İMSAK03:24GÜNEŞ05:25ÖĞLE13:13
İKİNDİ17:11AKŞAM20:48YATSI22:39
İstanbulOruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan
İstanbul Silüeti

'AK Parti' kardeş ülkelerin umudu

Azerbaycan AK Parti Genel Başkanı TuralAbbaslı,“Bizler Sayın Recep Tayyip Erdoğan`a tüm bu coğrafyada bulunan siyasiler olarak destek olmalıyız” derken, Türkiye’nin de Azerbaycan’daki siyasi gelişmelerle daha yakından ilgilenmesi gerektiğini vurguladı.

15 Mayıs 2017 Pazartesi 05:22
'AK Parti' kardeş ülkelerin umudu

MUHAMMET KUTLU / ANKARAİktidara geldiği 2002 yılından bu yana Türkiye’nin kaderini değiştiren ve Türkiye’yi dünya süper liginde süper güçlerle eşit söz sahibi haline getiren Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti, kardeş ülkelerde de umut oldu. Azerbaycan`ın siyasi arenasında yeni bir soluk olarak dikkat çeken AK Parti’nin Genel Başkanı Tural Abbaslı, gazeteci yazar Oktay Hacımusalı’nın katkılarıyla Akit gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu. 

- Tural bey, Azerbaycan’da neden AK Parti? 

- Öncelikle, şunu belirtmeliyiz ki, biz Azerbaycan`da bulunan çok köklü bir siyasi partiden koptuk. Zaten bu partinin de zamanında görüşü Milli Görüş’tü. Ama, ne yazık ki, bu partide Milli Görüş’ten kopmalar yaşandı. Bugün artık şu anki Müsavat Partisi`nde zamanında M. E. Resulzade ve arkadaşlarının benimsedikleri, özümsedikleri milli görüşten ciddi kopmalar yaşandı. Biz o zaman partide belli görevlere gelmeyi ve partiyi kendi içinden değiştirmeyi düşündük. Bu partiyi Türk İslam Birliği düşüncesine ve çağdaşlık eğilimleri üzerine yönlendirmeyi denedik. Ama, ne yazık ki, Müsavat Partisi içinde buna izin vermediler. Daha sonra tabandan bu konuyu halletmek istedik, ama olmadı. Bu da olmayınca ayrılma kararını verdik. Ayrılma kararını verince aynı zamanda savunduğumuz Türk İslam Birliği, Milli Görüş düşüncelerini ortaya koyacağımız, sağ merkeziyetçi bir parti kurmayı düşündük ve bu düşüncemizi uygulamaya koyulduk. Buna kadar da çok güzel bir örnek vardı dost ve kardeş Türkiye`de: Adalet ve Kalkınma Partisi. Biz de AK Parti isimli bir parti oluşturmak adına arkadaşlarla bir karar verdik. Bizim de desteklediğimiz bu müspet duruşu, bu dünya görüşünü, zamanında dünyayı yöneten ecdadımızın fikri ufuklarına geri dönmenin, onu sahiplenmenin taraftarıyız ve aynı düşünceyi AK Parti de yıllardır savunuyor. Biz hep bunu düşündük: Türk ve İslam coğrafyasında bulunan devletlerde neden her devletin kendisinin bir AK Partisi olmasın? Örneğin, neden bir Kazakistan AK Partisi, ya da ne bileyim bir Arnavutluk, bir Bosna AK Partisi olmasın diye düşünüyoruz. Neden diyelim, dünyanın çeşitli ülkelerinde komünist partileri var, ya da diyelim ki, Avrupa`da oluşturulmuş Cumhuriyet Partisi geleneğini değişik ülkeler şu an sürdürmekte, ya da Araplar da kendilerine özgü bir milli görüşü özümleştiren bir parti mevcut, ama neden İslam dünyasında, Türk dünyasında böyle bir parti düşüncesi oluşturulmasın? İlk olarak bu adımı biz atmak istedik ve bu amaçla AK Parti’yi kurduk. Azerbaycan`da bulunan Milli Görüş`ün söz sahibine dönüşmesine, onun gelişmesine, siyasi kulislerde kendine özgü yer edinmesine çalıştık ve bu yönde adımlar attık. İnşallah, haziranda 1 yılımız olacak, ama en azından bugün “Milli Görüş”, “Türk İslam Birliği” gibi konular gündeme geldiğinde, akıllara biz geliyoruz, Azerbaycan siyasetinde yeni bir soluk olan AK Parti geliyor. Eminim ki, yakın dönemlerde Azerbaycan AK Partisi ülke siyasetinde söz sahibi partilerden birine dönüşecek, biraz daha uzun sürede tek başına söz sahibi olacaktır. 

