Avrupa bir yalan

Suriye’de yaralanarak Almanya’ya tedavi için giden Ahmet Al-Bağdadi, bir süre mülteci olarak kabul edildiği Almanya’da adeta “hapis” hayatı yaşadığını söyledi. Al-Bağdadi “Almanya’da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan. Avrupa bir yalan” dedi.

13 Ağustos 2017 Pazar 07:42
Avrupa bir yalan

İSTANBULKeskin nişancı tarafından 2013’te vurulduktan sonra görme yetisini kaybeden 33 yaşındaki Suriyeli Ahmet Al-Bağdadi, bir süre mülteci olarak kabul edildiği Almanya’da adeta “hapis” hayatı yaşadığını belirterek, “Almanya’daki bir sürü şey sadece bir yanılsamadan ibaret. Bu yanılsamanın arkasında ise Avrupa hayali yatıyor. Suriyeli mültecileri Avrupa’da yaşamak, Avrupalı olmak fikri cezbediyor. Almanya’da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan, Avrupa bir yalan” dedi.

Eşi ve iki çocuğuyla Fatih’te yaşayan görme engelli Ahmet Al-Bağdadi, Suriye’de oto tamircisi olarak çalıştığını, 4 yıl önce Şam’ın El-Kabun beldesinde yolda yürürken keskin nişancı tarafından vurulduğunu anlattı.

Kurşunun yüzünün ön kısmından girerek göz sinirlerini parçaladığını belirten Al-Bağdadi, Şam’da götürüldüğü hastanede doktorların kendisine, “Ya göz sinirlerini alacağız ya da felç kalacaksın” dediğini aktardı.

Bunun üzerine göz sinirlerinin alınmasına razı olduğunu ifade eden Al-Bağdadi, savaşın başladığı ilk yıllarda Türkiye’ye sığınan ağabeyinin yanına İstanbul’a gitmeye karar verdiğini dile getirdi. Annesiyle geldiği İstanbul’da doktorların göz sinirlerinin alınmış olması nedeniyle tedavi şansının olmadığını söylediklerine değinen Al-Bağdadi, bu süreçte Suriye’ye dönmekten vazgeçtiğini, eşini ve çocuklarını da Türkiye’ye yanına aldırdığını kaydetti.

Almanya’daki bir hastaneden aldığı davet ve Katarlı bir iş adamının hastane masraflarını üstlenmesinin ardından görme umutlarının yeniden yeşerdiğini aktaran Al-Bağdadi, Almanya’nın İstanbul Başkonsolosluğu’na vize için başvurduğunu, ancak başvurusunun reddedildiğini söyledi.

Ahmet Al-Bağdadi, “Bunun üzerine kaçak olarak botla yurt dışına çıktım, gözlerim görmediğinden yardımcı olmak için ağabeyimin oğlu da benimle birlikte geldi. Deniz çok tehlikeliydi” dedi. 8 gün süren yolculuk boyunca Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya’dan geçtiklerini, Berlin’de Alman Kızıl Haçı tarafından karşılandığını belirten Al-Bağdadi, ardından mülteci kampına yerleştirildiklerini kaydetti.

Burada kaldığı sırada davet edildiği hastaneyi ziyaret ettiğini dile getiren Al-Bağdadi, çekilen MR’ın ardından Türkiye’de olduğu gibi tedavi şansının bulunmadığının söylendiğini aktardı. Almanya’da yaklaşık 7 ay kaldığını belirten Ahmet Al-Bağdadi, şöyle devam etti: “Almanya’da kalmadım çünkü Almanya hapis gibi, hiç rahat değildim, hep sınırlamalar, kısıtlamalar vardı.” Al-Bağdadi, Almanya’da mültecilerin her adımının izlendiğini, sürekli sorulara cevap vermek zorunda kaldıklarını belirterek, “Türkiye’de her şey daha güzel. Ben burada mülteci olarak ne istersem yapabiliyorum. Türkiye’de kimliğinizi çıkarttıktan sonra normal bir vatandaş gibi rahat bir hayat sürebiliyorsunuz, ben burada hayatımı yaşıyorum” diye konuştu.

Almanya’da yaşayan birçok mülteci ailenin geri dönmek istediğini, hatta bazılarının döndüğünü dile getiren Al-Bağdadi, “Almanya’da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan, Avrupa bir yalan. Suriyeli sığınmacılar için Almanya adeta hapishane” ifadelerini kullandı.

 

Haber Tarihi: 13 Ağustos 2017 Pazar 07:42