THY- Euroleague

Türkmenlerin başşehri: Kerkük

  • Başkent Bağdat dahil Irak'taki şehirlerde günümüze kadar gelen anıtlar ve diğer sivil mimarlık örneklerinin çoğu, Türk çağında inşa edilmiş eserlerdir. 1000 yıldan fazla süreyle Irak'ta varlık gösteren Türkmenler, bölgede izleri devam eden zengin bir kültürel mirasın sahibidirler. Irak'ın kuzey bölgesindeki Telafer, Musul, Erbil ve Kerkük gibi yerleşim merkezlerinin de yer aldığı bu bölge daha çok Türkmeneli olarak adlandırılmaktadır.

  • Tarihi ipek yolunun güzergahı üzerinde bulunan bölge, orta çağdan beri önemli birçok kültür, sanat ve ticaret merkezini barındırmıştır. Özellikle 12. yüzyıldan itibaren Selçuklular ve bunların devamı olan Atabeyler zamanında Musul, Erbil ve Kerkük'te güçlü beylikler kurulmuştur.16. yüzyıldan I. Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Osmanlıların yönetiminde kalan Irak, Türk mimarlık ve şehirciliğinin etkisinde bayındır bir dönem yaşamıştır. Başkent Bağdat dahil Irak'taki şehirlerde günümüze kadar gelen anıtlar ve diğer sivil mimarlık örneklerinin çoğu Türk çağında inşa edilmiş eserlerdir.

  • KERKÜK
    Irak Türkmenlerinin başşehri ve kültür merkezi olan Kerkük, tarih boyunca Anadolu kentlerine benzer kimliği ile varlık göstermiştir. Selçuklu topraklarına katıldıktan sonra Osmanlı döneminin sonuna kadar kültürel ve sosyal yönden olduğu kadar fiziksel açıdan da Anadolu ile bütünleşmiştir.

  • Kerkük’ün en eski yerleşme çekirdeği ve simgesi olan tarihi kalesi, kentin en önemli yapılarını barındıran sit alanıdır. Yapılış tarihi 5 bin yıla yaklaşan kalede, günümüze ulaşan en önemli yapılar arasında Ulu Cami (14. Yüzyıl), Danyal Peygamber Camii (14. Yüzyıl), Gökkümbet (1362) gibi başlıca dini ve sivil anıtlar olarak ilgi çekerler. Kalede sık bir dokuya sahip mahallelerin barındırdığı geleneksel evler, Türkmenlere özgü konut mimarisinin ürünleri olarak zengin bir uygarlığı sergilerdi.

  • Daracık sokakları, tak adı verilen tonoz örtülü geçişleri ve süprizli görünüşleri ile geleneksel kent dokusunun bu eşsiz örnekleri ne yazık ki ortadan kaldırılmıştır. 1997 yılında Irak’taki dikta yönetimi, kentin geleneksel dokusunu yerle bir etmiştir. Tarihin tanık olmadığı böylesine bir kültürel kıyıma ne yazık ki sağduyu sahibi hiçbir kurum veya kişi ses çıkartmamıştır. Plan ve proje olmadan ve dozerle yapılan kültür kıyımında geleneksel sokaklar, 700 dolayında konut ile anıtların bazıları yerle bir edilmiş, kalenin üstü düz bir alan haline getirilmiştir.

  • Kalede çok kötü durumda bırakılan eserler dışında niteliksiz biçimde restore edilen eserler de kendi haline terk edilmiştir. Özellikle Gökkümbet türbesinin çini kaplamaları giderek dökülmektedir.

  • Danyal Peygamber Camisi’nin 14. Yüzyıldan kalma silindirik gövdeli tuğla minaresi de tahribata maruz kalmıştır. Nitekim minarenin sırlı tuğlaları yer yer soyulmuş, şerefe korkulukları giderek dağılmıştır. Ayrıca caminin haziresinde bulunan ve büyük değer taşıyan tarihi mezar taşlarının çoğu tahrip edilmiştir.

  • Kerkük’te kale dışında kalan tarihi eserlerin durumları da iç açıcı değildir. İmam Kasım Camisi ve Türbesi, Nakışlı Minare Camii, Kırdarlar Camisi, Aşağı Bazar denilen ticaret merkezindeki Kayseri (Kapalıçarşı) ile tarihi hanlar da bakım ve onarım isteyen önemli eserlerdir. Ne yazık ki bunların hiçbirine kamu kurum ve kuruluşları ilgi göstermemektedir. Yetkili kaynaklardan aldığımız bilgilerden, Bağdat’taki merkezi hükümetin Kerkük’e müdahale edemediği, kente egemen olanların bu gibi kültürel ve sanatsal işlere karşı duyarlı olmadıkları, kentin imarına ayrılan bütçelerin de yerine ulaşmadığı anlaşılmıştır. Bu bakımdan Kerkük başta olmak üzere, Türkmeneli’nin diğer bölgelerindeki tarihi eserler, restore edilecekleri günleri beklemektedir.