- Türk İslam dünyasının kendine özgü siyasi yapısını Türk İslam Birliği olarak nasıl görüyorsunuz? Böylesi bir siyasi yapının olması mümkün mü? 

- Hiç kuşkusuz, böylesi bir siyasi yapının oluşması mümkün. Zaten bizim de en öncelikli siyasi düşüncemiz Türk İslam Birliği’dir. 90`lı yılların başında bağımsızlığını kazanan Türk devletlerinin bugün artık biraraya gelmesi lazım, bizim Osmanlı gibi bir devlet geleneğimiz mevcut. Düşünün, Enver Paşa gidiyor, ta Türkmenistan`da Basmacı Özgürlük Hareketini oluşturuyor. Bu devasa duygular zaten mevcut. Gelenek ve göreneklere sahip, İslam akaidini benimsemiş bir düşünce yapısı bizi birarada tutacaktır hiç kuşkusuz. Bu düşünce yapısı, ideoloji bizim yapımızda, kanımızda var, dikkat ediniz, dışarıdan bize getirilen, zorla bizlere takdim edilen düşüncelerin hiçbirisi halkımız tarafından kabul edilmedi, hayatta değiller bugün. Ama bakınız, asırlardır bu ulus, bu halk dinine, diyanetine bağlı olarak yaşadı. Yetmiş sene boyunca Sovyetler Birliği`nin işgali altında bulunan Azerbaycan`a ve diğer Türk Müslüman toplumlara bakınız. Hepsi, o dinsiz rejimin baskılarına rağmen namazını kıldı, orucunu tuttu, dininden, diyanetinden asla ve asla vazgeçmedi. Sürüldü, öldürüldü, ama yaşadı ve yaşattı dinini, manevi değerlerini. Bugün bizler de aynı değerleri yaşatmaktayız. Günümüzde Avrupa`da bile kendi değerlerine geri dönme süreci yaşanıyorsa, milliyetcçlik had safhaya ulaşıyorsa, biz neden bu süreçte oturup bekleyelim ki? 

“ERDOĞAN’A DESTEK OLMALIYIZ”

Gerek bu coğrafyadaki ülkelerin başında bulunanlar, gerekse de siyasi entelijensiya biraz daha gayret gösterecek olurlarsa, o zaman siyasi düşünce ortaya konulabilir. Özellikle, bu konuda büyük çaba sarfeden Türkiye Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan`a tüm bu coğrafyada bulunan siyasiler olarak destek olmalıyız. Onun sergilediği duruş gibi bir duruş sergilemeliyiz. O zaman büyük bir güç olmamız mümkün. Düşünsenize, neden bir Avrupa Birliği kurmak mümkün de, ya da diyelim bir Latin Amerikası Ülkeleri Birliği mevcut ta, bir Türk İslam Birliği kurulamıyor? Biz bu düşünceyi savunuyoruz ve her daim bu işin başında bulunan, sırtına büyük bir sorumluluk yüklenmiş Türkiye devletinin yanındayız, onunla beraber adımlamak niyetindeyiz. Ve aynı zamanda düşünüyoruz ki, bu gelecek vaat eden bir mefkuredir.

 


Yeni Akit Gazetesi
Haber Tarihi: 15 Mayıs 2017 Pazartesi 05:22
  • tomtomtummytomtomtummy1 ay önce
    Aliyev ile Erdogan'in arasini acmak ve boylece Azarbeycan'la Turkiye'nin arasini acma amaci guden ihtimalleri gozardi etmemelidir cunku dusman akilli,igne deligi kadar olsa da acigi bulup her koldan saldiriyor.Particilikden ziyade ahlaki degerler uzerinden iliskiler kurulmalidir.Zaten Bati'da kendi "ahlaki" degerleri uzerinden birbirlerine destek, muslumanlara dusman. Kusura bakmayin ama Aliyev'e karsi dusuncem neutral olmakdan ote degil. Yaptiklari ve yapacaklarina bakarim. Babasi Cumhurbaskani,sonra kendisi,karisi cumhurbaskani yardimcisi, oglu gelecin cumhurbaskani. Yeterli fikir veriyor.