Bir FETÖ'cünün pişmanlık mektubu: Yeter artık, hainlikten bıktık

Türkiye yazarı Fuat Uğur, 15 Temmuz sonrasında yurt dışına kaçan bir FETÖ’cünün gönderdiği mektubu köşesine taşıdı.

04 Kasım 2017 Cumartesi 11:50
Bir FETÖ'cünün pişmanlık mektubu: Yeter artık, hainlikten bıktık

Türkiye yazarı Fuat Uğur, 15 Temmuz sonrasında yurt dışına kaçan bir FETÖ’cünün gönderdiği mektubu köşesinden okurlarıyla paylaştı.

Fuat Uğur bu mektubun kendisine gazeteci yazar Selim Çorakçı tarafından iletildiğini belirtirken “Yeter artık, hainlikten bıktık” diye başlayan bu mektup yurt dışındakiler için bir ibret vesikası olduğunu vurguladı.

İşte Fuat Uğur'un bugünkü yazısından bir bölüm:

Bir FETÖ’cünün pişmanlık mektubu

Örgüt içinde üst düzey yöneticilik ve imamlık yapan, 15 Temmuz sonrasında yurt dışına kaçan bir FETÖ’cünün gönderdiği ve “Yeter artık, hainlikten bıktık” diye başlayan bu mektup yurt dışındakiler için bir ibret vesikası. Aslında akıllarını başlarına toplayıp Türkiye’ye gelerek teslim olmaları için mühim bir ipucu.

“Büyük bir travma yaşıyorum. Kafayı yemek üzereyim” diye başlıyor mektup ve şöyle devam ediyor:

YETER ARTIK, HAİNLİKTEN BIKTIK

“Vatanım için hayatımı ortaya koyan ben, vatan haini damgasını yemiş vaziyette yurt dışında kaçak yaşıyorum. Çocuklarım perişan. Devletten ihraç edildikleri için işsizler. Biri tutuklu, biri pazarlarda iç çamaşırı satarak, biri de inşaatlarda çalışarak geçimini sağlıyor. Halbuki üçünü de okuttum, büyüttüm. Dinlerine, vatanlarına, milletlerine hayırlı birer evlat olarak yetiştirmek için âdeta kendimi paraladım. Sonuç ortada. Kafayı yemek üzereyim. Bu travmayı nasıl atlatacağım bilmiyorum.
Kimse de bilmiyor.
Yıllarca “Hizmet” dedik ve maddi manevi her şeyimizi ortaya koyduk.
Gayemiz ülkemize, milletimize, hayırlı evlatlar, “Altın Nesil” yetiştirmekti. Model olarak Sahabeleri almıştık.

PRENSİPLER TEK TEK ÇİĞNENDİ

Bunun için her türlü fedakârlığı yapmaya hazır olduk ve yaptık.
Hizmet alabildiğine büyüdü. Artık herkesin parmakla gösterdiği bir noktaya gelmiştik. Ancak hizmet büyüdükçe başta hizmet için konulan prensipler bir bir çiğnenmeye başladı. Eskiden kadınların okumasının bile caiz olmadığı söylenmişti bize. Sonra ihtiyaç var dendi ve kızlarımızı da okuttuk. Eskiden bankalara girilmez deniyordu. Hatta çok galiz ifadeler kullanılıyordu bankalarla iş yapanlar. Sonra hizmet tebliğ vazifesini bırakıp banka kurdu.
Bunda da bir hikmet var dedik. Yurt dışı açılımlar oldu. İlk gidenlerden olduk. Ama gittiğimiz ülkelerde âdeta bukalemun gibi olduk.
Niye?

HİZMET İLERLESİN DİYE HER TÜRLÜ HARAMI İŞLEDİK!

“Yeter ki hizmet ilerlesin” deyip her türlü haramı işlemeye başladık. Bunun hikmetini abilerimize sorduğumuzda, 'Hizmet için her şey caizdir. Savaştayız, hedefe gitmek için bu tür yolları kullanmak cihattır' denildi. Buna da olur dedik.
AK Parti iktidara gelince hizmet altın yıllarını yaşamaya başladı. Öyle ki ne istedikse devlet verdi. Arsa verdi, okul verdi, kadro verdi. Verdi de verdi.
Biz de AK Parti’nin açtığı gediklerden içeri girerek devletin en gizli birimlerinde kadrolaştık. Bazı kurumlarda tamamıyla biz vardık. Diğer İslami cemaatlere bile yer vermiyorduk.
Ne olduysa birdenbire AK Parti’ye düşman kesildik. Sebep ne? AK Parti dershanelerimizi kapatacakmış.
28 Şubat'ta bütün okullarımızı Çevik Bir'e teslim etmeye hazır hizmet hareketi neden dershaneleri devlete teslime hazırız demedi?
Bunda biraz da hizmetin güç ve iktidar vehmine kapılmasının payı vardı şüphesiz. Esas pay da içimize sızmış değişik istihbarat örgütlerinin elemanlarıydı.

AK PARTİ BİRDEN DÜŞMANIMIZ OLDU

Yıllarca beraber yürüdüğümüz, her işimizi beraber yürüttüğümüz AK Parti ve Erdoğan birdenbire düşmanımız oldu. Hizmet hareketini her yönüyle destekleyen Erdoğan ise birdenbire Nemrut, Firavun, diktatör vs. oldu.
Kimdi bizim suyumuza bu zehri katan? Biz 'Hoca Efendi'yi her şeyi bilir bildiğimiz için verilen her kararın arkasında bile bir hikmet aradık.
17/25 Aralık tarihinde hizmetin elemanları tarafından yapılan yolsuzluk operasyonları hepimizi şaşırttı. Neden 2009 yılından beri takip edilen bakan çocuklarının dosyaları 2013 yılının sonuna kadar bekletildi?

ADIMIZ KASETÇİYE ÇIKTI

MİT müsteşarını tutuklamak ne demek? MİT tırlarını durdurmak ne demek? Yüzbinlerce insanın telefonlarını dinlemek ne demek?
Ya siyasiler hakkındaki kasetler? Adımız kasetçi cemaate çıktı âdeta.
Ama hepsine, 'Hoca Efendinin bir bildiği vardır' dedik ve hizmeti sürdürdük.
Ama 15 Temmuz tam anlamıyla bir yıkım oldu bizim için.
Ne demek darbeye girişmek?
Hani bir vatanımız milletimiz için canımızı veriyorduk.
Hani yaşatma sevdası uğruna yaşama sevdasından vazgeçen yiğitlerdik
Hani vatan bizim için kutsaldı?
Millet necip milletti?
Ne yaptık?
Karıncayı bile ezmez ahlakıyla yetiştirdiğimiz askerimiz, polisimiz 15 Temmuz’da milletimize, vatanımıza kurşun sıktı.

Haber Tarihi: 04 Kasım 2017 Cumartesi 11:50
  • KamilKamil12 gün önce
    Bu mektuba inanmayı bir müslüman olarak çok isterdim,ama gökyüzünde yürüseler,uçsalar yine de inanmam,O KADAR.Vatan ve Millet düşmanlarının canı CEHENNEME.

Günün Karikatürü

Yeni Akit Gazetesi - Günün Karikatürü 16.11.2017