihtiyaç olduğu kesin. Şu anki bankacılık sistemi ile 20 yıl vade yapma şansımız yok. Bunu yapmamız gerek. 10 yılda insanlara konutunu al öde deme şansımız yok açıkçası. Kişi başı gelirin 10 bin dolar olduğu yerde, insanların 10 yılda ödeme şansı yok. Biz projelerimizde bunu bir şekilde 180-240 aya varan vadeye kendi bünyemizde yapıyoruz. Buna ilişkin hükümetimizin bir çalışması da var. Ben de takip ediyorum sizin gibi. Süre içerisinde bunların da olması gerekiyor. Sadece emlak bankasının hayata geçmesi de değil, emeklilik fonu gibi konut fonlarının kurulması da gerek. Buralara yatırım yapılması ve belki buradaki kazançtan vergi alınmaması gerek. KDV ile ilgili düzenleme konuşuluyor. Devletimiz de günün şartlarına göre hareket ediyor.. Hiçbir şeyi önceden öngörme şansımız yok, öngörebildiğimizi zaten planlıyoruz. Bunların hepsi süreç içerisinde yapılacaktır diye düşünüyorum."

Anlık sıkıntılarla hareket edip "Türkiye'de kriz var, satılmıyor" demenin, kimseye faydası olmadığını belirten Kurum, büyüme ve satış rakamlarının bunun tam tersine işaret ettiğini söyledi.

Kurum, Emlak Konut olarak uluslararası tüm bankalarla görüştüklerini ve görüşmeye devam edeceklerini vurgulayarak, "Kendi içinde devletin emlak bankalarını yeniden hayata geçirmesiyle ilgili çalışmaları var. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşüme ilişkin çalışıyor, bunu iyi biliyorum. Maliye Bakanlığı keza devletin atıl durumdaki arsalarını, gayrimenkullerini sisteme nasıl dahil edebiliriz diye düşünüyor. Çalışmalar var yani." dedi.