İMSAK 03:36 GÜNEŞ 05:30 ÖĞLE 13:08
İKİNDİ 17:04 AKŞAM 20:33 YATSI 22:18
İstanbul Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan
İstanbul Silüeti

Türkiye'de sıklıkla görülmeye başlanan Ebabil kuşunun hikayesi

Ebabil kuşu hikayesini haberimizden görebilirsiniz. Dünyanın en esrarengiz kuşlarından biri olan Ebabil kuşu Kastamonu'nun Bozkurt ilçesi ve Manisa'nın Alaşehir ilçesinde bulundu.

Türkiye'de sıklıkla görülmeye başlanan Ebabil kuşunun hikayesi
Eklenme: 19 Mayıs 2017, 21:38

Kastamonu'nun Bozkurt ilçesinde ebabil kuşu bulundu. Avcılar ve Atıcılar Derneği Başkanı Ahmet Yücel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sakarya Caddesi'ndeki yeşil alanda yürüyüş yapan vatandaşların verdiği bilgi üzerine bölgeye gittiğini söyledi.

Kuşu bir kutuya koyarak dernek binasına getirdiğini anlatan Yücel, "Duyarlı vatandaşlarımızın uçamayan kuş olduğu bilgisini iletmesiyle alana gittik. Yaptığımız incelemede ebabil kuşu olduğunu tespit ettiğimiz türü dernek binamızda koruma altına aldık. Üzerinde herhangi bir yara izine rastlamadık, detaylı incelemeler için kuşu Kastamonu Orman ve Su İşleri İl Şube Müdürlüğü'ne teslim edeceğiz." ifadesini kullandı.

Ebabil Kuşlarının hikayesi

Habeşistan Krallığı'nın Yemen valisi olan Ebrehe, milâdî 570 yıllarında San'a şehrinde, 'Kulleys' adı verilen muhteşem bir kilise yaptırmıştı. Maksadı, Kâbe ziyaretine rağbet gösteren Arapların ziyaretlerini oraya çevirmekti. Bu duruma tepki gösteren bir adam da, gecenin birinde Kulleys'e girip içine pislemişti. Bu hakarete çok öfkelenen ve koyu bir hıristiyan olan Ebrehe, gidip Kâbe'yi yıkmaya karar verdi.

Topladığı onbinlerce asker (altmış bin olduğu söylenir), Mahmud adlı büyük bir fil ve daha başka fillerle Mekke'ye doğru yola çıktı. Önüne çıkan bazı kuvvetleri de mağlup ederek ilerledi. Taif şehrine gelince askerlerin bir kısmını Mekke'ye gönderdi. Onlar da Peygamber s.a.v.'in dedesi ve Kureyş'in reisi Abdülmuttalib'in ikiyüzü aşkın devesiyle ahalinin hayvanlarını sürüp götürdüler. Bu olayın peşinden Abdülmuttalib, gidip Ebrehe'yle görüştü, develerinin geri verilmesini istedi.

Ebrehe dedi ki:

- Benden develerin istiyorsun da, Kâbe'den hiç söz etmiyorsun. Halbuki ben onu yıkmaya geldim.

- Ben develerin sahibiyim. Kâbenin de onu koruyacak sahibi vardır!

Bu görüşme sonunda develer geri verildi. Mekke halkı bu güçlü orduyla savaşamayacağı için, anlaşma gereği dağlara çekilip neticeyi beklemeye başladı. Ebrehe ordusu büyük fili önden sürerek Mekke sınırına dayandı. Kâbe'yi halatla bağlayıp fillerle çekerek yıkmak istiyorlardı.

Bu sırada Ebrehe'nin yol kılavuzlarından Nüfeyl b. Habib, koca filin kulağından tutarak şöyle bir şey söyledi, sonra da koşarak dağa çıktı:

- Ey Mahmud çök! Sakın ileri gitme, sağ salim geriye dön!

Mekke'ye girişte büyük fil direndi, zorlanınca yere yattı. Onu bir türlü Kâbe cihetine yürütemediler. O anda sürü halinde ebabil kuşları ortaya çıktı. Her birinin ağzında ve ayaklarında nohut gibi birer taş vardı. Bu taşları ordu üzerine mermi gibi boşalttılar. Kime rastlarsa delip geçiyordu. Askerlerin çoğu öldü; 'Fil Ordusu' dağılarak Yemen'e döndü. Ebrehe de dönüşte öldü. Kâbe ise olduğu gibi kaldı. Kur'an'da Fil Suresi bu olayı anlatır.

 

 
Haber Tarihi: 19 Mayıs 2017, 21:38
HABER YORUMLARI
600

Dikkat: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Yeni Akit
Gündeme dair önemli haberler ve son dakika gelişmeleri anında bilgisayarınızda!
Masaüstü bildirimlerini almak ister misiniz?