İşte Türkiye'de görmeniz gereken milli parklar!

Milli parklarımızın içinden "görülmezse olmaz" dediklerimizi sizler için bir araya getirdik. Hem keyifli vakit geçirmek hem de tefekkür etmek için birebir...

17 Eylül 2017 Pazar 12:27
İşte Türkiye'de görmeniz gereken milli parklar!

1-) Kuş Cenneti - Bandırma

1959 senesinde açılan Bandırma Kuş Cenneti’ne, 1975 senesinde Avrupa Konseyi’nce A sınıfı Avrupa Diploması verilmiştir.

09:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edebileceğiniz bu cennette tespit edilebilen 266 kuş türü bulunmaktadır. Çeşitli türlerin bir arada bulunduğu bu muazzam yer için en güzel gezi zamanı bahar aylarıdır.

 

 

2-) Yedigöller Milli Parkı - Bolu

1965 senesinde faaliyete başlayan bu eşsiz parkta hakim olan bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Sarıçam, karaağaç, gürgen, meşe gibi türleri görmeniz de mümkün.

Parkın içerisinde ve yakın çevresinde nadir de olsa karaca, sincap, geyik gibi hayvan türlerini de görebilirsiniz.

Parkta kamp, günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğrafçılık gibi aktiviteler yapabilir, bu aktiviteler sırasında konaklama ve gıda ihtiyaçlarınızı ise, tesis edilen dinlenme evleri, kantin gibi yerlerden temin edebilirsiniz. Ayrıca konaklama için çadır ve karavan kullanabileceğiniz gibi, misafirhane ve bungalovlardan da faydalanabilirsiniz.

 

 

3-) Uludağ Milli Parkı – Bursa

1961 senesinde Milli Park ilan edilen Uludağ Milli Parkı’nda 27.300 hektarlık alanda gezerken teleferik, karayolu ve telesiyej gibi hizmetlerden faydalanabilirsiniz.

Milli Park sahası içerisinde yaban domuzu, çakal, kurt, porsuk, yabani kedi ile ağaç yediuyur, köstebek, sincap, sansar ve çok nadir ayı bile görmek mümkündür.

 

 

4-) Yozgat Çamlığı Milli Parkı

5 Şubat 1958 tarihinde açılan, insan etkisi ile meydana gelen step içinde sayılı kalıntı ormanlardan birisi olan Yozgat Çamlığı’nın yapısal özelliğini tepeler, sırtlar ve vadilerle parçalanmış dalga halindeki düzlükler meydana getirmektedir.

Şehrin 2 km güneyinde yer alan bu parkın içinde üç yıldızlı bir otel olmasının yanı sıra, kamp yerleri, restoran, çocuk oyun parkı, soğuk su çeşmeleri bulunmaktadır.

 

5-) Köprülü Kanyon – Isparta

Rafting yapmaya müsait bu bölgenin başlangıcında iki tane tarihi köprü bulunmaktadır. Kanyon, ismini bu köprülerden almaktadır.

Bu kanyon, yaz aylarında günde 7 bin kişinin rafting yapmasına olanak sağlamaktadır. Isparta’nın güneydoğusunda bulunan Kasımlar Beldesi’nden başlayan bu nehrin ana kaynağı Aksu ve Karacahisar’dan gelen sudur.

Çevresindeki yaklaşık 25 km’lik dar vadiler, suyun yükseldiği zamanlarda tehlike arz edebilir.

 

6-) Boğazköy- Alacahöyük Tarihi Milli Parkı – Çorum

1988 senesinde kurulan bu koruma alanı, Hititlerden kalma arkeolojik eserler barındırmaktadır. Bu eserlerden en çok görülmeye değer olanlar, Hattuşaş’a ait kent surları, yer kapı, aslanlı kapı ve yazılıkayadır.

Yapılan kazı çalışmalarında, Bizans, Roma, Hatti, Frig, Galat ve Asur medeniyetlerinin kalıntılarına rastlanmıştır.

Alan, 1988 senesinde koruma altına alınsa da, 1986 senesinden bu yana Dünya Kültür Mirası Listesi’ndedir.

 

7-) Altınbeşik Mağarası – Antalya

1966 senesinde Oymapınar Barajı ile ilgili çalışmalar sırasında keşfedilen bu mağaraya 200 m uzunlukta bir yeraltı gölü üzerinden bot ile girilmektedir.

Henüz hakkındaki çalışmalar bitmeyen bu mağaranın bütün bölümlerine ulaşım mümkün değildir.

Düden suyu (Altınbeşik) halen aktif bir sistem olduğu için, bu durum göz önünde bulundurularak turizme açılmıştır.

 

8-) Kaçkar Dağları Milli Parkı – Rize

Büyük bir bölümü Rize- Çamlıhemşin’de olan bu milli park, 51.550 hektarlık arazisiyle, korunmuş doğal ekosistemi, alüvyal ormanları, yaşlı ormanları, güncel buzulları ve yöredeki yüzyıllardır süregelen otantik kırsal yaşamı ile 1994 senesinde milli park haline getirilmeye değer bulunmuştur.

