Raftaki gıdaların lisanı değişiyor

Bu yılın başında yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği için tanınan uyum süreci 2019 sonunda bitiyor.

06 Kasım 2017 Pazartesi 12:32
Raftaki gıdaların lisanı değişiyor

Bu yılın başında yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliği için tanınan uyum süreci 2019 sonunda bitiyor. Yönetmelikle artık gıda ürünleri için doğal, günlük, taze gibi ifadeleri kullanmak çok da kolay olmayacak. A’dan Z’ye raflarda tüketiciyi bekleyen ürünlerin lisanı değişecek.

Bu yılın ocak ayında Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi (TGK) Etiketleme Yönetmeliği, 2019’un sonundan itibaren tüketiciye en doğru, açık ve anlaşılabilir bilgiyi vermek için iki başlık altında ele alındı. Gıda Etiketleme ve Tüketici Bilgilendirme Yönetmeliği’nde, etiketlerdeki bir takım ifadeler değişecek. Katkı maddesi, aroma ve benzeri hiçbir bileşen içermeyen ürünlerde ‘doğal’ ifadesi yer alabilecek fakat; ‘Yüzde 100 doğal’ ifadesi kullanılamayacak. Ya da ‘doğal bileşenlerden üretilmiştir’ ifadesi yer alıyorsa cümlenin içindeki ‘doğal’ kelimesi büyük harfle veya farklı bir punto ile vurgulanıp öne çıkarılamayacak.

ÜRETİM TARİHİ ZORUNLU

Yürürlüğe giren yönetmelik ile öne çıkan bir diğer kullanım ise ‘günlük’ ifadesinde olacak. Günlük kelimesi raf ömrü sadece 24 saat olan ürünlerde kullanılabilecek ve bu ürünlerde üretim tarihi de zorunlu olarak yer alacak. Yıllardır tüketicinin ‘günlük süt’ dediği cam şişedeki pastörize sütler de artık başka isimlerle anılacak. İşte yeni dönem etiketlerde bulunan bazı ifadelerin kullanımları:

‘TAZE’ ETİKETİNİN KULLANIMI

‘Taze’ terimi, üretim veya hasattan kısa sürede son tüketiciye satılan ürünler için kullanılabilecek. Ancak, modern dağıtım ve muhafaza yöntemleri ürünün kalitesini kaybetme süresini belirgin olarak artırabildiğinden ‘taze’ terimi tüketicide yanlış algıya neden olmayacak şekilde kullanılmalı. ‘Taze’ terimi işlenmemiş gıdaları tanımlamak için kullanılabilecek.

Meyve sebze: İşlenmemiş ve yakın zamanda hasat edilmiş meyve sebzelere kullanılabilir. Dondurulmuş, konserve, kurutulmuş, salamura gibi ürünler için kullanılmayacak.

Et: Kesimin ardından hijyen kuralı olarak soğutulmuş et için kullanılabilir. Dondurulmuş ve işlem görmüş etler için kullanılamaz.

Balık: Buzun üstünde soğutularak muhafaza edilen balıkçılık ürünleri için kullanılabilir. Dondurulmuş, tütsülenmiş veya marine edilmiş balıklar için kullanılamayacak.

Meyve suyu: Hiçbir bileşen içermeyen ve sıkma işlemi ile üretilmiş meyve sularına raf ömrü 24 saat olması koşulu ile ‘taze sıkılmış’ ifadesi kullanılabilecek.

Süt: Pastörize edilen sütler için ‘pastörize taze içme sütü’ ifadesi kullanılabilir. Fakat UHT ve sterilize ürünler için kullanılamayacak.

ETİKETLERDE BU İFADELERE DİKKAT

Katkısız: Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği gereğince katkı maddesi kullanımına izin veriliyorsa ve taşınma prensibi ile herhangi bir bileşenden taşınmış bir gıda katkı maddesi yoksa bu ifade kullanılabilir. Fakat ‘yüzde 100 katkısız, tamamen katkısız, en katkısız, hiç katkı yoktur’ gibi ifadeler tüketiciyi yanıltıcı anlam taşıdığından kullanılamayacak. Örneğin, yönetmeliğe göre bal katkı maddesi kullanılamayan bir ürün. Bu nedenle bal etiketinde katkısız ifadesi yer alamaz.

Renklendirici veya koruyucu içermez: Bir veya birden fazla katkı maddesi içeren gıdalarda, belli bir katkı maddesinin sadece fonksiyonel sınıf adına atıfta bulunan ‘renklendirici veya koruyucu içermez’ ifadeleri kullanılabilecek.

