Metin Özer: Temel Liseler kaliteyi artıracak

1990’lı yıllardan bugüne eğitim camiasında yer alan SINAV Eğitim Kurumları, yeni döneme en hazırlıklı kurumlardan birisi olarak başlayacak.

15 Eylül 2015 Salı 09:13

Dershanelerin temel liselere dönüşmesi sürecini destekleyen Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özer, ’’Bu proje büyük halk desteğine sahip olan bir iktidarın projesidir. Dönüşüm süreci okullardaki kaliteyi artıracaktır. Ayrıca uzmanlaşmış olan yapıların deneyim ve birikimleri temel liseler vasıtasıyla eğitim dünyasına kazandırılmış olacaktır’’ dedi.

Ankara'da eğitim editörümüz Mehmet UFUK’un sorularını cevaplandıran Metin Özer, dönüşüm sürecinde yaşanılan sancıların geçici olacağını vurguladı.

Dershanelerin temel liseye dönüşmesine hazırlıklı mıydınız?

M. Özer: Bu proje büyük bir halk desteğine sahip olan bir iktidarın projesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da arkasında durup bizzat takip ettiği bir projedir. Son teşviklerde ayrılan pay da önemli seviyede. Tabi ki Sınav Eğitim Kurumları olarak biz, hükümetin böyle bir tercihte bulunmasından daha önce bu sürecin gerçekleşmesi gerektiğini gerekçeleriyle gündeme getirdik. Dershaneler işlerini çok iyi yaptıkları için okulların önüne geçmişlerdi. Bunun sonucunda kaçınılmaz olarak okullaşmaları gerekiyordu. Şimdi bu süreç yaşanıyor.

 


Süreç nasıl olgunlaştı?

M. Özer: Kısaca özetleyecek olursak; Türkiye’de dershanecilik eğitime bir destek kurumu olarak doğup gelişti. Daha sonra dinamikleriyle gelişip okulların önüne geçti. Konu anlatımından rehberliğe kadar birçok alanda öğrenci odaklı okulun rolünü üstlenir hale geldi ve sonuçta destek kurumu olmaktan çıkıp okul gibi faaliyetler gösterdi. Okulun önüne geçen ana unsura dönüştü. Bizler de yaygın eğitim kurumu olmak çıkıp örgün eğitim kurumuna dönüştürülmesini talep ettik. STK’larla geçen yıl Milli Eğitim Bakanımız Nabi Avcı Beye gittik. Bizler de bu kurumların direkt kapanmamasını istedik, ’’Bize süre verin dönüşelim’’ diye talepte bulunduk. Sonuçta Paralel Yapı ile alakası olmayan kurumlar da var. Bunların kapatmaktan ziyade dönüştürülerek potansiyellerinden yararlanılması gerektiğini arz ettik. Biz kavganın siyasi söylemlerin gölgesinden çıkıp eğitim zeminin de tartışılmasını istedik. Bakan Bey de, önerimizi kamuoyu ile paylaştı. Önerilerimiz dikkate alındı. Kurumların adını Akademik Lise adıyla önerdik. Ama ismi Temel Lise olarak belirlendi. Sınav Eğitim Kurumları olarak kanun çıktıktan sonra 1 yıl önce kurucularımızı toplayıp start verdik. Dershane defterini anayasa mahkemesinden dönse bile dönüşüm sürecini devam ettirme kararı almıştık. Oluşturduğumuz yol haritamızı Türkiye’deki tüm dershanelerle paylaştık. Kurum olarak 220 şubemizden 140’ı dönüştü.

Dönüşüm süreci maliyetlere nasıl yansıdı?

M. Özer: Tabi ki dönüşümün ilk bakışta maliyetleri de yükselttiğini söylemeliyiz. Daha önce 3 bin liraya dershaneye giden öğrenci için maliyet ortalama 10 bin liraya kadar çıktı. Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir; Veliler, çocuklarını okula gönderip, oradaki yemek ve ulaşım masraflarını karşılayıp, ardından da dershaneye ödeme yapmak suretiyle yüksek bir maliyetle karşı karşıya kalıyordu. Şimdi ise öğrenci ya mevcut okuluna gidecek ya da temel liseye dönüşen eğitim kurumlarını tercih edecek.

Temel liseye gidemeyen öğrenciler ne olacak?

M. Özer: Arzu eden temel liseye geçebilecek. Bu durumda okullarda kısmi de olsa bir azalma olacak. Öğretmenler ise kalan öğrencilerle daha yakından ilgilenecek. Bu gerçeği dikkate aldığımızda dönüşüm sürecinin okullardaki kaliteyi artıracağını söyleyebiliriz. Ayrıca uzmanlaşmış olan yapıların deneyim ve birikimleri temel liseler vasıtasıyla eğitim dünyasına kazandırılmış olacaktır. Bence bazı belirsizliklere rağmen Türkiye’nin hayrına olan bir sürece girdik. İlk yıl bir kargaşa yaşanabilir ama inanıyorum ki herşey yoluna girecektir.

Veliler sizce neden hâlâ tereddütlü?