Milli park alanında nemli dere, orman, alpin ve subalpin ile bataklık ve sucul vejetasyon tipleri belirlenmiştir. Endemizmin yüksekliği ile dünyada 25 önemli ekolojik bölgeden biri kabul edilir.

Aynı zamanda alanda yaklaşık 30 memeli türü tespit edilmiştir. Bunlardan bazıları; gelincik, ağaç sansarı, sansar, porsuk, vaşak, su samuru, karaca, çengel boynuzlu dağ keçisi, kurt, ayı, yaban keçisi, yaban domuzudur. Ayrıca 12 takıma ait 136 kuş türü de belirlenmiştir.

Bölge doğa yürüyüşü, kano, fotoğrafçılık, dağcılık, zirve tırmanışı, kayak, piknik, dağ bisikletçiliği, yayla şenlikleri gibi sosyo-kültürel faaliyetlere imkan sağlamaktadır.

 

9-) Karagöl Sahara Milli Parkı - Artvin

31 Ağustos 1994 tarihinde açılan milli park, Karagöl ilçe merkezinin 45 km kuzeyinde yer almaktadır.

Sahara yaylası ise, ilçe merkezinin 17 km uzağındadır.

Eğim değerleri oldukça yüksek olan bu arazide, Laşet deresi kenarında 1700-1800 metrelerde kademeli olarak yer alan düzlükler aynı zamanda Sahara Pancarcı Şenlikleri’nin yapıldığı alandır. Bu şenliklere isteyen turistlerde katılıp keyifli vakit geçirebilmektedir.

 

10-) Sultansazlığı Milli Parkı – Kayseri

Sultansazlığı çevresinde yürütülen çalışma ve araştırmalarda yöredeki yerleşimin Tunç Çağı’na kadar uzandığı anlaşılmıştır. Bölgede, Hitit kral ve kraliçesini betimleyen figürler bulunmuştur.

Ayrıca 13. Yüzyıla ait Türk- İslam yapıtları da mevcuttur.

Bölgenin en önemli özellikleri ise, tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu, nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme, barınma ve kuluçka alanı oluşu, Avrupa'da turna, flamingo, akbalıkçıl, kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşudur.

 

 11-) Munzur Vadisi Milli Parkı – Tunceli

Meşe ağaçlarının hakim olduğu milli park; ayı, kurt, tilki, yaban keçisi ve çengel boynuzlu dağ keçisi, susamuru, ile keklik gibi kuşlara ev sahipliği yapmaktadır.

Ayrıca Munzur Vadisi Milli Parkı, bitki örtüsü açısından oldukça zengindir. 1518 çeşit kayıtlı bitki türü mevcuttur. Bunlardan 43 tanesi sadece Munzur Dağları’nda yaşamaktadır. Munzur Dağları’ndan başka hiçbir yerde bulunmayan endemik bitkiler arasında Çan Çiçeği, Erzincan Kirazı, Bindebirdelik Otu, Munzur Kekliği, Munzur Düğün Çiçeği, Dağ Çayı, Munzur Dağı Oltu Otu sayılabilir.

 

12-) Küre Dağları Milli Parkı – Kastamonu / Bartın

Kastamonu ve Bartın il sınırları içerisinde kalan 37 bin hektarlık bu milli park, 1999 senesinde açılmıştır.

Bu milli park, kaynak değerlerini Valla Kanyonu, Ilgarini Mağarası gibi jeolojik oluşumlar, Ilıca Şelalesi gibi doğal güzellikler ve otantik, folklorik kültür zenginlikleri oluşturmaktadır. Milli park ülkemizin doğal değerlerinin korunabildiği alanlardan biridir.

İyi bir orman örtüsü ve otsu floraya sahiptir. Ayı, kurt, çakal, yaban domuzu, geyik, karaca, sansar sincap gibi memeliler ve ötücü kuşlar milli park sınırları içerisinde görülebilir.

 

13-) Göreme Tarihi Milli Parkı – Nevşehir

6 Aralık 1985 tarihinden bu yana Dünya Miras Listesi’nde bulunan bu milli parkta, görülmesi gereken ilk yerler volkanik tüften oluşan Peribacaları, aynı zamanda Bizans kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihini gözler önüne sermesi açısından önemlidir.

Göreme yöresinin geçmişteki kültürüne uygun tarım ve kırsal hayatını yansıtan yerleşimler olması açısından Ürgüp, Avcılar, Uçhisar gibi bölgeler ilginizi çekebilir.

Göreme Tarihi Milli Parkı’nı ziyaret etmek için en uygun zamanların 15 Mart- 15 Kasım arası olduğu söylenmektedir.

Bu milli park sınırları içerisinde yürüyüş hatları belirlenmiştir.   

Konaklama için çevredeki pansiyon ve oteller kullanılabilir.

Haber Tarihi: 17 Eylül 2017 Pazar 12:27
  • EmreEmre2 ay önce
    Gevurlarda müteahhitlerin yaptığı binaları görünce vay be gevur yapıyo diyonuz bizimkiler bişey yapınca kıyameti koparıyor böyleleri alakalı alakasız konuşuyorlar işte. Ne anlamı var şimdi bunun? Yeri mi yani siyaset sayfalarında yeterince kin kusamadınız mı?

Günün Karikatürü

Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 21.11.2017