Altınbaş Üniversitesi

'FETÖ'yle mücadeleyi sürdürmek için OHAL'e ihtiyaç var'

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, FETÖ ile iltisaklı olan çok sayıda insanın olduğunu belirterek "Bunların devletin içerisinden temizlenmesi de bir sorumluluktur" dedi.

18 Nisan 2017 Salı 18:50
'FETÖ'yle mücadeleyi sürdürmek için OHAL'e ihtiyaç var'

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, OHAL'in süresinin uzatılmasına ilişkin, "İşin içine girdikçe, FETÖ ile olan bu mücadele devam ettikçe gördük ki şu an için dahi karda yürüyüp izini belli etmemiş bu grupla irtibatlı, iltisaklı çok sayıda insan var. Bunların devletin içerisinden temizlenmesi de bir sorumluluktur." dedi.

OHAL'in uzatılmasına ilişkin tezkerenin görüşmelerinde HDP Grubu adına konuşan Mardin Milletvekili Mithat Sancar, 16 Nisan'da gerçekleştirilen halk oylamasının ve sonucunun ağır şaibeler altında olduğunu ileri sürdü.
HDP'nin ve "hayır cephesinin" pek çok unsurunun yasal ve anayasal haklarını kullanmalarının engellendiğini savunan Sancar, toplantılarının olduğu illere girerken seçim otobüslerinin durdurulduğunu, saatlerce arandığını ve kimlik kontrolleri yapıldığını söyledi.

"Bu para ile seçim çalışması yürütmek haramdır"

Yapılanların Anayasa'nın yanı sıra ahlaka ve etiğe aykırı olduğunu öne süren Sancar, "Mevcut Anayasa'ya göre tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı, bir taraf gibi sahada geziyor. Günde 3-4 kere canlı yayınlara çıkıyor. Cumhurbaşkanı sırf açılış törenleri yapmak için mi oralara gitti? Hayır. Dolayısıyla etik kurallara aykırı bir seçim süreci yaşandı. Üstelik bu gezilerin tamamı devlet bütçesinden karşılandı. Bu haram paradır. Bu para ile seçim çalışması yürütmek haramdır." diye konuştu.
Sancar, halk oylamasında "Köprüler yaptık." denilerek kampanya yürütüldüğünü, fiziksel köprülerin yapıldığını, ancak toplum kesimleri arasındaki köprülerin tahrip edildiğini savunarak, "Bu süreç baştan aşağı demokratik meşruiyetten yoksundur." ifadesini kullandı.

YSK'nin mühürsüz oylara ilişkin aldığı kararı eleştiren Sancar, "Bu mühürsüz oyların hangi illerde kullanıldığını, sayısının ne kadar olduğunu açıklamadan, inandırıcı, objektif bir şekilde ortaya koymadan bu seçimin meşruiyetini kabul ettiremezsiniz. YSK bunu açıklamazsa ağır bir toplumsal ve siyasal meşruiyet sorunu bu referandum sonuçlarının üzerinde ebediyen duracaktır." dedi.

Sancar, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'un, 21 Temmuz 2016'da, "OHAL'i üç aylığına ilan ettiklerini, en fazla 1,5 ayda kaldırmayı hedeflediklerini" açıkladığını hatırlatarak, "Şimdi sayısız tehdit örneği sunuyorsunuz. Kusura bakmayın, o açıklamanızı hatırlayın, onunla ilgili doyurucu bir açıklama yapma göreviniz var sayın bakan." ifadesini kullandı.

"Baktık ki meselenin aslı öyle değil"

Sancar'ın sözleri üzerine yerinden söz alan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İlk olağanüstü hali ilan ederken samimi düşüncemiz oydu. Fakat, işin içine girdikçe, FETÖ ile olan bu mücadele devam ettikçe gördük ki şu an için dahi karda yürüyüp izini belli etmemiş bu grupla irtibatlı, iltisaklı çok sayıda insan var. Bunların devletin içerisinden temizlenmesi de bir sorumluluktur.

Böyle olmasını ümit ediyorduk, o şekilde yola çıktık ama baktık ki meselenin aslı öyle değil. 1975'te Harp Akademilerinin, harp okullarının sorularını çalmış olan bir örgütten bahsediyoruz. Halen devletin en ince noktalarına kadar girmiş, belki oralarda kendini saklayan örgütlerden bahsediyoruz. Türkiye'nin gerçekten demokrasisini, birliğini, dirliğini yok etmeye çalışan çok sayıda terör grubundan bahsediyoruz. Mücadelenin zarureti dolayısıyla sürmüştür.

Başlangıçtaki samimi niyetimiz hakikaten öyleydi. Bu işi en kısa süre içerisinde bitirip, Türkiye demokrasisinin normal bir şekilde yürümesini sağlamaktı ama maalesef bir ihtiyaç dolayısıyla bu ortaya çıkmıştır."

Haber Tarihi: 18 Nisan 2017 Salı 18:50