56 milyon bebek kürtajla katlediliyor

Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri kürtajın sistematik bir soykırım olduğunu ortaya çıkardı. Dünyada her yıl 56 milyon bebek anne karnındayken öldürülüyor. Dünyada her bin kadından 35’inin kürtaj yaptırdığı belirtilirken, Türkiye’deki gebeliklerin yüzde 5’inin de kürtajla son bulduğuna işaret edildi.

17 Temmuz 2017 Pazartesi 21:27
56 milyon bebek kürtajla katlediliyor

HARUN SEKMEN / İSTANBULKürtajın dünyanın en büyük sistematik soykırım olduğu sağlık kuruluşlarının verilerine yansıdı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Guttmacher Enstitüsünün verileri kürtajın insanlık için büyük bir tehlike arz ettiğini gözler önüne serdi. Verilere göre dünyada her yıl 56 milyon bebek anne karnındayken öldürülüyor. Her bin kadından 35’inin kürtaj yaptırdığının belirtildiği raporda, gebeliklerin yüze 25’inin de kürtajla son bulduğu kaydediliyor. Veriler kürtaj tehlikesinin Türkiye’de de tırmandığını gözler önüne seriyor. Ülkemizdeki gebeliklerin yüzde 5’inin kürtajla son bulduğuna işaret eden veriler her yıl yüz bin kürtajın gerçekleştirildiğini belirtiyor.

SİSTEMATİK SOYKIRIM 

Küresel düzenin özellikle gelişmekte olan ülkelere dayattığı kürtaj insanlığın soyunun devamını tehlikeye atmaya devam ediyor. Evlilik dışı ilişkilerin önünü açarak, gayri ahlakiliği de tetikleyen kürtajın sistematik bir soykırım olduğu gerçeği bir kere vurgulandı. Veriler her yıl 56 milyon bebeğin anne karnındayken canlı canlı öldürüldüğünü gözler önüne serdi. Ortalama bir ülke nüfusu her yıl yok oluyor. 1990-94 yılları arasında 50 milyon olan yıllık kürtaj sayısı, 2010-14 yılları arasında 56 milyona ulaştı. Çocuk doğurma çağındaki her bin kadından 35’i karnındaki bebeği kürtaj yoluyla öldürme hakkını kendinde görüyor. Bu oran gelişmekte olan ülkelerde binde 37 civarındayken, gelişmiş ülkelerde binde 27 oranında kalması, emperyalistlerin gelişmekte olan ülkeler üzerinde oynadığı kirli oyunu da ortaya çıkarıyor. 

TÜRKİYE’DE YILDA 100 BİN KÜRTAJ

2010-2014 arası dönemde dünya genelinde gebeliklerin yüzde 25’i kürtajla sona erdiriliyor. Yani her dört kadından biri kürtaj yaptırıyor. Kürtaj ülkemizde ise korkunç boyutlara doğru yol alıyor. Ülkemizdeki gebeliklerin yüzde 5’i kürtaj yoluyla son buluyor. Her yıl yüz bin civarında kadın kürtaj gerçekleştiriyor. Ancak kayıtdışı vakaların çok daha fazla olması, rakamın ürkütücü seviyelerde olabileceği tehlikesini akıllara getiriyor. 

Öte yandan, OECD verileri de Türkiye’nin nüfusuna yönelik tek tehlikenin kürtaj olmadığını gözler önüne seriyor. Nüfus kırmanın bir diğer yönetimi olan sezaryen doğumda da ülkemiz OECD içerisinde birinci sırada. 

AKDAĞ, “İNSANLIK SUÇU” DEMİŞTİ

Annenin üçten fazla doğum yapmasının önünün kesildiği sezaryen doğumlar, İskandinav ülkelerinde yüzde 16, İngiltere’de yüzde 25, Almanya’da yüzde 30 civarındayken, Türkiye’de bu rakam yüzde 50’nin üzerinde. Bu durum sezaryen doğumlara karşı devletin bir an önce tedbir alması gerektiğini de gözler önüne sermekte. Sağlık Bakanı Recep Akdağ da, sezaryen doğumun tehlikesine dikkat çekerek, “Suni bir algı ile entelektüel ortam oluşturup ihtiyaç yokken doğum yapacak bir kadını ameliyat ederek, çocuğunu tabii yoldan doğurmasını engellemek bana göre bir insanlık suçudur” ifadelerini kullanmıştı.

 

Haber Tarihi: 17 Temmuz 2017 Pazartesi 21:27