'Tabur komutanı sırtında bayrak taşıyan 2 genci şehit etti'

Darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe Karargahı'ndaki eylemlerle ilgili davaya sanık savunmalarıyla devam edil

08 Kasım 2017 Çarşamba 15:07
'Tabur komutanı sırtında bayrak taşıyan 2 genci şehit etti'

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Jandarma Genel Komutanlığının Beştepe Karargahı'ndaki eylemlerle ilgili 244 kişinin yargılandığı davaya sanık savunmalarıyla devam edildi.

Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülen davada savunması alınan sanık Erdem Küçük, olay tarihinde Jandarma Genel Komutanlığında Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler Okulu (MEBS) Başkanlığında muhabere astsubayı olarak görev yaptığını söyledi.

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da ev taşıma işlemi nedeniyle gece saatlerine kadar temizlik yaptığını belirten Küçük, televizyonu kuramadığı için teşebbüs haberlerini sonradan öğrendiğini iddia etti.

Arkadaşlarının kendisini araması üzerine gelişmelerden haberdar olduğunu anlatan Küçük, bir sonraki gün karargahta nöbetçi olduğu için saat 03.00 sıralarında karargaha gitmek için evden çıktığını ifade etti. Yol güzergahındaki bir polis merkezine neler olduğunu sorduğunda "Darbe oluyor." karşılığını aldığını aktaran Küçük, bunun üzerine evine döndüğünü kaydetti.

O gece hiçbir askeri birliğe gitmediğini ve silah kullanmadığını savunan Küçük, darbe girişiminin bastırılmasından sonraki gün bir erin kendisini o gece karargahta gördüğünü iddia etmesi üzerine tutuklandığı öne sürdü.

Çapraz sorgu sırasında Mahkeme Başkanı Abdullah Köksal, 15 Temmuz akşamına ait HTS kayıtlarına göre Küçük'ün o gece birçok bölgede bulunduğunun tespit edildiğini anımsatarak, sanıktan bu durumu açıklamasını istedi. Sanık Küçük de askeri birliğe gitmediğini, bu yönde şahitlik yapabilecek isimler olduğunu iddia etti.

Başkan Köksal'ın, "Şimdi, sen ve FETÖ elebaşı ıssız bir adada olsanız ne yapardın?" sorusuna Küçük, "Bu yapılanların hesabını sorardım." cevabını verdi.

"Tabur komutanı Terzi halka ateş ediyordu"

Sanık uzman erbaş Akif Cin de hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini ve sulh ceza hakimliğinde verdiği ifadenin geçerli olduğunu dile getirdi.

Olay tarihinde Ankara Mamak 28. Mekanize Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman erbaş olarak görev yaptığını bildiren Cin, 15 Temmuz'da bölük komutanı Yüzbaşı Sungur Poroy'un kendisini arayıp, tabur komutanı sanık eski Yarbay Ertuğrul Terzi'nin hafta sonu alarm vereceğini söylediğini aktardı.

Emir üzerine teçhizatlarını alarak, garajlar bölgesine geçtiklerini belirten Cin, zırhlı personel taşıyıcı (ZPT) araçlardan birinin şoförü olarak görevlendirildiğini, araca Poroy'un da bindiğini kaydetti.

Kurtuluş Parkı ve hacettepe bölgesinin emniyetini alacaklarını öğrendiğine işaret eden Cin, intikal sırasında Terzi'nin emriyle Beştepe güzergahına geçtiklerini söyledi. Jandarma Genel Komutanlığı karargahına geldiklerinde halkın araçların önünü kestiğini anlatan Cin, bu sırada tabur komutanı Terzi'nin elinde tabancasıyla araçtan inerek halka "Gidin, uzaklaşın, sizin için geldik." dediğini belirtti.

Halkın geri adım atmaması üzerine Terzi'nin tabancasıyla havaya ateş ettiğini öne süren Cin, "Terzi, havaya ateş etti, şarjörünü bitirdi. Sonra piyade tüfeğiyle sağa sola rastgele ateş etmeye başladı. İki genci şehit ettiğini gördüm. Bunların sırtında bayrak vardı." dedi.

Jandarma Genel Komutanlığı karargahından da zırhlı bir polis aracıyla darbecilere karşı direnmek için bölgeye gelen sivil araçlara ateş edildiğine şahit olduğunu savunan Cin, "Üç ya da dört kişi aksayarak sivil araçlara bindi, açılan ateş soncu yaralanmışlardı. O sırada köprünün üzerinden vatandaşların olduğu yere ateş ederek bir helikopter geçiyordu. Bu ateş sonucu 4 ya da 5 kişinin yere düştüğünü gördüm." ifadelerini kullandı.

"Bölük komutanı izin verseydi seni vuracaktım"

Tabur komutanı Terzi'nin bir kez daha havaya ateş ettiğini, diğer askerlerin de ateş açması için emir verdiğini iddia eden Cin, ZPT kulesindeki bir astsubayın havaya 2 kez ateş edince ayaklarından tutarak kendisine engel olmaya çalıştığını savundu.

Sanık Terzi'nin o gece sürekli telefonla görüşmeler yaptığını vurgulayan Cin, "Terzi bir görüşmesinde 'Gerekirse burada öleceğiz, ölmek var dönmek yok.' diyordu ancak kiminle konuştuğunu bilmiyorum." diye konuştu. Ertuğrul Terzi'yi vurmak için izin istediğini bölük komutanı Poroy'ın araçtan inmesi halinde vurulacağını söylediği iddiasını paylaşan Cin, bu görüşmeye diğer sanıkların da şahit olduğunu ileri sürdü.

Çapraz sorgu sırasında Ertuğrul Terzi sanığın beyanlarını kabul etmediğini belirterek, "Benim darbeci olduğumu iddia ediyor bunu hangi aşamada öğrenmiş?" diye sordu. Cin de "Sırtında bayrağı olan iki kişiyi vurmanla senin darbeci olduğunu anladım. Bölük komutanı izin verseydi seni vuracaktım." şeklinde yanıtladı.

Duruşmaya ara verildi.

Haber Tarihi: 08 Kasım 2017 Çarşamba 15:07
  • OktayOktay14 gün önce
    Allah(cc) belalarını versin, bu hainlerin!

Günün Karikatürü

Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 23.11.2017