CHP Paralel’in izinde

IŞİD’e destek iftiralarına bir defa daha cevap veren Davutoğlu, “Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum kendiniz olun, paralelci çetelerin sizin elinize tutuşturduğu belgeleri kullanmayın. O gösterdikleri belge aslında ihanet belgesidir” diye konuştu.

15 Ekim 2014 Çarşamba 08:31
CHP Paralel’in izinde

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin bayram havasına girdiği her dönemde karanlık ellerin bu bayramları zehir etmeye çalıştığına dikkat çekerek, karanlık odaklar ve onların işbirlikçilerinin yeni hedeflerinin 2015 seçimleri olduğuna dikkat çekti. Kobani bahane edilerek 2015 seçimlerinin ipotek altına alınmaya çalışıldığını dile getiren Davutoğlu, “Biz bu sınavları çok gördük. Direnmeyi de biliriz, o provokatörlere gereken hesabı sormayı da biliriz” dedi. Davutoğlu, kamu düzenini koruyup, yeni Türkiye’yi inşa etmeye devam edeceklerini kaydetti.

2015 SEÇİMLERİNİ İPOTEK ALTINA ALMAK İSTİYORLAR

Çözüm süreci sonrası ülkede bayram havası yaşanırken taşeronların devreye girerek Kurban Bayramı’nı zehir etmeye çalıştıklarını dile getiren Davutoğlu, “Biz bu sınavları çok gördük. Direnmeyi de biliriz, o provokatörlere gereken hesabı sormayı da biliriz. Bu kez bahane Kobani bahanesiydi. Ama bu aslında 30 Mart seçimiyle, cumhurbaşkanlığı seçimiyle darbe yemiş vesayetçilerin perde gerisinde oldukları 2015 seçimlerini ipotek alma çabasıdır. Yapılan şiddet, terör ve vandalizm sonucunda 33 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 polisimiz şehit oldu. 214’ü okul olmak üzere 1122 bina yakıldı. Bunlar arasında kütüphaneler, müzeler, Kur’an kursları, iş yerleri var. Bu eylemlerde üç şey hedef alındı. Bir kamu binaları, kamu otoritesi. İki iş yerleri. Üç AK Parti” dedi.

Provokatif eylemlerden kaynaklanan zararın yakıp yıkanlardan tazmin edileceğini belirten Davutoğlu, “Onlar yakıp yıktı ama, biz yenisini inşa edeceğiz” dedi.

TARİH, TÜRKİYE’NİN ENSAR ROLÜNÜ YAZACAK

Bu ihanetin bir de arka planı olduğunu söyleyen Davutoğlu, “3,5 yıldır Suriye’de büyük zulüm var. 300 bine yakın kardeşimiz şehit edildiler, öldürüldüler. 4,5-5 milyon mülteci yurt dışına kaçtı, iki milyona yakını bize geldi. Nasıl evimizde, hani Anadolu’nun her bir köşesinde ortak kullandığımız kavramlardan birisi tanrı misafiridir. Kapımızı biri çaldığında açarız kapımızı, gönlümüzü ve her şeyimizi paylaşırız. Tarih ilerde bu aziz milletin Suriye’den gelen kardeşlerine nasıl bir ensar rolü olduğunu yazacak. 3,5 yıldır zulmü görmeyenler Kobani’yle mi fark ettiler? Daha önce Suriyeli kardeşlerimize kapımızı açmamıza itiraz edenler, oraya yaptığımız yardımları dünyaya ihbar edenler, teröre yardım ediyor diye iftirada bulunanlar Türkiye oraya silah yardımı yapsın demeye başladılar. Biz Suriye’ye bütün insani yardımı yaptık. Gereken her şeyi yaptık. Ama şimdi sorma vaktidir. Kobani, Bayırbucak, İdlip, Halep, Haseke, Afrin, Lazkiye. Bütün bu şehirler bize tarihten emanettir. Biz oradaki kardeşlerimizin hepsine aynı nazarla bakarız. Mezhebine bakmayız” diye konuştu.

