Namazda sehiv (yanılma) secdesini gerektiren 12 durum

Sehiv “yanılma, unutma ve dalgınlık” gibi anlamlara gelir. İşte sehiv secdesini gerektiren durumlar...

25 Aralık 2017 Pazartesi 22:00
Namazda sehiv (yanılma) secdesini gerektiren 12 durum

Hanefi mezhebine göre sehiv secdesi, bir namazın kusurlu kılınması hâlinde, bu kusuru düzeltmek maksadı ile namazın sonunda (son oturuşta Tahiyyatı okuduktan sonra) yapılan secdedir. 

Gerek sünnet namazlarda, gerekse farz olan namazlarda sehiv secdesi yapılır.

Sehiv secdesini gerektirici hallerden bâzıları şunlardır: 

1. Fâtiha`dan sonra zamm-ı sûre okumadan rükûa gitmek. Rükû`da iken hatırlarsa, doğrulup sûreyi okur, sonra tekrar rükûa gider. Namazın sonunda da sehiv secdesi yapar.

2. Unutarak Fâtiha`yı iki kere okumak.

3. Vitir namazlarının tekbir ve kunut duasını unutmak. Rükûda iken hatırlasa, doğrulup kunut okumaz. Sonunda sehiv secdesini yapmakla yetinir.

4. Dört rekatlı namazlarda, iki rekat kıldıktan sonra oturmayı unutarak üçüncü rekata kalkmak, yani, ilk oturuşu terketmek. Bu durumda bakılır: Eğer namazı kılan kişi tamamen kalkmış veya kalkmaya daha yakın bir durumda ise, oturmaz; namazı bitirip sonunda sehiv secdesi yapar. Eğer oturmaya daha yakın bir halde ise, oturur; sonunda da sehiv secdesi yapmaz. Tam kalktıktan sonra oturmak ise, namazı bozar.

5. Birinci oturuşta Tehıyyât`ı okuduktan sonra hemen kalkmayıp salâvatları ve duaları okumak yahut da bir rükün edâ edecek kadar gecikmek. Bu durumda eğer salâvattan okunan kısım bir cümle teşkil eder ise "Allahümme salli alâ Muhammedin" demek gibi namazın sonunda sehiv secdesi yapılır. Fakat okunan kısım bir cümle teşkil etmemişse, sehiv secdesine gerek yoktur.

6. Dört rekatlı farz namazlarda, son rekatta oturmaksızın beşinci rekata kalkılacak olsa, beşinci rekatın kıyam, kırâet ve rükûu tamamlanıp secdeye gidilmedikçe, dönüp tekrar oturulur. Tehıyyâtdan sonra selâm verilip sehiv secdesi yapılır. Çünkü bu durumda farz olan son oturuş tehire uğramıştır. Fakat beşinci rekat için secde yapılmış olursa, bu namaz nâfileye döner. Artık buna bir rekat daha ilâve ederek, altı rekatlık bir nâfile namazı kılınmış olur. Dolayısıyla sehiv secdesi de gerekmez.

7. Dört rekatlı bir farz namazın son kadesinde teşehhüd miktarı oturduktan sonra kalkan kimse, hemen oturup selâm verir. Tekrar Tehıyyat okumasına gerek yoktur. Hâtta oturmadan ayakta bile selâm verebilir. Zira farz olan oturuşu yapmıştır. Yalnız ayakta selâm vermekle vacibi terketmiş olur. Sonunda ayrıca sehiv secdesi de lâzımdır. Çünkü selâm tehire uğramıştır.

8. İmama sonradan yetişen kimse, kendi kıldığı rekatlar içinde hatâ yaparsa, o hatâsı için sehiv secdesi yapar.

9. İmamın, açıktan okuması vâcib olan yerlerde gizli; gizli okuması vâcib olan yerlerde de açık okuması... Meselâ öğle namazında Fâtiha ve zamm-ı sûreyi sesli okuması, akşam namazında da içinden okuması gibi. Namazdaki tesbih ve tekbirlerin cehren okunması, sehiv secdesini icab ettirmez.

10. Namaz içinde Fâtiha okunduktan sonra hangi âyet veya sûreyi okuyacağı bir müddet tefekkür edilse, sehiv secdesi icab eder. Çünkü vâcib te`hire uğramıştır.

11. Ta`dîl-i erkânın terki, sehiv secdesini gerektirir.

12. Namazda sehiv secdesini icab eden birkaç hatâdan dolayı tek sehiv secdesi yeterlidir.

Sehiv secdesinde, iki secde ile Tehıyyât`ı okumak ve selâm vermek vâcibdir. Tehıyyât`dan sonraki salâvat ve dualar ve secdedeki tekbirler ve tesbihler ise sünnettir.

Bir namaz içinde, o namazın rek`atları sayısında şüphe etmek, namaz kılan kimse vesveseli biri değilse, kılınan namazı iptâl eder. Yeniden kılmak gerekir. Nitekim vakit varken, namazı kılıp kılmadığında tereddüd eden de o namazı kılar. Namazı tamamladıktan sonra rekat sayısında şüpheye itibar yoktur. Ancak noksan kıldığını kesin olarak anlarsa namazı yeniden kılar.  (Sorularla İslamiyet)

Haber Tarihi: 25 Aralık 2017 Pazartesi 22:00
  • bozerenbozeren21 gün önce
    Bence hiçbiri gerekmez.Maksat insanlara ibadette zorluk çıkarmak olsun diyorsanız, o başka.

Günün Karikatürü

Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 18.01.2018