THY- Euroleague

Babalarımız’a…

Babalarımız, elleri öpülesi büyüklerimiz, bizi ne zahmetli dönemlerde kolladılar, büyüttüler. Yaş kemale erince, hele babalarımız cennetlik olunca daha iyi anlıyoruz hayatımızdaki önemlerini.

12 Haziran 2014 Perşembe 08:26
Babalarımız’a…

Çocuğu doğuran, onu besleyip büyüten, hayat veren annedir. Tamam da babanın hiç mi önemi yoktur bu süreçte? Sadece yan ödevler midir yerine getirilmesi erkek için? Çocuğun, gencin şekillenmesine az mı önemlidir baba figürü?

Boşanma davaları çok sevimsizdir bilirsiniz. Meslek gereği maalesef tanık olarak davet edildiğimiz çok dava olmuştur böyle. Kadınlar çoğunlukla eşlerine dava açarken onların ilgisizliklerinden, kocalık ve babalık görevlerini yerine getirmediklerinden şikayet ederler. Hekimler bize gebelik takibi ve doğum sırasında kocanın eşinin yanında olup olmadığını sorarlar. Cevap evetse, yani koca gebelik muayenelerine eşlik etmiş, hele doğuma da girmişse koca için hekim gözünde kocaman bir puan yazılır. Bu eşlik etme eylemi, iyi babalık için yeterli bir davranış mıdır? Babalık görevi gebelikte takiplerde yanında bulunma ve masrafları karşılamayla biter mi?

İster sosyal, ister bilimsel projelerde, projede görev alacak kişilerle yapılan ilk bilgilendirici toplantıda, çalışmaya fiilen katılacaklara ilk sorulan soru; bu proje için haftada kaç saatini ayırabileceğidir. Çocuk büyütmek de aslında hayatın en zor, zahmetli ve uzun projelerinden biridir. Baba da bu projede görev alırken çocuklarına ayıracağı kaliteli zaman kadar başarılı olur. Projenin sponsorluğu da çok önemlidir. Ama tek başına yeterli değildir, hatta kontrolsüz sponsorluk bazen istenmeyen ve öngörülemeyen sonuçlara da yol açabilir.

Çocuklar ebeveynlerine sadece fenotipik olarak benzemezler. Her türlü davranışı, hal hareketi, düşünce sistemini de taklit edip, karakterlerini oluştururlar. Annelerin bu şekillenmedeki rolleri tartışılmaz ancak babaların da kritik etkileri vardır.

Çocukken bilirsiniz babalarımız herkesten güçlüdür ve her zaman bizi kötülüklerden korurlar. Bir çocuk için en yaralayıcı şey babanın bu imajı yaptığı hatalar sonrasında yerle bir etmesidir. Babalar için belki de en zor şey bu imajı canlı tutmaktır. Bunu nasıl becerecektir? Baba zekası ve yeteneği ölçüsünde işin sırrını çözer. Yani babalık annelik gibi doğuştan gelen içgüdülerle yürütülebilecek birşey değil, çoğunlukla gözlemlenerek, çalışılarak ve en önemlisi mesai ayırarak öğrenilebilen birşeydir.

Benim babam Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinde dişini tırnağına takarak bizi adam etmeye çalıştı. Kendi akranı, o dönemin güzel insanları gibi önümüzde ağzından kötü söz çıkmadı. Çalışma azmiyle herkese örnek oldu. Aile birliği için olağanüstü çaba gösterdi. En yoğun iş zamanlarında bir ailesine kaliteli zaman ayırabildi.

Çocuklarıyla her sorunu sansürsüz tartışabileceği bir ortam yarattı, bazı şeyleri bildi, burnumuz sürtsün diye bizi kontrollü serbest bıraktı. Yalan söylemedi, hakkından fazlasında gözü olmadı, iş hayatında verdiği sözler için mahcup olmadı. Yaşadığı topraklara ve Yaradan'a saygıyı, insan hayatının çok kısa olduğunu, insanın ancak geride bıraktığı eserlerle ölümsüzleşebileceğini öğretti. Babalarımızın hakkını ödemek mümkün değil tabi. Dilerim onlardan aldığımız hakkı çocuklarımıza geçirebiliriz.

Yard.Doç.Dr. Herman İŞÇİ

Hastane

:

İstanbul FlorenceNightingale Hastanesi

Tıbbi Birim

:

Kadın Hastalıkları ve Doğum

 

Haber Tarihi: 12 Haziran 2014 Perşembe 08:26

YORUM YAZ

    Günün Karikatürü

    15 Aralık 2018