'Pabucu dama atılmak'

Ömer Dinçer, doğru siyaset yapmayanlar ve yaptıkları siyasette Hakk’ın ve halkın onayını alamayanların halk nezdinde yer edinemeyeceğini yazdı.

13 Kasım 2017 Pazartesi 10:49
'Pabucu dama atılmak'

Geçen hafta Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından ‘İş Ahlakı Zirvesi’ gerçekleştirildi. Zirveyi düzenleyen dernek, iş ahlakı konusunda duyarlılığın artırılmasını, iyi uygulama örneklerinin kamuoyuna taşınmasını ve işlerin hilesiz yapılmasını amaçlıyor. Her yıl yapılan zirvede iş dünyasının ve çalışma hayatının çeşitli ahlaki boyutları tartışılıyor.

Bu yılki zirvede ‘üretim sürecinde iş ahlakı’ çalışma konusu ele alındı. Mal ve hizmet üretiminde amir-memur, işveren-işçi ve tedarikçi-müşteri gruplarına düşen ahlaki sorumluluklar ve uygun davranışlar gündeme taşındı.

AK Partili bazı isimlerdeki metal yorgunluğuna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birçok konuşmasında dikkat çekiyor. Erdoğan, valilere, belediye başkanlarına, milletvekillerine, il ve ilçe başkanlarına seslenirken her zaman halkla beraber olmalarını, halka tepeden bakmamaları konusunda uyarılarda bulunuyor. Son dönemlerde istifası istenen AK Partili belediye başkanlarının da bu doğrultuda görevlerinden alındığı analiz ediliyor.

Habertürk’deki 'Pabucu dama atılmak' başlıklı bugünkü yazısında eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından düzenlenen ‘İş Ahlakı Zirvesi’nde konuşmacılardan biri olan Mehmet Büyükekşi’nin paylaştığı bir anekdotu aktardı;

''Eski günlerden birinde, evinin ihtiyaçları için buğday almaya giden bir köylü yolda arkadaşıyla karşılaşır. Arkadaşı ona buğdayı kimden alacağını sorar. Köylü buğday pazarından ve Mehmet Efendi’den alacağını söyler. Arkadaşı köylüyü, ‘Dikkat et! Mehmet Efendi seni aldatmasın’ diye uyarır. Kafasında bin bir soruyla Mehmet Efendi’nin ticarethanesine varan köylü talebini dile getirir. Mehmet Efendi köylüye oturduğu yerden, ‘Ambara geç, orada kantar da var, istediğin kadar tart; buğdayın kg/fiyatı da X liradır’ der. Köylü şaşkınlık içinde ambara geçer, alacağı buğdayı tartar, arkadaşının söyledikleri kulağında, ama şüpheyle çuvalına birkaç kilo da fazladan buğday koyar. Dönüş yolunda tekrar aynı arkadaşıyla karşılaşınca, Mehmet Efendi hakkında bulunduğu bühtanın yersiz olduğunu, kendi buğdayını kendisinin tarttığını ve uygun fiyatla aldığını söyler. ‘Hatta’ der, ‘Ambara gelmemişti, ben birkaç kilo da fazla tarttım, onu aldattım’. Arkadaşı köylüye üzüntü içinde şöyle der: Seni o kadar ikaz ettim, ‘Dikkat et, seni aldatmasın’ diye, yine seni aldatmış.''

''Zirvenin özeti, iyi iş ve yönetimin, ‘doğru işi doğru yapmakla’ ilgili olduğu ve bunun da akıl, bilgi ve ahlakla gerçekleşebileceğidir'' diyen Dinçer, bu tanımı siyaset üzerinden açıklayarak şöyle devam etti;

''Doğru siyaset akılla seçiliyor, siyaseti doğru yapmak bilgiyle, halk ve Hakk nezdinde meşru olması ise ahlakla mümkün oluyor. Doğru siyaset yapmayanlar, siyaseti doğru yapamayanlar ve yaptıkları siyasette Hakk’ın ve halkın onayını alamayanlar için eksik olanı bulmak size kalıyor.''

Haber Tarihi: 13 Kasım 2017 Pazartesi 10:49
  • MilletMillet2 ay önce
    Bütün üniversitelere ve okullara fetöcüler yerleştirilirken sorular çalınırken milli eğitim bakanının kim olduğunu bilen var mı

Günün Karikatürü

Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 21.01.2018