BİRİLERİ İSTEDİ DİYE TÜRKİYE MACERAYA GİRMEZ

Suriye konusunda Türkiye’nin macera peşinde olmadığını söyleyen Davutoğlu, “Türkiye uluslararası toplum gereğini yapmadan, tek başına, birileri istedi diye herhangi bir maceraya girmez. Kobani ve çözüm süreci irtibatını kuranlara sesleniyorum, 30 Eylül’de Bakanlar Kurulu’nda tezkereyi görüştük. Aynı gün çözüm süreci mekanizmasını ilan ettik. Çözüm Süreci ile ilgili çıkan yasayı Bakanlar Kurulu kararına dönüştürdük ve nasıl işleyeceği belli olan, hangi adımların atılacağı belli olan bir çözüm süreci mekanizması kurduk. 1 Ekim’de Selahattin Demirtaş’a randevu verdim. Bunu irtibatlandırmayın, çözüm süreci, cumhurbaşkanımızın konuşmasında da en temel mesele olarak ilan etti, benim de daha görevi alır almaz bizzat yönetme kararı verdiğim hepimizin önem verdiği bir süreçtir, bunu sabote etmeyin dedik. Tezkereye gideceğiz, zalimlerin oluşturacağı tehlikeye karşı elimizden geleni yapma kararı aldık. Tezkereye hayır demeyin dedik. Bakınız HDP’nin tutumu ne oldu? Çözüm süreci ve Kobani’yi irtibatlandırarak bize şantaj yaptılar” diye konuştu.

ÇÖZÜM SÜRECİ KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK

Çözüm süreci ile ilgili atılacak adımların yurtdışında değil, Türkiye’de olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Çözüm sürecinde samimilerse bunun tarafları ve atılacak adımları Türkiye’dedir. Dışarıdaki hiçbir olayın bununla ilgisi yok. Kobani’ye nasıl yardım ederiz diye sorarsanız oturup konuşuruz. Ama bir şantaj aracı haline getirilmesine izin vermeyiz. Çözüm süreci kararlılıkla sürdürülecek. Sonra da önce bu bağlantıyı kurdular, tezkereye hayır dediler. Hayır derken de şunu demiş oldular, Türkiye Kobani’ye girmesin. Peki ne yapmamız isteniyor? Mültecileri alıyoruz, insani yardımı varsa gönderelim diyoruz. Müdahale edilmesini de siz istemiyorsanız ne istiyorsunuz? Kargaşa çıkarmaksa buna da izin verilmeyecek” dedi.

CHP, ESED’İN HAMİSİ OLDU

CHP’nin tutumunu da eleştiren Davutoğlu, “Tezkerede Esed varsa biz yokuz’ dediler. Nedense Kılıçdaroğlu’nun Esed’i koruma altına alma durumu hep oldu. Ama ona dokundurtmadılar. İki partinin de savunduğu iki argüman oldu. Birisi Türkiye’nin IŞİD’e destek verdiği argümanı, önce HDP yaydı. Sonra da CHP genel başkan yardımcısı bunu destekleyici tweetler attı. Kılıçdaroğlu da anayasal konumu olan biri olarak utanç verici tavır sergiledi, önce ‘herkes sakin olsun’ dedi sonra ‘bunların sorumlusu IŞİD’e destek veren hükümettir’ dedi. Sokakta olanlara dedi ki, sosyal medyadaki kampanyalar doğrudur, bu şiddeti devam ettirin mesajı gönderdi. Türkiye IŞİD’e de, Esed’e de karşıdır, karşı olmaya devam edecektir. Esed’e ve IŞİD’e karşı olmamızın yanında mazlumların da yanındayız. Peki Kılıçdaroğlu karşıyız diyebilecek mi? HDP diyebilecek mi?
Dersim’i bile eleştiremeyen CHP tabi ki Esed’i eleştiremez, çünkü zihniyet aynı zihniyet” dedi.