Negatif ve pozitif beyanlar: Tüm benzer gıdalar, aynı niteliklere sahip olduğu halde, üründe belirli bileşenler ve besin öğelerinin varlığı veya yokluğu özel bir durum gibi vurgulanıyorsa bu durum Türk Gıda Kodeksi’ne göre uygun olmayacak. Örneğin, ‘ayçiçek yağı, glikoz şurubu, palm yağı ve benzeri maddeleri içermez’ ifadeleri kullanılamaz. Fakat bazı ürün gruplarına yönelik tüketicilerin hassasiyetleri dikkate alınarak negatif beyanların verilmesine izin verilecek. Örnek olarak ‘domuz yağı/eti içermez’, ‘vejetaryen ve veganlar için uygundur’ gibi.

‘Yüzde 100’ ifadesi: Tüketici tarafından piyasada yer alan benzer gıdalarla karıştırılabilecek gıdalarda yüzde 100 ifadesi kullanılabilecek. Mesela bileşeni kahve dışında herhangi bir madde içermeyen ürünlerin kahve karışımlarından ayırt edilebilmesi için ambalajında ‘yüzde 100 kahve’ ifadesi yer alabilecek.

Ev yapımı: Endüstriyel ölçekte üretilen gıdalar için ‘ev yapımı’ ifadesi kullanılamayacak. Ancak ‘ev yapımı tadında’, ‘anne eli değmiş gibi’, ‘geleneksel tat’ ve benzeri ifadeler tüketici tercihine bırakıldığından kullanılabilecek.

HER GIDA İÇİN SAĞLIK BEYANI YAPILAMAYACAK

Gıdanın veya bileşiminde bulunan öğelerin sağlıkla ilişkisini belirten sağlık beyanları, tedavi amaçlı olmayıp vücudun normal fonksiyonlarını devam ettirmesi yönünde olması gerekiyor.

Gıdanın etiketi, tanıtımı veya reklamında sağlık beyanı yapılabilmesi için gıda, bu maddelerden en az ikisine bir arada sahip olmalı:

Gıdanın bileşiminde en fazla 100 mg/100 kcal sodyum bulunması.

Gıdanın içerdiği enerjinin en fazla %10’u doymuş yağ asitlerinden gelmesi.

Gıdanın içerdiği enerjinin en fazla %10’u ilave şekerden gelmesi.

Gıdanın bileşiminde doğal olarak en az 55 mg/100 kcal kalsiyum bulunması.

‘DOĞAL’ ETİKETLİ ÜRÜNÜN DÖRT KURALI

Etiketinde ‘doğal’ ifadesinin yer alabilmesi için ürünlerin;

Tek bileşenden oluşan (katkı ve aroma dahil hiçbir ilave bileşen içermeyen)

Fiziksel, enzimatik veya mikrobiyolojik işlemler dışında herhangi bir işleme tabi tutulmamış,

Bitki, algler, mantar, hayvan, mikroorganizma veya mineral kaynaklı,

Doğal yapısında önemli bir değişikliğe sebep olacak bir işlem uygulanmamış gıdalar olması gerekiyor.

‘GELENEKSEL’ DEMENİN ŞARTI

‘Geleneksel’ teriminin gıdanın adında kullanılabilmesi için üç şarttan birine uygun olması gerekiyor.

Belirli gıdalara veya gıda gruplarına yönelik olarak yayımlanan dikey gıda kodeksinde tanımlanmış olmalı.

Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenmiş olmalı.

Geleneksel üretim, işleme yöntemi, geleneksel bileşim, geleneksel hammadde veya malzeme açısından en az 30 yıl süreyle kullanıldığı kanıtlanmalı.

GIDA TÜKETEN HERKESİ İLGİLENDİRİYOR

Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği ile Beslenme ve Sağlık Beyanları Yönetmeliği, İstanbul Ticaret Odası’nda düzenlenen seminer ile tanıtıldı. Restoran, market, gıda toptancıları ve perakendeciler, bakliyat ve hububat sektörlerinin firma yetkililerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen seminere İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Hasan Erkesim, İTO Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Uluç Hacıhasanoğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanı Selman Ayaz ve İTO Hububat, Bakliyat, Kuruyemiş ve Kuru Meyve Meslek Komitesi Başkanı Hakkı İsmet Aral katıldı.

İTO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Hasan Erkesim, yürürlüğe giren yönetmeliğin tüm gıda sektörü mensuplarını ilgilendirdiğini belirterek, “Bilindiği üzere; Gıda Etiketleme Yönetmeliği ikiye ayrılarak, ‘Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’ ile ‘Beslenme ve Sağlık Beyanları Yönetmeliği’ olarak yürürlüğe girdi. Yönetmeliğin hükümlerine uyum için gıda işletmecilerine üç yıllık geçiş süresi tanındı” dedi.

Toplantıda sunum yapan Gıda İşletmeleri ve Kodeks Daire Başkanı Selman Ayaz ise etiketleme yönetmeliğinin önemini vurgulayarak, “Bana göre Türkiye’nin en önemli yönetmeliği. Çünkü gıda tüketen herkesi ilgilendiren bir yönetmelik” diye konuştu.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Haber Tarihi: 06 Kasım 2017 Pazartesi 12:32

    Günün Karikatürü

    Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 25.11.2017