Biruni’den 40 Alanda Hodri Meydan

Prof. Dr. Yüksel, İstanbul’un merkezinde yer alan Topkapı’daki üniversite yerleşkesinde Mehmet Ufuk’un yeni dönem hazırlıklarıyla ilgili sorularını cevaplandırdı.

18 Haziran 2015 Perşembe 15:34

Dünya bilim tarihine ‘Evrensel Deha’ olarak adını yazdıran Türk bilim insanı Ebu Reyhan Biruni’den ilham alınarak Dünya Eğitim Vakfı tarafından kurulan Birinu Üniversitesi, ‘Bilimin Geleceği’ sloganıyla bir yılda yüzde 100 büyüdü.

Şu anda ülkemizde kabul edilen sağlık meslekleriyle ilgili tüm branşları bünyesinde barındıran Biruni Üniversitesi’nin Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, ’’Ülkemizin en nitelikli öğrencilerini üniversitemize kazandırmak için sağlık eğitimi verilen tüm branşlarda onlara kapımızı açtık. En kapsamlı sağlık üniversitesi olarak geliştirdiğimiz Biruni metodu ile öğrencilerimiz bir yıl kaybetmeden eğitimlerine başlıyor’’ dedi.

 

Prof. Dr. Yüksel, İstanbul’un merkezinde yer alan Topkapı’daki üniversite yerleşkesinde Mehmet Ufuk’un yeni dönem hazırlıklarıyla ilgili sorularını cevaplandırdı.

 

Bu yıl kontenjanda bir farklılık var mı?

2014- 2015 akademik yılında 1.500 olan öğrenci sayısını 3 bine yükselttik. Eski bölüm ve programlarda aynı sayıda öğrenci alımı olacak. Geçen yıl 15 olan meslek yüksekokulu program sayısı 25’e yükseldi. Ülkemizde Sağlık bilimleri alanında 40 branş var. Bu konuda iyi seviyede olan İstanbul Üniversitesi’nde 27, Hacettepe Üniversitesi’nde ise 23 branş bulunuyor. Bizde ise 32 olan branş sayısını 40’a çıkardık. En iyisini yapmak için yola çıktık. Öğrenci sayısı da yeni açtığımız bölüm ve programlarla artmış olacak.

 

Adaylar bu yıl tıp fakültesi tercih edebilecek mi?

Evet, tıp fakültemizi açıyoruz. Sonuçta sağlık deyince ilk akla gelen tıptır. Tıp olsun başka bir branş olsun önemli olan eğitimi iyi yapabilmektir. İstanbul gibi bir şehirde akademisyen (hoca) bulmak zor değil. Ama önemli olan iyi hocalarla çalışabilmektir. Bizim üniversite olarak hedefimiz; gördüğünü anlayabilen 21. yüzyılın yeni Biruni’lerini yetiştirebilmektir. El Biruni gelmiş geçmiş 110 dehadan birisidir. Bilim tarihçilerine göre Biruni bu dönemde yaşasaydı şu anda bilim daha farklı noktalarda olurdu. Biz de bu farkı ortaya çıkarmak için yola koyulduk.

 

Bu durumda sizde eğitim zor olacak…

Bunu açıkça söylüyorum. Türkiye’nin en kazık üniversitesi biziz. Akademik takvimimiz diğer üniversitelere göre 1.5 ay daha uzun ve Cumartesi günleri bile bizde eğitim var. Sağlık alanında okumak isteyenler için yabancı dil şart. Biz hazırlığı kaldırıp 950 saatlik dersi birinci sınıfa koyduk. Böylece diğer üniversitelerdeki aynı bölümlere göre öğrenciler bir yıl erken mezun oluyor. Örneğin tıptaki eğitimimiz 6 yıl, diş hekimliği 5 yıl sürüyor. Tabi ki İngilizce bilmek şartı ile. Kubbede hoş sâdâ bırakmak için alanınızda iyi olacaksanız hazırlıklı olacaksınız. Yoksa ‘Sen yaparsın, sen bilirsin’ , ‘Canını sıkma, biz varız’ gibi laylaylom mesajlarla bu iş yürümez. Böyle yaklaşımlarla eğitime dinamit konuluyor. Bizler çocuklarımızı iyi yetiştirmekle mükellefiz. Üniversitemizdeki kütüphanemiz sabaha kadar açık. Yeter ki çalışsınlar.

 

Size göre yeni neslin hedefleri net mi?

