Türkiye Müteahhitler Birliği, Putin'in Türkiye ziyareti öncesi Büyükelçi'yi ağırladı

Türkiye Müteahhitler Birliği, Putin’in Türkiye ziyareti öncesi Rusya Büyükelçisi Karlov’u konuk etti. TMB Başkanı Mithat Yenigün, “İlişkilerin hızla normalleşmesi için Türk müteahhitlerin ihalelere girmelerini engelleyen kararnamelerin iptali, vize sorunun çözümü ve gümrükte yaşanan gecikmelerin süratle çözülmesi gerekiyor” dedi.

Rusya Büyükelçisi Karlov ise, “Türk şirketlerini saygıyla anıyoruz ve Türk müteahhitlerinin Rusya’ya dönmelerini bekliyoruz. Diğer taraftan bu sürecin çok kolay ve hızlı olacağını söylemek yanlış olur” diye konuştu.

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin geleneksel hale getirdiği “Gündem” toplantılarının bu seferki konuğu Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov oldu. Rusya Devlet Başkanı Putin’in 11 Ekim’deki Türkiye ziyareti öncesi sorunların ve çözüm önerilerinin ortaya konulması açısından büyük önem taşıyan toplantı, Türkiye Müteahhitler Birliği üyelerinin yanı sıra ilgili bakanlık temsilcileri, bürokratlar ve Türkiye’de görev yapan çok sayıda büyükelçinin katılımıyla Ankara Sheraton Hotel’de gerçekleştirildi.

Toplantıda ev sahipliği yapan Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün açılış konuşmasında iki ülke arasında yaşanan gerilimin aşılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Yenigün, “Türk müteahhitleri olarak, Rusya ile Türkiye arasında, kökü tarihin derinliklerine uzanan dostluk ve işbirliğinin her alanda artarak devam etmesini çok önemsiyoruz” dedi.

1988-2015 yılları arasında Rusya’da üstlenilen 1941 projenin toplam bedelinin 65 milyar dolar olduğunu vurgulayan Yenigün, “Rusya ve Türkiye'nin ekonomik işbirliği sadece ülke ekonomilerinin değil, tüm bölgenin yararınadır” diye konuştu.

TMB Başkanı Yenigün Rusya ile ilişkilerin normalleşmesi sürecinde faaliyet gösteren firmaların ivedilikle çözülmesi gereken sorunları şöyle sıraladı:

“İlk beklentimiz Türk firmalarının yeni ihalelere katılmasını engelleyen 28 Kasım ve 29 Aralık tarihli kararnamelerin yürürlükten kaldırılması ve üye firmalarımızın geçmişte olduğu gibi ihalelere serbestçe teklif verebilmeleridir.

Genel vize uygulamalarında yapılmış olan değişiklik her iki ülke menfaatini olumsuz yönde etkilemekte olduğundan mümkün olan en kısa sürede iki ülke arasında vizesiz seyahat uygulamasına geçilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Firmalarımızın teklif hazırlama ve verme aşamasında üst düzey yetkililerine uzun süreli ve çok girişli vize sağlanması öncelikli talebimizdir.

Benzer şekilde, inşaat malzemelerinin temininde ve dolayısıyla inşaat sürelerinde problem yaşanmaktadır. Türk menşeli malzemeler Rus gümrüklerinden normal sürelerde geçememekte; gümrük kontrolleri çok uzun sürmektedir. Bu çok önemli konuları ilgili Rus makamlarına iletmek üzere Sayın Büyükelçiden destek bekliyoruz.”

KARLOV: “SON DÖNEMİN EN DERİN KRİZİNİ AŞMIŞ BULUNUYORUZ”

Rusya Büyükelçisi Andrey Karlov, ise konuşmasına “İki ülke liderlerinin girişimiyle aslında son dönemin en derin krizini aşmış bulunmaktayız” sözleriyle başladı. Şu anda ilişkileri eski seviyesine döndürmeye yönelik çaba gösterdiklerini belirten Karlov, “İki liderin yaptığı zirvede ilişkilerin eski seviyeye getirilmesi hedefiyle çok kapsamlı önlem paketi dizayn edildi. Hali hazırda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere dair 2016-2019 orta vadeli program üzerinde çalışılmaktadır. Temennimiz bu programın en kısa zamanda imzalanması ve bir nevi yol haritası konumuna gelmesidir” dedi. Büyükelçi Karlov özetle şunları söyledi:

