Kurtulmuş'tan silah yardımına sert eleştiri

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ABD'nin terör örgütü YPG'ye yardım etmesini eleştirerek, "Eğer ABD ve diğer müttefiklerimiz bu bölgede bir barış arayışı içindelerse, sağdan say 3-5 bin kişi, soldan say 3-5 bin kişilik bir terör örgütüyle iş birliği yapmak değil, bölgenin tek ekonomik ve siyasi istikrar sahibi ülkesi olan Türkiye ile iş birliği yapmanın kendi milli menfaatleri bakımından da en akılcı olduğunu ifade ediyoruz" dedi.

12 Mayıs 2017 Cuma 14:36
Kurtulmuş'tan silah yardımına sert eleştiri

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul Kongre Merkezinde İstanbul Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen 2. Dünya Teknoloji, İnovasyon ve Girişimcilik Konferansının açılışında konuştu.

HİZMET EDECEK BİR DURUM DEĞİLDİR

Stantları geçen Kurtulmuş basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, Evet açık söyleyeyim. Oradaki görüntüler hepimizin içini paralıyor. Bizim müttefikimiz, 1952’den beri NATO çerçevesinde iş birliği içerisinde olduğumuz, lafı geldiği zaman ’Türkiye NATO’nun güney sınırındaki ülkedir, müttefikimizdir’ diyenlerin Türkiye’nin düşmanı olan silahlı gruplara silah vermesini asla kabul etmemiz mümkün değildir. Bu çerçevede bu Türkiye’nin kabul edeceği bir durum olmadığı gibi bölge barışına da hizmet edecek bir durum değildir. dedi.


Numan Kurtulmuş , Cumhurbaşkanı Erdoğanın ABD ziyareti , YPGye silah yardımı ve Rus menşeli füze bulunması şeklindeki ilgili bir sorularada dünyada küresel siyaset anlamında yeni döneme girildiğini ifadeederek Dünyadaki bütün dengeler özellikle soğuk savaşın sona ermesinden sonra değişti. Ama henüz dünyada bir denge kurulamadı. Bugün dünyada yaşadığımız birçok karışıklığın, harbin temel sebebi de dünya siyasetindeki bu dengesizlik durumunun devam ediyor olmasıdır. Bu dengesizlikten en fazla nasibini alan başta Ortadoğu bölgesi olmak üzere bizim yakın coğrafyamızdır. Öyle görünüyor ki bir müddet daha yakın coğrafyamızda bu denge arayışları sürecektir. Suriye krizi ve Iraktaki parçalanma, aslında dünya siyasetindeki bir parçalanmışlığın sadece birer göstergesidir. Özellikle Suriyede 6 yıldır devam eden ilk 3 yılı iç savaş ikinci 3 yılı ise vekalet savaşları şeklinde devam eden savaşın dünya siyasetindeki bütün dengeleri bozucu bu anlamda dünyada barışın sağlanmasını engelleyici son derece tehlikeli bir pozisyona geldiğini bir kere daha ifade etmek isterim.

'BAŞKA TERÖR ÖRGÜTLERİNİ BELA ETMEK...'

Kurtulmuş, Aynı şekilde Irakın hem toprak bütünlüğünün bölünmeye başlaması hem Irakta farklı unsurların güç mücadelesini Irakı geleceğine ilişkin kaygıları ortaya çıkardığı bir dönemde de Irak konusundaki siyasette de herkesin uyanık olması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bizim görüşümüz açıktır, nettir. Biz hem Suriyenin hem Irakın toprak bütünlüğünden yanayız. Biz hem Suriye’de hem Irak’ta bütün terör örgütlerinin tasfiye edilmesi, Suriye halkının kendi demokratik yönetimini kurması, Irak’ın da kendi iç bütünlüğünü koruyarak yeni bir Irak oluşturması ve demokratik bir katılımla toplumsal kesimlerin hepsinin işin içerisinde olduğu bir sistemin kurulmasından yanayız.

Şu anda vekalet savaşları devam ediyor ama hiçbir ülkenin Suriye’deki sorunu tek başına çözme gücü yok, hiçbir ülkenin bu vekalet savaşını kazanma gücü ve imkanı yok. Dolayısıyla burada ABD’nin, Rusya’nın, diğer bütün güçlerin, hepimizin ortak çalışma alanımız ’Nasıl olur da Suriye’de adil ve kalıcı bir barışı kurarız? Nasıl olur da terör örgütlerin tamamını bu bölgeden tasfiye ederiz?’ olmalıdır. Terör örgütlerinden bir tanesini örneğin DEAŞ’ı tasfiye ederken, bu bölgede halkların başına başka terör örgütlerine bela etmek akıllıca bir iş değildir, bölge barışına hizmet etmez, dünya barışının kurulmasına da hizmet etmez. Dolayısıyla bizim tavrımız burada da açık.Nasıl Suriye’nin, Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyorsak, Suriye ve Irak’taki bütün terör örgütlerinin tasfiye edilmesini de savunuyoruz. Bu anlamda bizim için DEAŞ ne kadar tehlikeli bir terör örgütüyse, PKK’nın ve PYD’nin de aynı şekilde tehlikeli bir terör örgütü olduğunun altını çiziyoruz. Eğer Amerika Birleşik Devletleri ve diğer müttefiklerimiz bu bölgede bir barış arayışı içindelerse, sağdan say 3-5 bin kişi, soldan say 3-5 bin kişilik bir terör örgütüyle iş birliği yapmak değil, bölgenin tek ekonomik ve siyasi istikrar sahibi ülkesi olan Türkiye ile iş birliği yapmanın kendi milli menfaatleri bakımından da en akılcı olduğunu ifade ediyoruz."

'BUNUN VEBALİNİ NASIL VERECEKSİNİZ' 

Kurtulmuş sözlerine şöyle devam etti: Evet açık söyleyeyim. Oradaki görüntüler hepimizin içini paralıyor. Bizim müttefikimiz, 1952’den beri NATO çerçevesinde iş birliği içerisinde olduğumuz, lafı geldiği zaman ’Türkiye NATO’nun güney sınırındaki ülkedir, müttefikimizdir’ diyenlerin Türkiye’nin düşmanı olan silahlı gruplara silah vermesini asla kabul etmemiz mümkün değildir. Bu çerçevede bu Türkiye’nin kabul edeceği bir durum olmadığı gibi bölge barışına da hizmet edecek bir durum değildir. Yani diyelim ki Rakka’dan DEAŞ’ı attınız çıkardınız, yüzde 100’ü Arap olan bir Rakka’da etnik temizlik yapmak üzere hazır bekleyen bir PYD’yi o Rakka’ya sürerseniz, orada ortaya çıkacak olan insani sorunları ve orada ortaya çıkacak olan büyük kargaşaları nasıl önleyeceksiniz, bunun vebalini nasıl vereceksiniz. Dolayısıyla burada PYD ve YPG güçleriyle ya da adına başka bir şey dedikleri SDG güçleriyle derece Türkiye’ye zarar veren bir görüntüdür. Aynı şekilde Amerika’ya da zarar veren bir görüntüdür. Onunda altını çizmek isterim."

Haber Tarihi: 12 Mayıs 2017 Cuma 14:36

    Günün Karikatürü

    Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 24.11.2017