Bizler Y nesliyiz. 4 yıldır aklımda yer eden ‘Y neslini nasıl iyi eğitiriz?’ sorusuna kafa yoruyorum. İki sene sonra Z nesli de gelecek. Bunlara verilecek eğitim modelini iyi planlamak gerekiyor. Şu anda Y nesli sabah erken saatte derse geldiğinde siz onların sizi kuzu kuzu dinlediğini düşünürken, onlar parmaklarının ucundaki cihazla twitini atıyor, yanındaki arkadaşına mesajını gönderiyor. Sonuçta kendisini internet dünyasından uzaklaştırmak istemiyor. Birçoğu da derse aç giriyor. Üniversiteye gelen öğrenciler arasında puan farkı arttıkça derslerin seviyesi de farklı oluyor. Bu nedenle daha ilk günden dört yıl önce benim geliştirdiğim ‘Biruni Yöntemi’ni uygulamaya koyduk. Biz dersten bir hafta önce öğrencilerimize not ve slaytlarımızı gönderiyoruz. Onlara iki tane test sorusu soruyoruz. Onların da 160 karekterli bir soru sormalarını istiyoruz. İlmin hocası meraktır. Önce merak uyandıracaksınız. Heyecan ve iştah oluşturacaksınız. Öğrencilerimiz derslere geldiğinde, kendilerinin cevapları ile bizim anlattıklarımızı kıyaslayabiliyor. Eğitim sürecinde ‘tekrar’ önemli bir konu. Biz bu yolla hazırlıklı gelen öğrencilere tekrarları da sağlamış oluyoruz.

 

Her öğrenciye test mi uyguluyorsunuz?

Milli Eğitim Bakanlığı’nın en büyük işi eğitmektir. Bugün öğrencilerin yüzde 9’unda öğrenme güçlüğü var. Ancak ilkokul öğretmenleri öğrenme güçlüğünün ne olduğunu bilmiyor. İyi bir sağlıkçı olup başarılı hizmetler vermek için önce öğrencilere tüm öğrenme yöntemlerini öğretmemiz gerekiyor. Öğrencilerimiz ilk geldiğinde onların öğrenme yöntemlerine bakıyoruz. (görsel yönü mü, dokunsal yönü mü yoksa işitsel yönü mü ağır basıyor) Onların yeteneklerini geliştirici 10 saatlik programlar uyguluyoruz. Üniversitemize kayıt olan her öğrenciyi ‘öğrenme yöntemi’ başlığıyla üç testten geçiyoruz.

 

Burs imkânları nasıl?

Bütün öğrencilerimiz burslu öğrenim görüyor ve en az yüzde 25 burs alıyorlar. Yüzde 100 parasıyla eğitim gören öğrencimiz de yok. Amacımız yüksek puanlı öğrenciler almak. Bu yıl Amerika’nın en önde gelen hastanelerinden biri ile protokol yaptık. Oradan üniversitemize hocalar gelecek. Bizim de öğrencilerimiz üç ay oraya gidecek. Bu işbirliği güzel gelişmelerden sadece birisi. Sonuç olarak tıp fakültemiz için bambaşka bir program oluşturduk diyebilirim. Tıpta en iyiyi düşünen adaylar için ‘bizden başka seçenekleri’ yok diyoruz. Bu nedenle Biruni Üniversitesi bu yılki sınav sonuçlarına göre ilk 100’den 10 öğrencinin gelmesini bekliyor. Öğrenim dili Türkçe olacak. Ama biz iyi İngilizce öğretiyoruz.

 

Sağlıkta hodri meydan

‘Türkiye’de en çok hasta bakan hekimlerden birisiyim, iletişimin önemini bilirim’ diyen Yüksel, yeni öğrenciler için yapılan tüm hazırlıkları ekipçe yürüttüklerini belirterek, ’’Tanıtım stratejimizde kendi öğrencilerimiz büyük rol alacak. Biz yeni döneme hazırız ve ‘hodri meydan’ diyoruz. Varsa bizim kadar çok çalışan bizden daha iyi olsun’’ mesajı verdi.

 

 

Prof.Yüksel Biruni’de okumanın avantajlı yönlerini de şöyle sıraladı:

-Kampüsümüz İstanbul’un tam merkezinde Topkapı’da.

- Hastanemiz yanı başımızda yer alıyor (İnşaatı devam ediyor)

-Fakülte ve bölüm kontenjanlarımız diğer üniversitelere göre daha mütevazı.

-Vakıf üniversiteleri arasında en büyük laboratuvar Biruni’de yer alıyor.

-Hastanemizin hekimlerini kendimiz yetiştireceğiz.

-2015- 2016 akademik yılında meslek yüksekokulumuzun ilk mezunlarını vereceğiz. Onları inşallah hastanemizin ilk çalışanları olarak değerlendireceğiz.

 

Sürekli daha iyisi için

A’dan Z’ye bu işe gönül vermiş, uluslararası işbirliği olan bir ekiple yola çıktıklarını söyleyen Yüksel, ’’Öğrencilerimizle de iç içeyiz. Haftasonu bile eğitim hizmetlerimiz devam ediyor. Cumartesi günleri akademisyenlerimizle fikir alışverişinde yapıyoruz ve ‘Nasıl olur da daha iyi eğitim veririz?’ sorusuna cevap arıyoruz’’ diyor.

 

 

Bu dallar popüler

Sağlık bilimlerinde; tıp, eczacılık ve diş hekimliği alanlarının hâlâ favori olduğuna dikkat çeken Yüksel, ’’Ergoterapi, gerontoloji, odyoloji, beslenme ve diyetetik , fizyo terapi ve rehabilitasyon, acil yardım ve afet yönetimi, çocuk gelişimi, sosyal hizmetler, sağlık yönetimi alanlarının bu yıl popüler dallar arasında yer aldığını söyledi.

 

Mehmet UFUK – egitimrehberi / 18 Haziran 2015