M. Özer: Süreci iyi anlatmamız gerekiyor. Velilerimiz, hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde yeni sürece inanmalılar. Zaten dershanecilik resmi olarak 50 yıl, gayri resmi olarak 100 yıldır bu topraklarda yapılıyordu. Sonuçta yerleşmiş bir tecrübe var. Bu kurumlar zaten zamanla okul gibi faaliyet gösterir hale gelmişti. Şimdi yeni dönemde çocuklarımız daha az yorulacak. Kendilerine daha fazla zaman kalacak. Eskiden sabah 8’den 4’e kadar okulda, 4’ten akşam 9’a kadar dershanede zaman geçirmek zorunda kalan öğrenciler şimdi 8’den 4’e 5’e kadar sadece okulunda olacak ve son zilin çalmasıyla birlikte evine gidecek. Bu da çocuğun daha planlı yaşaması için bir fırsattır. Kendisine, ailesine ve sosyal hayatına zaman ayırabilecektir. Hem de hasret kaldıkları haftasonu tatilleri olacaktır.

Neden SINAV seçilmeli?

Öğrenci ve velilere kapılarının her zaman açık olduğunu söyleyen Metin Özer, ‘Sınav neden tercih edilmeli?’ sorusuna şu şekilde cevap verdi:

1-Kurumsal bir markayız.

2- Alt yapımız güçlü ( yayınlarımız var- eğitim kadromuz oldukça seçkin)

3- Değer endeksli eğitim veriyoruz ( sadece test odaklı ilerlemiyoruz)

4- Kamplaşmaların dışındayız. Kurumlarımız Türkiye’nin yansımasıdır.

5- İşimizi iyi yapan bir ekibiz.

 

Vazgeçilmez olacağız

25 yıllık dershane, yayın ve okul birikimiyle eğitim sektörünün amiral gemisi olduklarını kaydeden Özer, ''Geçen yıldan itibaren Sınav Liseleriyle dönüşüme öncülük etmeye başladık. Dönüşürken kendi kriterlerimize uygun olmayacağını düşündüğümüz şubeleri elemekten çekinmedik. Çünkü önceliğimiz kaliteli eğitimdir. Daha da önemlisi dönüşüm süreci vesilesiyle kalıcı markalar oluşturmayı hedefliyoruz. 4 yılın sonunda kendi markamızı vazgeçilmez kılacağız’’ dedi.

Üniversitemiz de olacak

Eğitim işine girenler için üniversite kurmanın önemli bir hedef olduğunu vurgulayan Metin özeri ’’Üniversite bu işin nirvanasıdır. Sınav Eğitim Kurumları olarak bu konuyu da düşünüp taşınıyoruz. Adım adım ilerliyoruz. En iyisi için çalışıyoruz. Önce yayınlarımızla başladık, ardından dershanelerimizi hizmete soktuk. Bu alanda bir numara olduk. Kolejlerimizde başarılara imza attık. Sırada dönüşüm sürecimiz var. Orta vadede üniversite için de hazırlıklarımız devam ediyor’’ mesajı verdi.

Burslu dünya vatandaşları

Başarıyı her zaman burslarla desteklediklerini anlatan Özer, ’’Öğrenci oranı açısından Milli Eğitim Bakanlığının verdiği yüzde 3’lük oranı mutlaka dikkate alıyoruz. Eğitim işi gönüllülük işidir. Bu oranı yüzde 10 -15’e kadar çıkarıyoruz. Yeter ki öğrencilerimiz azimli olsunlar. Amacımız; yeniliğe açık, akademik eğitimin yanında etkin yabancı öğretiminin yapıldığı; sosyal kültürel ve sportif faaliyetlerle zenginleştirilen programlarımızla, hem öz değerlerimize bağlı hem de evrensel normları benimseyen özgüveni yüksek, ufku geniş, seçkin dünya vatandaşları yetiştirmektir’’ dedi.

Vergi rekortmeni

Metin Özer, kısa sürede dershane ve kurslarıyla yurt çapında eğitim zinciri kuran Sınav Eğitim Kurumları’nın tercih edilen kadroları, başarı odaklı yayınları, etkin ders ve başarı takibiyle öğrenci ve velilerin güvenini kazanırken üst üste vergi rekortmeni de olduğunu vurguladı. Özer, yönettiği kurumun başarısının birçok kuruluş tarafından ödüllendirildiğini de kaydetti.

Dönüşümle yenilendiler


MEB’in Ağustos sonu verilerine göre, özel okula dönüşmesi gereken mevcut 3 bin 107 dershanenin 2 bin 396’sı dönüşüm için başvurdu. Bunların 2 bin 260’ının başvurusu kabul edildi. Binin üzerindeki kurum dönüşüm sağlayarak özel okul ruhsatı aldı. Bunların bin 173’ü temel lise, 197’si ortaokul, 11’i ilkokul, 5’i anaokulu, 5’i de Anadolu lisesi oldu. 500 dershanenin kurucusu da kendiliğinden dershanecilik faaliyetine son verdi.

Mehmet UFUK - egitimrehberi / 15 Eylül 2015