CHP KENDİNİ PARALELCİ ÇETELERE KULLANDIRIYOR

Türkiye’yi baskıcı siyasi akımlara teslim etmeyeceklerini söyleyen Davutoğlu, “2015 seçimleriyle kamu düzenini koruyacağız, yeni Türkiye’yi inşa etme faaliyetini sürdüreceğiz. Ben elinde ispatı olan varsa getirsin diye meydan okudum IŞİD’e destek altında. Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum kendiniz olun, paralelci çetelerin sizin elinize tutuşturduğu belgeleri kullanmayın. O gösterdikleri belge aslında ihanet belgesidir. Bu konularda bizim tutumumuz kesinlikle hakkın, mazlumun yanında olan bir tutumdur. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da Suriye’de ve dünyada zulüm yapılan kim olursa olsun yanında olacağız. Kobani’deki kardeşlerime de sesleniyorum, sizlerin de, dünyadaki bütün mazlumların hamisi gerektiği anda biziz” diye konuştu.

TOPRAKLARIMIZA TEHDİT OLURSA ANINDA CEZALANDIRIRIZ

Türkiye’nin güvenli bölge talebini tekrarlayan Davutoğlu, “Suriye rejiminin kaçan insanları havadan bombalamasına neden olacak şekilde, uçuşa yasak bölge ilan edilmesini talep ediyoruz. Görmek istediğimiz husus, kendi içinde, etnik-mezhebi kesimleriyle barış içinde bir Suriye, komşularıyla barış içinde bir Suriye. Ancak 911 kilometrelik sınırımızda barış istiyoruz, huzur istiyoruz. Türkiye topraklarına ilişkin herhangi bir tehdit olursa, aynı anda cezalandırırız. Tezkerenin esası da budur. Çünkü Türkiye’nin istikrarı ve huzuru sadece Türkiye için değil, çevredeki dost ve kardeş halklar da Türkiye’nin huzuruna bakıyorlar” dedi.

YARGI VESAYETTEN KURTULDU

Hafta sonu yapılan HSYK seçimlerine de değinen Davutoğlu, “Hakimlerimiz, savcılarımız kendi tercihlerini yaptılar. Her birini tebrik ediyorum. Bizim tek bir arzumuz vardı, vesayetten kurtulmuş bir yargı. Said Nursi’den Adnan Menderes’e, Necmettin Erbakan’dan Deniz Gezmiş’e, şu veya bu inançtan onlarca önemli kanaat önderini biz kaybettik. ‘Sizi buraya tıkan irade böyle istiyor’ diyenleri gördük. Şimdi ben Türk yargı bağımsızlığı açısından tarihi bir sınavdan geçildiği ve doğru bir sürecin işletildiği kanaatindeyim” dedi.

DEVLET ŞANS OYUNLARINDAN ÇEKİLECEK

Davutoğlu, 62. Hükümetin kısa süre içerisinde yaptıkları icraatlarla ilgili bilgi vererek, “Ortaokullarda başörtüsü serbest bırakıldı. Bundan sonra her vatandaş başı açık, başı örtülü eşit vatandaş olarak omuz omuza bulunabilecek. Maliye Bakanlığımızla kayıt dışı eylem planı hazırladık. Ayrıca devletin şans oyunlarından tümüyle çekilmesi konusunda karar aldık. Gerek YÖK Başkanı, gerek MEB temaslarıyla akademisyenlerle araştırma görevlilikleriyle kamuda çalışan memurlar arasındaki farkı giderdik. Akademisyenliği teşvik eden çok önemli adımlar, kararlar aldık. ” dedi.

Yeni Akit
Haber Tarihi: 15 Ekim 2014 Çarşamba 08:31

    Günün Karikatürü

    Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 16.11.2017