TÜRK AKIMI TARİHİ BİR SAYFA: Türkiye ile Rusya arasındaki hizmet satın alma ve yatırımlar anlaşmasına değinmek istiyorum. Bu anlaşma imzalandıktan sonra ilişkilerimizde hem ticari anlamda hem de yatırım anlamında yeni bir fırsat yakalayacağız. Türk Akımı projesi inşaatına başlamamıza imkan verecek bir işbirliği anlaşması tarihi bir sayfa olacaktır. Bu tamamen Sayın Erdoğan’ın ve Türk Hükümeti’nin Türkiye’yi uluslararası bir enerji hub’ına dönüştürme projesi ile uyuşmaktadır.

ORTAK FONU ÇOKTAN KURMALIYDIK: Türk-Rus Ortak Yatırım Konseyi ve Fonu'nu aslında çoktan kurmuş olmalıydık. Bunun kurulmasıyla birlikte ki bunun ticari hacmi en az 1 milyar dolar olacak. Karşılıklı olarak diğer ülkelerin piyasalarına ortaklaşa çıkma fırsatı yakalayacağız.

TÜRK ŞİRKETLER İTİBARI HAKKIYLA KAZANDI: Rusya’daki inşaat işleri piyasasında Türk şirketlerinin itibarlarını hakkıyla kazanmışlardır. Bazı yıllarda Rusya’da gerçekleşmekte olan inşaat projelerinin toplamında, Türk müteahhitlere düşen pay 3’te birini oluşturuyordu. Tamamlanmış 1571 projenin toplam mahiyeti 1989 ile 2015 yılı arasında 55.7 milyar dolardır.

SOÇİ İÇİN MİNNETTARIZ: ENKA, Rönesans, Ant Yapı, Gama ve İÇTAŞ bunların arasında. Bu liste çok  uzun. Bu liste sonsuza kadar sıralayabilirim ama vakit alır. Özellikle bahsettiğim firmaların Soçi’deki Kış Olimpiyatları projesinde aldıkları rol üstlendikleri görevler, hatırlayacağınız gibi, Devlet Başkanımız Putin, Sayın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na bu konuda ayrıca minnettarlığını ifade etmiştir.

DÖNMENİZİ BEKLİYORUZ: Türk müteahhitlerinin Rusya’ya dönmelerini bekliyoruz. Diğer taraftan bu sürecin çok kolay ve hızlı olacağını söylemek yanlış olur. Malumuzun ekonomi hareketsiz kalmaz. İlişkilerimizin durgun olduğu 7 aylık dönem içerisinde, ikili ilişkilerimize çok ciddi zararlar verilmiştir. Türk müteahhitler yerine hem Rus müteahhitler hem diğer ülkelerden müteahhitler gelmiştir. Şu anda kaybedilen pozisyonları yeniden yakalamak adına acil ve enerjik önlemleri almak Türk iş dünyasına düşer. Şu anda tüm Türk şirketleri saygıyla hatırlanıyor ve bekleniyor.

SİBİRYA VE UZAKDOĞU’YA GİTME ZAMANI: Ticari hacim açısından işlerimizin yüzde 70 ile 80’i özellikle Moskova Bölgesi Saint Petersburg ve Tataristan’a ait. Şu anda Türk iş dünyası için Rusya’nın diğer bölgelerine gitme zamanı gelmiştir. Ve özellikle Sibirya ve Uzakdoğu taraflarına... Yaklaşık 1 buçuk sene önce Rusya Federasyonu’nda mevzuatta öncelikli gelişim bölgeleriyle ilgili bir kanun yasalaştı. Bu öncelikli gelişim bölgelerinin çoğu Rusya’nın uzak doğusunda kurulacak. Bu bölgelerde özelllikle inşaat sektöründe çok ciddi hareketlilik olacak. Temennimiz bu çalışmalara Türk şirketlerinin aktif şekilde katılması ve sadece inşaat alanında değil yatırımcı konumuyla da katılmaları. Kabul edilmiş öncelikli gelişim bölgeleri kanununu çok ciddi teşvikler öngörmektedir. O bölgelere girecek yatırım yapacak firmalara hem vergi muafiyeti tanınacak. Gelir vergisinden tutun, gayrimenkul, arsa kullanım vergisi serbest gümrük sahası vs… Özetle yakın gelecekte Sibirya ve uzak doğu bölgeleri çok canlı bir inşaat alanına dönüşecek.