17 Ağustos'ta yaşanmış acı bir hikaye...

Depremin üzerinden 18 yıl geçti ancak yüreklerde açtığı yara hala kapanmadı. Belki de hiç kapanmayacak.

17 Ağustos 2017 Perşembe 02:22
17 Ağustos'ta yaşanmış acı bir hikaye...

İzmit Gölcük'ta hayatının baharında bir genç kız olan Betül Kaval'ın bizimle paylaştığı acı hikayesini dinleyeceğiz. Kaybettikleri, geriye dönüp baktığında bulamadıkları ve acıyla hatırladığı sevdikleri depremi yaşan herkesin içerisinde kendisinden bir parça bulacağı bir hikaye aslında. Depremin derin izlerini 18 yıl sonra yeniden hatırladık. 17 ağustos depreminde sevdiklerini kaybedenlere metanet dileyerek Betül hanımın yazısını paylaşıyoruz:

Evimiz İzmit 60 evlerde deniz kenarinda gÖlcük donanmayla karşılıklıydı. Donanma devir teslim töreninden sebep bol havai fişekli aşırı sesli bir geceydi. Sıcaktan zaten bunalmıştık. Depremden bir hafta öncesine kadar evde yalnız teyzemin kızı Nesrin'le kalıyorduk. Evde verdiğimiz partiler gelen giden arkadaşlar kahkahalar inanılmaz keyifliydi. Deprem sabahı bizim teyzemlerin tatile gittiğini sanmamız, iyilerdir diye düşünmek sonrasında büyük kızının evinde göçük altında olduklarının haberi Nesrin'in göçükte bulunamayıp buz pateni sahasında gunler sonra cesedinin bulunması.. Depremden birkac saat sonra gün ışıdığında bütün marketlerin yağmalanmış olması, yan apartmandaki Halit abi ve Ayten ablanın 4 cocuğunu birden göçükte kaybetmelerini izlemek en küçük kızının ağlayarak ve aç olarak uyuttuğunu cocuğum aç öldü keşke yemek yedirseydim diye dövünmerini izlemek ve malesef teselliden başka hiç birşey yapamamak, bir kilim üzerinde günlerce sabahlamak, zamanı geriye almanın bir yolu olsaydı keşke diye düşünmek, üzüntüler, kırgınlıklar, kavgalar hepsinin boş gelmesi.
Bizim hayatlarımız depremden önce ve depremden sonra diye ikiye ayrıldı o gece. Asıl hayatımız depremden sonra başladı hepimizde derin izler bıraktı korkular kaldı içimizde. Ancak orada o korkuyu o acıyı yaşayan bilebilir anlayabilir gerçekten.
Tüpraş'ın patlama tehlikesiyle bizi ordan çıkartmaları mahşer yerinden farksızdı yol kenarında bulduğum yağlı paslı bir montu üzerime giydiğimi hatırlıyorum. O gün o dakika aslında kıyafetin gösterişin onun bunun hiçbir değerinin öneminin olmadığını anladım. 3 gün önce birlikte ağlayıp güldüğüm kardeş gibi olduğum teyzemin kızı ve birçok arkadaşım yoktu işte cenazeleri bile olamadı. Kıbrıs'ta okuyordu birlikte Kıbrıs'a gidicektik güya.... Bütün hayaller 45 saniyede çöp olup gitti.
Böyle üzer gider... Allah bir daha yaşatmason inşallah. Kimseyi sevdiklerinden ayırmasın o şekilde.

Haftanın Özeti

www.yeniakit.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber, röportaj, fotoğraf, resim, sesli veya görüntülü sair içeriklerle ilgili telif hakları Uğurlu Gazetecilik Basın Yayın Matbaacılık Reklamcılık Limited Şirketi’ne aittir. Bu içeriklerin iktibas hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin iktibas olunamaz; hiçbir surette kopyalanamaz, yeniden yayıma konulamaz.
Haber Tarihi: 17 Ağustos 2017 Perşembe 02:22

YORUM YAZ

    Günün Özeti

    Günün Karikatürü

    24 Ocak 2019