Ediz Hun Kitap Şenliğinde Kitaplarını İmzaladı

Bu sene 2’incisi düzenlen Ataşehir Kitap Şenliği’nde Türk Sineması oyuncusu ve yazar Ediz Hun okuyucularının kitaplarını imzaladı.

14 Ekim 2017 Cumartesi 11:02

Ataşehir Kaymakamlığı ve Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün öncülüğünde organizasyonunu Eğitimevi’nin üstlendiği bu sene 2’ncisi gerçekleşen Ataşehir Kitap Şenliği’nde, Türk Sineması oyuncusu ve yazar Ediz Hun okuyucularının kitaplarını imzaladı. Etkinliğe öğrenciler ve yetişkinler yoğun ilgi gösterdi.

22 Ekim tarihine kadar devam edecek olan şenlikte her gün değişik yazarların söyleşileri ve imza etkinlikleri olacağı belirtildi. Etkinliğe toplamda 80 yazarın katılacağı belirtildi. Kitap şenliğinde 117 yayınevinden 240 bin kitap çeşidi olduğunu belirtti.

Şenliğe katıldığı için mutlu olduğunu dile getiren Türk Sineması oyuncusu ve yazar Ediz Hun, ’’Burada gördüğümüz gençler bizim geleceğimiz. Onların iyi yetişmesi her türlü çabayı sarf etmemiz gerekiyor. Bu kitap şenliği 22 Ekim tarihine kadar devam ediyor. Daha sonra Anadolu’nun belirli şehirlerinde de devamlılığı olacaktır. Bunlara da katılmak isterim. Benim 3 kitabım var, burada hepsini imzalamaya gayret edeceğim’’ dedi.


Yazar Hun, ’’Ben Üniversiteyi Norveç’te okudum. Benim orada bulunduğum zamanda Norveç’in 4 milyon 200 bindi. Şimdi ise 4 milyon 600 bin civarında. Okuma ve kitap alma oranı yüzde 60-65’lerde. Herkes kitap alıp okuyor. Bizde bu rakam düşük seviyelerde. Yeni nesil çok daha başarılı olacaktır, imkanlar fazla, teknoloji gelişmiş bir konumda bu bakımdan ileriye umutla bakıyoruz.Kitap bir servettir, geleceğe yapın bir yatırımdır. Kütüphanedeki kitaplarınız değişik konularını işleyen hoşluktur. Evlerimize bakıyoruz. Yemek odamız var, salonumuz var ama kütüphanemiz yok. Kütüphane olması lazım. En azından salonda değilse bir odada kütüphane hazırlamak gerekir. Aşırı derecede televizyon izlemekte bazı rahatsızlıkları tetikliyor. Onları söylemek istemiyorum ama fazla seyretmemek, az ve özü seyretmek daha uygun olur diye düşünüyorum. Televizyonu mümkün olduğu kadar az seyretmeliyiz. Çünkü beyin devamlı görüntüyü alıyor, düşünce yok, gözler ise aktarıyor. Dolayısıyla uzun zamanda farklı durumlara yol açabilir’’ diye konuştu.